Nine journalists, including my brother, were arrested today. Why? Because they protested against Turkish forces deliberately killing two other journalists in drone attacks.
I am so angry! There is no one even left in Turkey from our family to visit him in prison.
Gözaltındaki dokuz gazeteci tutuklandı
Dün İstanbul Şişhane Meydanı'nda öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için açıklama yapmak isterken gözaltına alınan gazetecilerden dokuzu terör propagandası iddiasıyla çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
I have written to the Foreign Secretary about the plight of Kurdish people in Syria.
The UK government must do everything it can to prevent any further loss of life, uphold international law, and support a peaceful settlement rooted in equality, inclusion and justice.
Unutulmasın diye notlar...
Ben 20 Aralık 2025 tarihinde dayım Mehmet Tunç’u sürgünde kaybettim. Çoğunuz duymadınız bu ismi, bilmiyorsunuz. Bu çok normal ama bazen kısa da olsa anlatmak gerekiyor. ++
Dayım Mehmet Tunç, Kaypakkaya geleneğinin ilk dönemlerinden itibaren inatla, ısrarla bu geleneğin savaşçısı olmayı seçti. Ömrümün çocukluk ve ilk gençlik yılları haricindeki bütün dönemlerinde hep mücadele içerisindeydi.++
70’lerde 1 Mayıs Mahallesinin kuruluşunda yer aldı, 78’lerde Partizan geleneğinin ilk gerilla birliklerinde yer aldı. 80 darbesinde ortalık ihanetlerle sarsılırken o ve yoldaşları direnişin tam içerisinde yer aldılar.++
82 yılında beş yoldaşıyla bir çatışma sonrası yakalandı. Aylar süren ağır ve korkunç işkencelerden sonra uzun yıllar cezaevlerinde kaldı. Orada da işkenceler devam etti.++
Dayım cezaevindeyken, diğer dayım Mustafa Tunç, başka bir cezaevindeydi. O da devrimciydi. Tutsakken MİT tarafından cezaevinden alındı, günlerce işkenceden geçirildi. O işkenceler sonucu katledildi.++
Dayım Mehmet Tunç, cezaevinden çıktıktan sonra da mücadelesine devam etti. 94 yılında bir kez daha tutuklandı. Süresiz açlık grevi ve 96 ölüm orucu direnişinde yer aldı. Ben o sıralar 15-16 yaşlarındaydım.++
Cezaevine annemle gider, dayımı ve yoldaşlarını görürdüm. Her hafta o cezaevi kapısında askerlerin, içeride gardiyanların hakaretlerine, saldırılarına rağmen inatla giderdik diğer aileler gibi.++
99 yılında cezaevinden çıktıktan sonra baskılardan kaynaklı sürgüne gitti. Orada da mücadelesine devam etti ama gördüğü ağır işkenceler, açlık grevi ve ölüm orucu bünyesinde, ruhunda korkunç izler bırakmıştı. Hastalandı.++
Dayım Mehmet Tunç, ömrünün üçte ikisini devrimci mücadele içinde geçirdi. 20 Aralık günü sürgünde, vatanına, toprağına özlemle sessiz, sitemsiz ayrıldı aramızdan...
Ne Mehmet Tunç ne de adını bilmediğimiz ama bizim için direnenler hiç unutulmasın...
📌Suriye'de öldürülen gazetecilerin anmasına katılanların davası
Nazım Daştan ve Cihan Bilgin anmasın katıldığı için yargılanan gazeteciler @hayriituncc, Gülistan Dursun, @pinargayip , Serpil Ünal, Can Papila, M. Enes Sezgin, Osman Akın “örgüt propagandası” ve “toplantı-yürüyüşe katılmak” suçlamalarıyla yargılanıyorlar.
🕚4 Kasım Salı - 11:30 - İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi
@MLSADavaTakip duruşmayı izliyor.
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
Merhaba
Halk TV sahibi Mahiroğlu’nun @cafermahiroglu talimatıyla işten çıkarıldım. Çıkarma işlemi 24 saat dolmadan gerçekleşti. Sözlü olarak “küçülme” denildi, yazılı olarak Kod4 (işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) bildirildi. Küçülme olmadığından eminim. ++
📌ORTADASUÇYOK Suriye'de katledilen gazeteciler Nazım Daştan &Cihan Bilgin için basın açıklamasına katılan gazeteciler “örgüt propagandası” suçlamasıyla yarın 24.ACM'de.
Gazetecilerin yaşam haklarını savunmak, halkın haber alma hakkını da savunmaktır.
#GazetecileriSusturamazsınız
Milyonların gönlünde taht kurdun. Rahat uyu. Gözün arkada kalmasın yoldaş. Bugün sana veda ederken çok söz verdim ama bir şeyi unuttum. Ceren de bana emanet.
“Barışı görmek istiyordun. Çocukların yetim kalması kalbini parçalıyordu. Sütten de ağzın hiç yanmıyordu. Bir tür barış mıydı bilmiyorum ama hastane koridorlarındaki sınıfsız, bayraksız, hüzünlü, umutlu kalabalıkta barışa benzer bir şey gördüm ben…”
Bir tane mezarın yok ki, on milyonların kalbine gömüleceksin. Hangi birini ziyaret edem, hangisine yüzüm sürem gardaş.
Git, yolun açık olsun abe can, her daim kıymetlimizsin. Ama gülüş değil ki, bıyık değil ki sana yakışsın; ölüm sana yakışmadı, olmadı gardaş.
🔺"Ona çektirilenlere rağmen bu kadar iyi niyetle barışı savunuyor olması hep bir yara olarak kalacak içimizde"
İHD Eş Başkanı Eren Keskin: "Hrant Dink ile Sırrı Süreyya Önder'i çok benzetiyordum. Bu coğrafyanın en zor iki meselesini en naif şekilde anlatmaya çalışan iki insandı."
@KeskinEren1 @aahmetayva
➡️https://t.co/4DkusgfkIQ