İçerik: Pek girmeyeyim.
Kısaca: 1995-2000 arasında bizzat Boğaziçi Siyaset Bilimi’nde deneyimlediğim “Boğaziçi Sosyoloji Ekolü”nün bir uzantısı. Söylemler “karmaşık” (veya “faux” sofistike) gözükse de algoritma çok basit: Dekolonizasyon Literatürü’nü Türkiye’nin son ~100 yılına uyarlamak & 💯 aktivizm (dava insanlığı).
Şöyle işliyor:
- Batı, dünyayı kolonize etti. Sadece maddi dünyada değil, düşünce dünyasında da (epistemoloji vesaire).
- Batı & Batılılar, bu gerçekle yüzleşip yapılanların bedelini ödemek zorunda.
(Bu aşamada Türkiye Cumhuriyeti hakkında analitik-kavramsal bir hokus pokus gerçekleşiyor: Tarih & bağlam gerçeklerden koparılıyor).
- TC de kolonyal bir devletti, çok kötü şeyler yaptı.
- TC ve Türkler, bu gerçekle yüzleşip yapılanların bedelini ödemek zorunda.
Kitabımda da yazdım (Shifting Grounds, Oxford UP, 2023): Analitik & ampirik olarak “yarı doğru” bir önerme. Türkiye Cumhuriyeti, kolonyal bir devlet olmadı, ama kesif bir “homojen ulus devlet” projesi güttü. Omlet yapmak için de epey yumurta kırılması gerekti, ki çoğu fonksiyonel ulus devlet benzer süreçlerden geçmek zorunda kaldı. Bir yerde Batı’nın emperyalizminden kaçmak için ulus devlet modeli de elzemdi (1919 Paris Konferansı der susarım). Mevzunun aslında “Batı Ekolü” kolonyalizm & emperyalizm ile pek alakası yok. Var da, o zamanın Türkiye’si zaten emperyalizmin ana hedeflerinden.
Paradoksal olarak “Batı,” işbu anlatılarda adeta temize çekiliyor, “iyi ve doğru” olanın merkezi olarak kodlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti ise günahlarından kaçan bir kolonyal devlet. İşbu anlatıda da TC yine “Batı’ya” şikayet ediliyor.
Fark etmiyor. Eleştiren yanar.
Şahsım özelinde en ilginç kısmı: Sevenlerimin & sevmeyenlerimin ortak kesişim noktası şahsımın “ulusalcı” olduğu varsayımı üzerine kurulu. Dünyanın en ilginç varsayımı. Kitabımın Türkiye ile ilgili (kısa) kısmını okuyanlar (Türkçesini de sitede paylaştım) *ne kadar* ulusalcı olduğumu zaten kolayca anlayabilir. İşbu kısmı okuyanlar @yildarado’nun doktora yapmış kayıp ruh ikizi olduğumu bile düşünebilir (değilim). O derece.
Önemli değil. İşbu anlatıyı eleştirirseniz siz de kolonyal, ulusalcı, kötü zihniyetin parçasısınız.
Algoritma bundan ibaret. 30 senedir deneyimliyorum diyebilirim.
@drmervekaratas Önceden “tedavi başladı, enflasyon düşüyor” diye övüp şimdi “yıkım da zaten tedavinin ta kendisiymiş” diye kuyruğu dik tutmak bu yaptığınız.
CHP’li Tekin Bingöl aylar önce Anayasa’daki Türklük tanımına böyle saldırmıştı:
“Siz keskin bir şey koyuyorsunuz. Türk, gerisi yok. Bu ülkede Kürt de var Çerkez de var…
Kürt anadan babadan doğan çocuk ne oluyor?”
@sarbicoo@bpthaber Yaşı 30'un üstünde ve kafasını kuma gömmeyen hemen herkes bilir. Ama öyle bir ucube muhalif kitle oluştu ki seni AKP'li ilan etmek için yer arıyor. Lavuk Levent'e güvenmemek de bunlardan biriydi.