Kısa sürede güzel işler başardığımız 35 Milim'de bağımsız sinema yapıyoruz. Belgeselleri takip etmek için bizi sosyal medya hesaplarımızdan ve YouTube'tan tekip edebilirsiniz. Ayrıca bağımsız calışmalarımıza destek olmak isterseniz katıl abonesi olabilirsiniz.
İnsanların, mekânların ve olayların peşindeyiz. 🎥
35 Milim olarak hayatın içindeki hikâyeleri bağımsız belgesellerle kayda alıyoruz.
Yeni hikâyeler için YouTube kanalımıza abone olun!
Link: https://t.co/cZnMklhhXB
Bir kentin mücadelesi, sadece bir kentin hikâyesi midir?
“Sırada Hangi Belediye Var? Ekonomik Kayyum Gerçeği | Efes Selçuk Direnişi” belgeseli, 35 Milim’de yayında!
İzlemek için 👇🏼
https://t.co/9Bazm5agWl
1 yıldır kendisini çağın Keynes'i gibi pazarlamak için işçi yanlısı pozlar kesiyor. Ama mızrak çuvala sığmıyor..
Ücret eşitsizliğini 'yetenek-yanlısı teknolojik değişim' ile açıklayan makalelerini bu önermesiyle birleştirince ima ettiği: alt gelir grubu altta kalmaya devam etsin.
İzmir #YanYana geliyor!
Operasyonlar, butlan, süreç, anayasa tartışmaları… İktidar tükenen ömrünü yeni hile ve aldatmacalarla, muhalefeti bölü parçalayarak uzatmaya çalışıyor.
Buna bir daha izin vermeyecek, ortak bir toplumsal gücü yaratmak için yan yana geliyoruz!
Bir yandan oyun oynuyor bir yandan reels kaydırıyor. Beynine renkli ve keyif veren input girişinin kesilmesine tek bir saniye bile tahammülü yok. Böyle birinin kitap okuyabilmesi, bir tablo, film seyredebilmesi, karşısındakini dinleyebilmesi, konuşabilmesi, sohbet edebilmesi, soyutlama yapabilmesi, çıkarım yapabilmesi, mukayese yapabilmesi, haklıyı haksızdan, doğruyu yanlıştan ayırabilmesi, kısacası düşünebilmesi mümkün mü? Anne babaları da zaten yavaş yavaş kaybediyoruz da, kalanların şu meseleye ciddi eğilmesi gerekir. Bir çocuk büyütmenin bugün en önemli kısmı sabır sahibi, haz maksimizasyonunu batağına düşmemiş bireyler yetiştirmek sanırım. Bunun kilit çözümü de çocuklarla vakit geçirmek. Bütün bunlar mümkün mü? Çok zor. Kapitalist toplumda imkansıza yakın.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Bir iyi haber, bir kötü haberim var.
İyi haber: Tahliye oldum.
Kötü haber: Tutuklandım.
Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım.
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
Yıldızlar SSS Holding, yüzünden iş kazası geçiren maden işçisi anlatıyor.
Elazığ Eti Gümüş maden işçisi Mehmet Abiş:
"Mesela iki sene önce, ben sondaj makinesi operatörüyken beni zorla traktöre bindirdiler. Orada kaza yaptım, yarım adam oldum. Ben altı çocuğa bakıyorum. Beni ücretsiz izne çıkardılar.
Bana dedikleri şey şu: 'Sen artık bize yaramıyorsun.' Şu an yaşananları da trafik kazası olarak gösteriyorlar. Benim şahitlerim var."
Holdinglerden korkmuyoruz. Biz kazanacağız!
#MadenciMutlakaKazanacak
MYK üyemiz Alper Taş ve Pazar İlçe Örgütümüz Zelek’te kafes balıkçılığına karşı direnen halkın yanında.
“Devletin jandarmasını, kolluk güçlerini arkasına almışlar. Kimin için? Bir avuç para babası için. Bizim yaşam alanlarımızı savunmamızı engelliyorlar.”
Ailesi yanında ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı, 193 bin 601’e ulaştı.
Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’de, 11,2 milyon hanenin aşırı yoksulluk çektiği, 1,8 milyon hanenin elektrik, 606,8 bin hanenin ise doğalgaz faturasının sosyal yardımsız ödenemediği belirlendi.
🔽
Mersin Akdeniz Belediyesi'ne el koyduktan sonra kayyım Adanalıoğlu sahilini de bu hâle getirdi. Sahil ve ona giden yollar tamamen çöple kaplandı. Yaptıkları gasp ettikleri yerelliği halk için yaşanmaz hale getirmekten başka bir şey değil.
Şu meselenin o kadar çok boyutu var ki sadece kısa bir özet geçelim.
1. Çin ve Hindistan dönüşüm oranı düşük çöp ithalatını yasakladı
2. Bu Avrupa için bir yıkımdı. Onca işe yaramaz çöpü nereye göndereceklerdi
3. O da ne bir anda Türkiye’de bu çöpleri alana teşvik kararı çıktı.
4. Türkiye’ye gelen çöp miktarı yıllar içinde bir anda yüzlerce kat arttı
5. Bu çöpler o kadar değersizdi ki alan iktidar yanlısı geri dönüşümcüler bunları ��zellikle Adana bölgesinde dağa taşa dökmeye başladı
6.Bazıları nakliye parasından kurtulmak için biriktirip biriktirip yaktı (bakınız @geridonusyangin hesabı. Bu yangınlar hep gece çıkar, kimse yaralanmaz ve ne tesadüf ki sadece depolama alanı yanar)
7. BBC bile Adana dağlarında sadece İngiltere’de satılan bazı ürünlerin atıklarından belgesel yaptı
8. 2-3 yıl önce bu iş iyice ayyuka çıkınca kısmen yasaklandı
9. Ancak yasa lobi faaliyetleriyle geri çekildi
Sonuç Afrika’nın Çin’in Hindistan’ın bile kabul etmediği artıklar Türkiye’ye geliyor. İngiltere çöpünün misal %70’i Türkiye’de
Dağlar çöp doldu, tesisler yanmaya doymadı ama durun denizler var dök gitsin aşamasına geldi.
Büyük ülkeymiş İHA’ymış Siha’ymış Trump’ın arkasına dizilen 150 beygirmiş
Büyük ülke dediğiniz çöp ülke.
Yargısı çöp basını çöp demokrasisi çöp olanı mecazi bırakmazlar denizi toprağı da çöp olur.
Hem de kamu teşviğiyle. Hani emekliye yok işçiye yok öğrenciye yok ama Avrupa’nın çöpünü toplayan vahşi sermayedarlara var!
Bir aşamaya kadar insan görmezden geliyor ancak attığı yalana/iftiraya inanan ve bunu yayan bir topluluk türedi. Ne yazık ki bazı tkpli görenen hesaplar da (işsizlikten olsa gerek) bunu huy haline getirmiş. 3-5 etkileşim hevesiyle yaptığınız tespitlerinizi az ötede yapınız.
Bülent Forta
Yeni Bir Siyasete İhtiyaç Var
Toplumsal talepleri şiar edinen parçalı muhalefet alanlarını birleştiren siyaset alanında halkı bir özne olarak konumlandıran birleşik bir muhalefet hareketi başarının anahtarıdır. Mevcut kurumsal siyaset çöküyor. Siyaset alanı partilerin ve TBMM’nin etkisini yitirdiği siyasal alanın dar bir elitin eline bırakıldığı yargı bürokrasisinin siyasal alanı doldurduğu bir durum, siyasetin ölümü demektir.
Bu tür köhnemiş bir siyasetin küllerinden, halkın siyasetin öznesi haline gelerek kaderini kendi ellerine alacağı yeni bir siyaset doğacaktır. Bu nedenle ülkenin kaderi, barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin kaderi buna bağlıdır. Yoksulların, dışlananların, ezilenlerin kendi sesleri birleşerek bu değişimin taşıyıcısı olmak zorundadır.
✏️ BirGün Gazetesi’nde birleşik halk muhalefetinin imkanlarına ilişkin sürdürülen “Ortak Hat” tartışmasından alınmıştır.
🔗 https://t.co/KOqviPOgBr