17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Acımızı Unutmadık, Deprem Gerçeğini Unutturmayacağız!
27 yıl önce yaşanan büyük yıkım, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Ancak aradan geçen yıllara rağmen depreme karşı gerekli önlemler alınmadı; doğa olaylarını felakete dönüştüren rantçı politikalar sürdürülerek yeni yıkımların önü açıldı.
Devam eden irili ufaklı depremler de göstermektedir ki ülkemiz bundan sonra da büyük felaketlerle karşı karşıyadır. Deprem kaçınılmaz olabilir; ancak yıkım, ölüm ve güvencesiz yaşam kaçınılmaz değildir.
Bunun için güvenli yapılaşma ve kamusal denetimi dışlayan piyasacı, rantçı yaklaşım reddedilmeli,kamusal ve bilimsel denetim esas alınmalıdır.
17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri bir kez daha saygıyla anıyor; doğa olaylarını felakete çeviren rantçı politikalara karşı, insan yaşamına ve barınma hakkına dayalı bir yaşam için mücadelemizi sürdürüyoruz.
📢SEMPOZYUM
🔴 Deprem Gerçeği, Bilimsel Yaklaşım ve Kamusal Sorumluluk
📅 15 Ağustos Cumartesi
🕙 10.00–17.00
📍 TMMOB Makina Mühendisleri Odası (Katip Mustafa Çelebi Mah. İpek Sk. No:9 Beyoğlu/İstanbul )
İnsanca yaşam için %35 #EkZam talebiyle topladığımız 48 klasör dolusu imzayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde gerçekleştiridimiz basın açıklaması sonrası bakanlığa teslim ettik. @tvmeltem
🔴 İBB’den Kürtçe adımı: Alo 153’te anadilde hizmet başladı
📌 Kürtçe hizmetin belediyecilikte yeni bir dönemin kapısını aralayacağı belirtilirken, uygulamanın başta Ankara olmak üzere Kürt nüfusunun yoğun olduğu diğer büyükşehir belediyelerinde de hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
https://t.co/H0IJb6aMQ2
📌 İBB Çözüm Merkezi ALO 153 artık Kürtçe de hizmet verecek
▶️ İBB’de daha önce Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hizmet veren Çözüm Merkezi ALO 153, bugün itibarıyla Kürtçe’nin Kurmancî lehçesini de ekledi
https://t.co/Iac31IX5Aq
Haklarımızı, emeğimizi ve geleceğimizi savunmak suç değildir. Çiğdem Yıldırım’a yönelen hukuksuzluk, tüm emekçilere ve kadın mücadelesine verilmek istenen bir gözdağıdır.
Boyun eğmiyoruz, susmuyoruz!
#ÇiğdemeÖzgürlük
Haklarımızı, emeğimizi ve geleceğimizi savunmak suç değildir. Çiğdem Yıldırım’a yönelen hukuksuzluk, tüm emekçilere ve kadın mücadelesine verilmek istenen bir gözdağıdır.
Boyun eğmiyoruz, susmuyoruz!
#ÇiğdemeÖzgürlük
Kutsal olan: adil yaşam.
Kutsal olan: onurlu bir yaşam.
Kutsal olan: güvenli bir yaşam.
Kutsal olan; haysiyet sahibi yaşam
Eğilmeden bükülmeden yaşamdır.
KHK’lar Gidecek Biz Kalacağız!
Direne Direne Kazanacağız!
Zafer Direnen Emekçinin Olacak!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
11 yıl önce bugün, dayanışmayı ve umudu büyütmek için yola çıkan, Suruç’ta IŞID'in bombalı saldırısı sonucu hayatını kaybeden 33 düş yolcusunu saygıyla anıyoruz.
Onların özlemlerinin ve geleceğe dair düşlerinin gerçekleşmesi için emek, demokrasi ve barış mücadelesini büyüteceğiz.
Katliamın gerçek failleri açığa çıkartılıp yargılanmadığı her geçen gün yeni saldırıların zemini güçlendiriyor.Tam da bu yüzden adalet mücadelemiz aynı zamanda geleceğimizi kazanma mücadelesidir.
"Hiçbir düş yarım kalamayacak!"
Suruç için Adalet, herkes için adalet!
Unutmadık! Unutturmayacağız!
#Suruç11Yıl
Belediyelere Yönelik Hukuk Skandalına Dönen Saldırıların Amacı
TOPLUMUN GENELİNDE KORKU SALARAK TESLİM ALMADIR
HALKIN DEMOKRATİK İRADESİNE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDİYORUZ
Yeni bir haftaya yine bir siyasi operasyonla başladık. Yine öncekiler gibi spekülatif gerekçelerle bu sefer de İzmit Belediye Başkanı Fatma KAPLAN HÜRRİYET ile aralarında üyelerimizin de olduğu 31 kişi hakkında gözaltı kararı verildi, şimdiye kadar da 28 kişi gözaltına alındı, belediye binası polis ablukasına alındı.
Haklarındaki herhangi bir soruşturmada çok rahat savcılığa gidip ifade verebilecek olan belediye başkanının ve çalışanların sabaha karşı evleri basılıp gözaltına alınması, belediyenin polis ablukasına alınarak çalışanlar üze4rinde mobbing yaratılması açıkça göstermektedir ki aynı öncekiler gibi Sendikamızın örgütü olup toplu sözleşme imzaladığı İzmit Belediyesine yönelik bu sözde yolsuzluk soruşturması da hukuki değil, AKP iktidarına teslim olmayan tüm muhaliflere, toplumun genelinde gözdağı verme amaçlı siyasi bir operasyondur.
Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi hazmedemeyen iktidar, 2024 yerel seçimlerinden bu yana önce kayyım atayarak sonra da bu şekilde sözde yolsuzluk soruşturmalarıyla kazanamadığı belediyeleri gasp etmeye bunu yapamadığı yerde rutin kamusal hizmet üretimlerini dahi soruşturma konusu yaparak bu hizmetleri üreten emekçiler üzerinde baskı ve korku oluşturarak belediyeleri halka hizmet üretemez hale getirmeye çalışmaktadır.
Bu kadar aleni hukuksuzluklarla toplumun genelini baskı ve zor ile korkutarak kendi faşizan iktidarına esir almayı amaçlayan bu siyasi operasyonlar sadece bir partiye veya muhalif belediyelere değil demokrasiye, adalete, barış ve özgürlüklerin geneline yöneliktir.
İktidara çağrımız, toplumda hiçbir inandırıcılığı ve karşılığı olmayan bu hukuka aykırı anti demokratik siyasi operasyonlarınıza artık bir son verin; gözaltına aldığınız İzmit Belediye Başkanı Fatma KAPLAN HÜRRİYET dahil tüm Belediye Başkanları ve Eş Başkanları, başkan yardımcıları, belediye çalışanları dahil herkesi derhal serbest bırakın, haklarındaki her türlü iddiaya ilişkin adil ve tarafsız bir yargılama için tutuksuz ve kamuoyuna açık şeffaf yargılamayı esas alın, Belediyelerde halkın demokratik iradesini gasp eden kayyımların görevlerine son verin.
MERKEZ YÜRÜTME KURULU
10 yıldır süren KHK hukuksuzluğuna karşı KESK’in
“İşimizi Geri İstiyoruz!”
“Adalet Nöbetindeyiz!” şiarıyla
Dün Ankara’da yapmak istediği KHK nöbet eylemine,
Hak hukuk tanımayan iktidar düşmanca saldırmış,
Arkadaşlarımıza gaz sıkmış,
Aralarında KESK ve Eğitim Sen MYK’sının da içinde olduğu 20 arkadaşımızı şiddetle, işkenceyle göz altına almıştır.
Bu yapılan haksız hukuksuz saldırıyı buradan İstanbul’dan Kadıköy’den şiddetle kınıyoruz.
Buradan İstanbul’dan bir kez daha haykırıyoruz;
Dost ve düşman iyi bilsin ki!
KHK’liler bizim onurumuzdur.
Son KHK’lı arkadaşımız görevine dönene kadar mücadelemizi asla bir adım dahi geri adım atmadan devam ettireceğiz.
Biz KESK olarak “iş güvencemizi savunduk, çocuklarımızın onurlu bir geleceğini savunduk, eşit işe eşit ücreti savunduk, kadrolu çalışmayı savunduk, eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamusal hizmetlerin ücretsiz olmasını savunduk, demokratik bir ülkede adalet ve barış içinde yaşamı savunduk” istedik.
İşte asıl suçumuz buydu.
Bu yüzden ihraç edildik.
Buradan bir kez daha haykırıyoruz yargı süreçleri işletilsin,
haksız hukuksuz yere ihraç edilen arkadaşlarımız tüm haklarıyla görevine dönsün.
Kutsal olan: adil yaşam.
Kutsal olan: onurlu bir yaşam.
Kutsal olan: güvenli bir yaşam.
Kutsal olan; haysiyet sahibi yaşam
Eğilmeden bükülmeden yaşamdır.
Hakları için nöbet tutan KHK’lı arkadaşlarımızın yanındayız.
Bu hukuksuzluk bitmeli arkadaşlarımız görevlerine dönmelidirler.
KHK’lar Gidecek Biz Kalacağız!
Direne Direne Kazanacağız!
Zafer Direnen Emekçinin Olacak!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
KESK İstanbul Şubeler Platformu.