Kılıçdaroğlu Özgür Özeli halk ayaklanması çığırtkanlığı yapmakla suçluyor. Bu sinsi bir ihbar mesajıdır. Halk ayaklanmıyor, onu uğradığı haksızlık karşısında kararlılıkla destekliyor. Halk ayaklanmasından korkması gerekenler ise halktan ve demokrasiden korkanlardır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük örgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
Bu kadar tepkiye rağmen, Kemal Kılıçdaroğlu'nun AKP ile aynı doğrultuda hareket etmesini şunlara bağlıyorum;
📍Tepkilerden haberdar değil.
📍Kılıçdaroğlu tuşlu telefon kullanıyor.
📍TGRT, TRT, TV 100, A Haber'den başka kanal izlemiyor.
📍Etrafındaki koltuk peşinde olan 10-15 kişinin yönlendirmesi ile hareket ediyor.
📍İktidarın talimatlarını uyguluyor.
Belediye başkanları tutuklandı.
Olmadı.
İftiralar atıldı, davalar açıldı.
Olmadı.
Transferlerle topuklayanları aldılar.
Olmadı.
Şimdi de CHP'ye kayyım atadılar.
Yine olmayacak.
Millet sizi sandığa gömecek !..
Velev ki CHP karıştı, dağıldı, başında da KK kaldı. “Alternatifimiz yok biz Erdoğan’a oy vereceğiz” ya da “Alternatifimiz yok KK’ya oy vereceğiz” mi diyeceğiz?
Neden AKP’nin çizdiği yolda yürüyelim ki? Ya yolu açarız, ya da yeni bir yol yaparız, Mesela iktidara tepkisi olan milyonlar olarak sağcısı solcusu birleşir, bir naylon terliği aday gösterip seçeriz, yolumuza devam ederiz. Ha bunu da yapamazsak b.ku yer monarşiye geçeriz!
Eğitimi yok ettiler!
Sağlığı yok ettiler!
Doğayı yok ettiler!
Tarımı yok ettiler!
Hayvancılığı yok ettiler!
Adaleti yok ettiler!
Demokrasiyi yok ettiler!
Güvenliği yok ettiler!
Ve halâ bunları savunan bir kitle var!
Bu kadar mı düşmansınız bu ülkeye?!!!
Böyle sabah açıyorsun Twiter’ı, bakıyorsun Muğla’da dağlar ormanlar talan edilmiş, Mersin’de koyları tümüyle betona gömmüşler, Atatürk havalimanı berbat edilmiş, sanayi çökmüş. Ülkeyi özellikle yok etmek isteyen bir kişi başta da olsa başaramazdı bunu, bu ancak önüne çıkan her şeyi parçalayıp atan istilacı bir çekirge sürüsünün organize kötülüğünün arkasında bıraktığı toplu bir yıkım, yok oluş
Şaka gibi ama değil. Türkiye’de halk, zeytinlikleri koruması gereken devletten zeytinlikleri korumaya çalışıyor. Özel şirketler para kazansın diye, memleketin ormanları, suları, dağları, kıyıları, ovaları, tarım alanları talan ediliyor. Ve bunun için teşvik alıyorlar. Bunlar da şaka değil. Acı hatta daha da kötüsü maalesef ülkemizde bu hayati meselelere kafa yoran, çabalayan, koşturan insan sayısı çok az, mücadele edeni de Esra Işık gibi göz altına alıyorlar. Delirdik artık.
Dünya mı kötüye gidiyor, haberler mi?
"Türkiye'de şiddetin artmasının nedeni cezasızlık"
New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. #SelçukŞirin NOW'da #ÇalarSaat canlı yayın konuğu... #İnanılırGibiDeğil
Ülkemizin limon üretiminin %65 ' ini tek başına karşılayan Erdemli'de limon ağaçları kesilmeye başladı..
Artık limonuda ithal edersek hiç şaşırmam,nereden nereye....😧🍋🍋🍋
Tek başına holde günlerce yalnız kalıyormuş, bu gün onun hayat hikayesini öğrendim öğrenmez olaydım bu saat oldu hala aklımda. Sahibi olacak kişi evde durmuyor ona bakamıyormuş. Sevgiden yoksun heves uğruna alınmış. Sahiplendirelim bakamıyorum diyen birinin elinde rt edelim lütfn