Yusuf Yerkel’in Soma’da yerde yatan acılı işçiye attığı tekme, ülkemiz adına bir utanç vesikası olarak New York Times’ın birinci sayfasında yayınlanmıştı. Hacıosmanoğlu ile birlikte çalışması hiç de şaşırtıcı değil. Ülkemiz futbolunun, tüm kurumlarının nasıl yönetildiğinin de bir göstergesi…
Ya cenazemizi alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!
1200 metre yer altında açlık grevindeki maden işçisi sesleniyor:
“Yer üstünde çözüm bulamadık. Buradan ancak bizim cenazemiz çıkar. Açız, sadece suyla duruyoruz.”
Aylardır maaşlarını alamayan, coplanan, gözaltına alınan, sesleri duyulmasın diye iletişimleri kesilen madenciler artık yaşamları pahasına direniyor.
#KiremitçiyeHuzurYok
Mehmet Şimşek yabancı zenginlere "20 yıl %100 vergi muafiyetiniz olacak" demiş.
Aynı dakikalarda aylardır maaşlarını alamayan işçiler Türkiye'nin başkentinde direniyordu. Zenginler için cennet, işçiler için cehennem olan bir ülke inşa ettiler.
'Bir şirketin 163 milyon maaş borcu olabilir mi? Kimse denetlemiyor mu bunu?'
En basit taleplerimiz için bile bize bu zulmü reva görenler, buradayız! 190 km yürüdük, yine yürürüz!
#MadencilerAyakta
Madencileri Ankara’ya taşıyacak 3 kezdir anlaşma yapılmış araçlar ruhsat iptal ve ceza tehdidiyle engellendiler!
Holding ödemeleri sarkıtınca patronun aracına ceza kesseydiniz ya aslan parçaları??
Ankara’ya biz gelemezsek ülke birleşir gelir!
Bizde yol da çok ve araç da çok!
Aralarında örgütlenme uzmanımız Başaran Aksu'nun da olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Taksim işçilere, yoksullara, emekçilere, kadınlara, öğrencilere kapatılamaz. Yaşasın 1 Mayıs. Yaşasın Taksim iradesi.
#1Mayıs
1 Mayıs Taksim İnisiyatifi'nden DGD-SEN Genel Başkan'ı Neslihan Acar barikat önünden sesleniyor: "Bu ülkede işçiler 28 bin liraya emekliler 20 bin liraya yaşamaya mahkum edilirken ülkenin her yeri yoksulların mezarlığına dönmüşken siz bize Taksim'i yasaklayamazsınız!" #1Mayıs2026
Böyle (ve bunun gibi) düşünenlere Edward Said'ın Oryantalizm'i başta olmak üzere emperyalizm konulu en az 5-10 kitabı zorla okutacaksın. Başka türlü iflah olmaz bunlar.
Afgan kadını özgürleşti mi? Iraklı kadın özgürleşti mi? Suriyeli kadın özgürleşti mi? İngiltere'nin yıllarca medeniyet götürdüğü Hindistan'da veya Bangladeş'te şu an kadınlar medeni bir hayat mı yaşıyor? Fransa'nın vaktizamanında çizdiği Tayland-Kamboçya sınırında insanların keyfi yerinde mi? Evet yanlış duymadın liberteryen dostum, hâlen dumanı tüten Tayland-Kamboçya savaşında bile Fransa'nın tarihsel ayak izleri var. Bunlar hep emperyal-antiemperyal mücadeleler.
Tarihi 20-30 yıldan ibaret sanıyorsunuz, çünkü algınız o kadar. Öyle liberteryensiniz ki çocuklara bırakılacak dünya, iki üç kuşak ötesi bile ilgi alanınıza girmiyor. Mevcut tekil negatif örneklerden hakikata eriştiğinizi sanacak kadar da özgüvenlisiniz maşallah.
Tarih 20-30 yıldan ibaret değil. İran, bugün yaşadığı müdahalenin olumsuz etkilerini yüzlerce yıl hissedecek. Emperyal Batının "Doğulu kadını" özgürleştirmek gibi bir amacı falan da yok. Tarih, sınıf mücadelesinin ve emperyalist-antiemperyalist mücadelesinin tarihidir.