Muhtarın NATO Zirvesi Bilançosu;
-ULU REİS bol bol pohpohlandı.
-Dana kaburgada dünya markası olduğumuzu öğrendik.
-Melania kedilerimize aşık olmuş.
-Kayınço miço’yu da mehterle karşıladık.
Kaybettiklerimiz:
-F-35 yok.
-KAAN’a motor yok.
-CAATSA kalkacak mı, o bile garanti değil.
-Rusya ve Çin’in hedef tahtasına oturduk.
-Filistin ve Lübnan için tek kelime yok.
-En önemlisi İran nezdinde de ağır utanç verici bir fatura bıraktık. Adamları Türkiye’nin ev sahibi olduğu NATO toplantısı sırasında bombaladılar. Bir Türk olarak diyorumki bu durum utanç verici rezillik abidesidir.
Yani anlayacağınız:
-Protokol tam puan.
-Masa süsü tam puan.
-Saray ihtişamı tam puan.
-Kaburga tam puan.
-Ama iş Türkiye’nin çıkarına gelince elde var sıfır.
VER MEHTERİ VER VER
ZIVANADAN ÇIKAN ÜLKE
Zıvana, marangozun sessiz ahlakıdır.
Dışarıdan bakınca küçük bir geçme parçası gibi görünür. Bir tahta diğerine girer, bir dil bir yuvaya oturur, iki ayrı parça tek bir beden gibi davranmaya başlar. Ne bağırır, ne görünmek ister, ne de kendini süs diye sunar. Ama masa onunla ayakta durur. Kapı onunla kapanır. Sandalye onunla insan taşır. Ev, çatı, kiriş, dolap; hepsi görünmeyen bir sadakatin üstünde durur.
Marangozlar bilir!
Bir zıvana yerinden çıkarsa mesele yalnızca bir parçanın gevşemesi değildir. Ölçü bozulmuştur. Ağırlık yanlış yere binmiştir. Tahta artık kendi yükünü taşıyamaz. Kapı sarkar. Masa yalpalar. Sandalye güvenilmez olur. Dışarıdan hâlâ eşya gibi görünür ama içine oturduğunuzda artık size ihanet edebilir.
Ve .. ülkeler de böyledir.
Bir ülkenin zıvanası anayasadır.
Hukuktur.
Liyakattir.
Vicdandır.
Ortak iyi duygusudur.
Bir çocuğun geleceğine, bir yaşlının onuruna, bir işçinin emeğine, bir hekimin yeminine, bir gazetecinin sorusuna, bir hâkimin cübbesine, bir annenin korkusuna aynı ciddiyetle bakabilme terbiyesidir.
Zıvanadan çıkmak yalnızca öfkelenmek değildir.
Asıl zıvanadan çıkmak, kuralın artık kural olmaktan çıkmasıdır.
Bir ülkede yasa kişiye göre eğiliyorsa, zıvana oynamıştır.
Suç güçlüyse sessiz, güçsüzse gürültülü görülüyorsa, zıvana çatlamıştır.
Hak arayan cezalandırılıyor, haksızlık yapan korunuyorsa, zıvana yerinden çıkmıştır.
Ahlak kürsülerde konuşulup koridorlarda çiğneniyorsa, artık mesele bir öfke meselesi değil; yapısal bir çürümedir.
Çünkü zıvana dediğin şey, iki parçayı yalnızca birleştirmez.
Onlara birbirine karşı sorumluluk da verir.
Devlet ile yurttaş arasındaki zıvana güvense, o güven bir kez kırıldığında artık herkes kendi tahtasını kurtarmaya çalışır. Eğitim başka yöne, adalet başka yöne, sağlık başka yöne, ekonomi başka yöne çekilir.
Bir toplum artık masa gibi değil, dökülmüş parçalar gibi durur. Üzerine ne koysanız kayar. Bardak kayar. Ekmek kayar. Hakikat kayar. En çok da insan kayar.
Marangozun atölyesinde hile uzun süre saklanmaz.
Yanlış kesilmiş bir zıvana, cilayla düzelmez.
Üstüne vernik sürseniz de boşluk boşluktur.
Altına takoz koysanız da eğrilik eğriliktir.
Bir gün ağırlık gelir ve bütün yapı, tam da en sağlam sanıldığı yerden çöker.
Toplumlarda da öyledir.
Propaganda, verniktir.
Korku, takozdur.
Slogan, ciladır.
Ama adalet yoksa, zıvana yoktur.
Bir ülke bazen bir anda yıkılmaz. Önce küçük sesler gelir. Bir kararın vicdanı eksilir. Bir kurumun dili tutulur. Bir mahkemenin terazisi şaşar. Bir okulun kapısı daralır. Bir hastanenin koridorunda insan onuru sıraya girer. Bir meydanda söz hakkı polis barikatına çarpar. Bir gazeteci soru sorduğu için yalnız bırakılır. Bir anne evladının geleceği için konuşurken suçlu gibi hissettirilir.
Bunların her biri, ahşabın içinden gelen küçük çıtırtılardır.
Biz çoğu zaman büyük çöküşleri bekleriz. Oysa zıvanadan çıkmak, önce küçük bir gevşemedir. Önce ölçünün unutulmasıdır. Sonra ayarın bozulmasıdır. Sonra herkesin yamukluğu normal sanmasıdır.
En tehlikelisi de budur:
Eğriliğe alışmak.
Çünkü bir toplum, kötülükten önce ölçüsüzlüğe yenilir.
Kuralsızlığa alışır.
Çifte standardı kader sanır.
Hukuksuzluğu “dönem böyle” diye açıklar.
Ahlaki çöküşü “pratik hayat” diye makulleştirir.
Oysa marangozun dünyasında böyle bir mazeret yoktur.
Bir milim hatalıysa hatalıdır.
Gönye kaçtıysa kaçmıştır.
Tahta çatladıysa çatlamıştır.
Usta, “bu taraf bizden” diye eğri parçayı düz kabul etmez.
Keşke ülkeyi de bazen bir marangoz titizliğiyle onarabilsek.
Önce ölçüyü geri getirmek gerekir.
Sonra dili yuvaya yeniden oturtmak.
Sonra fazla şişmiş egoları rendelemek.
Sonra çürümüş yerleri saklamak değil, kesip almak.
Sonra her parçaya kendi yerini, her kuruma kendi sınırını, her insana kendi onurunu vermek.
Çünkü ülke dediğin şey yalnızca toprak değildir.
Birbirine güvenen parçaların ortak yapısıdır..
Asıl felaket, insanların zıvanadan çıkması değil;
ülkenin zıvanasını tutan değerlerin tek tek sökülmesidir.
Kılıçdaroğlu ve ekibi, CHP örgütlerinin sosyal medya hesaplarını da almaya çalışacaktır.
Bu süreçte Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in yol arkadaşları olarak doğru bilgileri size aktaracağız.
Hesabımızı takip edip dayanışmayı büyütün lütfen: @degisimicinCHP
Değerli yol arkadaşlarımız,
“CHP İletişim” hesabımız artık “Özgür Özel İletişim” (@ozgurozeliletsm) adıyla yoluna devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, dayanışmamızı büyütmek için hep birlikte takip edelim, çevremize de ulaştıralım.
Birlikte daha güçlüyüz.
#Lider
1 trilyon zarar açıklayan Merkez Bankası, 14 yöneticisine 81 milyon maaş ödemiş!
TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın maaşı 830 bin lira, 2 başkan yardımcısının maaşı ise 700 bin lira oldu.
“Emekliye, işçiye düşük zam için rapor yazan Merkez, kendine bonkör” tepkileri yağdı.
(Sözcü)
@ajansmuhbir1923 Çoluk çocuğun üstüne firma mı kurdururlar, muhakkak arkasında bir AKP'li siyasetci vardır. Firmanın asıl sahibini bilmek lazım, bunlar emenetçi.
2006 doğumlu AKP Gençlik Kolları MKYK üyesi Halil Efe Tunç’un firması, son 4 yılda Türkiye’ye 93 bin ton et ithal etti ve firmaya 20,8 milyar TL ödendi.
🗣️ Turhan Çömez: “İnanılmaz paralar kazandılar, Türk insanı dünyanın en pahalı etini yedi. Vakti gelince hesabını soracağız.”
Gökhan Günaydın:
- THY yönetimindeki 15 kişinin devlete aylık maliyeti 21 milyon 115 bin TL.
- THY Başkanı Ahmet Bolat’ın huzur hakkı 404 bin TL.
- Genel Müdür Bilal Ekşi’nin maaş + huzur hakkı 2 milyon 416 bin TL.
💬 THY’de 15 yöneticiye aylık 21 milyon 115 bin TL.
Bir emeklinin 87 yılda alacağı maaşı, onlar 1 ayda alıyor.
Hani para yoktu?
Para var… ama emekliye değil, yandaşlara..
#TürkiyeUyanSeçimeDayan
AKP’den Cengiz Holding’e altın tepside altın madeni❗️
AKP’nin, 9 işçiye mezar olan İliç’teki altın madenini işleten Anagold’un, %80 ortağı olan Kanadalı SSR Mining şirketinin,
“Bir oldu bittiyle”❗️
Cengiz Holding’e, hisselerini değerinin altında devrediyor olduğunu tespit ettik.
Peki nasıl?
31 Aralık 2024 itibariyle;
SSR’ın İliç’teki varlıklarının toplam değeri:
2 Milyar 688 Milyon Dolar
Bu tarihten 2026 yılı mart ayına kadar altının değeri %94, şirketin Amerikan borsasındaki hisse senedi değeri %393 arttı.
Cengiz’in ödemeyi önerdiği tutar ise:
1 Milyar 500 Milyon Dolar❗️
Aradaki fark, yani Cengiz’in kârı:
1 Milyar 188 Milyon Dolar❗️
Güncel kurla 52 Milyar 307 Milyon Lira❗️
Peki Cengiz bir imzayla nasıl bu kadar kâr elde edecek?
Bu kârın sırrı, konunun AKP’yle ilgili olan kısmında!
Kritik konu şu⬇️
İliç’teki altın madeninin işletme ruhsatının süresi, 8 ay sonra bitiyor.
Bu nedenle;
🔵Anagold’un ruhsatının AKP tarafından uzatılmama riski var.
🔴Cengiz varsa böyle bir riski yok.
🔵Anagold’un ruhsat süresi uzatılmazsa altın çıkaramama riski var.
🔴Cengiz varsa böyle bir riski yok.
🔵Anagold’un yığın liç yöntemiyle altın üretmesine izin verilip verilmeyeceği belli değil.
🔴 Cengiz varsa böyle bir riski yok.
🔵Anagold’a maden sahasında çevresel izinlerin verilmeme ihtimali var.
🔴 Cengiz varsa böyle bir riski yok.
Yani ortada ticari bir cesaret değil, AKP'nin yandaşa özel sunduğu garantiler, sınırsız teşvikler ve hukuku ezip geçen adrese teslim güvenceler var!
Bu nedenle SSR gidiyor, Cengiz geliyor. Anagold’un işleri yürümeye devam ediyor.
Peki bu altın varlığının gerçekte sahibi kim?
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları❗️
Bunun adı, ülkedeki vatandaşlara ait altın varlıklarına, havasına, suyuna, doğasına vahşice çökmektir.
Taş atıp da kolu yorulmadan, yandaş şirketlerin milyarlarca lirayı cebe indirmesidir❗️
Kaynak: SSR ABD Resmi Raporları, TBMM İliç Komisyonu Enerji Bakanlığı Sunum Belgeleri, ABD Nasdaq Hisse Değeri Tablosu, LBMA Verileri
THY üst yöneticilerinin aylık gelirleri:
Gn. Md. Bilal Ekşi: Maaş artı huzur hakkı ayda 2.416.000 TL
Bakan Ömer Bolat'ın kardeşi Ahmet Bolat: Huzur hakkı ayda 404.000 TL
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kız kardeşinin damadı Murat Seçer: Ayda 2.194.000 TL
CHP'li Gökhan Günaydın:
"Ahmet Bolat, THY Yönetim Kurulu Başkanı olarak ayda 404 bin TL huzur hakkı alıyor.
Kimdir bu? Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın kardeşi.
Hani para yoktu? Para yandaşlarınıza var."
📍PKK’lı bir terörist,
📍Aynı zamanda YPG’nin üst düzey militanlarından,
📍Kod adı Sipan Hemo,
📍Gerçek adı Semir Asu,
➖Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu.
➖İçişleri Bakanlığı’mızın resmi sitesinde hâlen kırmızı bültenle aranıyor.
📍Adam belki de bir gün ülkemize gelecek,
📍Kırmızı halı ile karşılanacak,
📍Milli Savunma Bakanlığı’mızın resmi protokolü ile ağırlanacak!
📍Şu güzelim ülkeyi ne hale getirdiniz!
👉Tüm bu ihanetlerin hesabı bir gün mutlaka sorulacak!