@TTDestek Yaa sürekli aynı mesajlar ne arıyorsunuz ne kabloyu bağlamaya geliyprsunuz. Binadan elli kişi sizi etiketleyip tweet atıyor aynı mesajları gönderip duruyorsunuz ama icraat yok
@TurkTelekom Bütün haber kanallarıyla iletişime geçeceğiz. Binamızda çoğu kişi hibrit çalışıyor , ama sayenizde çalışamıyor. Tam 1 aydır kopan internet kablosunun takılması için ekip bekliyoruz kimse oralı değil. Sizleri dava edeceğim iş kaybına neden olduğunuz için
@TurkTelekom Tam 1 aydır ekip yönlendirmenizi bekliyoruz. Her aradığımızda tarih ileri atıyor. En son dün aradığımda 12 nisan dedi. Koskoca türk telekom İstanbul gibi metropol şehirde hizmet veremiyorsunuz. Dün binada toplantı yapıldı. Genel müdürlük binanızın önünde toplanacağız
@TurkTelekom Siz önce müşteri şikayetlerine öncelik verin 5G reklamı yapacağınıza. 1 aydır binamızda kopan internet kablosunu bağlaması için ekip yönlendiremiyorsunuz. 1 aydır internet yok binada. Bir çoğumuz hibrit sistemle çalışıyor. Böyle rezillik olmaz. Sanki kırsal bölgedeyiz.
Sanatçı Yeşim Salkım; “Bir çocuğa öldürülürken yaşı sorulmuyorsa,o çocuğu öldürenin de yaşının sorulmasının etik ve hukuki olmadığını düşünüyorum.” @yesimsalkim
Bir kayıp haberi de Küçükçekmece Atakent’den geldi. 15 yaşındaki Esma Sare Ersanlı’dan 6 gündür haber alınamıyor. Çağrıda bulunan annesi görenlerin 112’yi aramasını istedi, “Paramparça olduk” dedi.
@lilliesthea@53_ELLIUC@onestoploss@kocuniversity Yurt ta tadilat olduğunu da yazsaydın keşke. Tadilat yapıldığı için çıkarmış olmasınlar:)) girecek tuvaletiniz bile yok şuan orada. Şantiye halinde. Kendiniz çıkmazsanız eşyalarınızı kapı önünde görmeniz çok normal.
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
MALATYA! Yazıyorum yazıyorum siliyorum. Malatya Belediye Başkanı Selahattin Gürkan toplamış etrafına erkeklerden oluşan bir güruhu depremi insanların "azmasına" bağlamış. Bir tane adam da çıkıp "sen ne diyorsun bebelerimiz öldü, onlar da mı azdı? Malatya'da imar affı verdiğiniz 22.329 binadan kaçı kaç cana mezar oldu? Yardımlar neden gecikti? " dememiş. Onun yerine "nazarlık" demiş. Aralarında bir tane KADIN yok , inanıyorum kadınlar olsaydı o lafı söylediğine pişman ederlerdi. Özellikle Malatya'da yaşayan kız kardeşlerime sesleniyorum! Çocuklarınızın, sevdiklerinizin ölmesine sebep olanların hesabını sorun! Siz "azdığınız" için ölmedi o çocuklar! Evlerinizi mezar edenlere hukuk karşısında hesap sorun! Bu zihniyet şiddet gördüğünüzde dayak cennetten çıkmadır diyerek sizi susturacak olan zihniyettir! Sizi şiddete karşı koruyan tek yasayı değiştirmeyi savunan zihniyettir! Bu zihniyet sokakta yürürken kızların yüzüne kezzap atan, domuzbağıyla kadınlara işkence yaparak öldüren Hizbullahın isim kardeşiyle kol kola yürüyenlerin zihniyetidir. 28 Mayıs'ta sandığa giderken kaderinize oy vereceksiniz. Hukuki destek isteyenler bana yazsın. Bu karanlıktan ya birlikte çıkacağız, ya birlikte çıkacağız!