📌Şimdi umudu örgütleme zamanı
◾️Gültan Kışanak: Meydan kötülere kaldıysa, iyilerin kenara çekilmesindendir. Hiç karamsar olmaya gerek yok. Umut halkın kendisidir.Şimdi, umudu ve iyiliği örgütleme zamanı.
✒️Söyleşi: Gülcan DERELİ
https://t.co/HlqJgHf3Sr
https://t.co/dlBUwjqS5A
Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi
Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi
Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular
Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi
#HanifeYıldız#CumartesiAnneleri
Gazeteci Kadir Bayram, evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Bayram, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Gelîye Goderne Vadisi-Silvan barajı ile sular altında kalacak olan vadide ciddi bir ekolojik tahribat var.
*Her sene binlerce kişinin ziyaret için gittiği şelale ve vadiye gitmek, “patlama yapılıyor” gerekçesiyle yasaklandı. Köprüden sonra ki alanda tank ve yasak tabelası var.
Fotoğraftaki kişi Remziye Bayram.
1996 yılında Diyarbakır'da kaybedilen 18 yaşındaki Şirin Bayramın annesi.
27 yıldır kaybedilen oğlunu arıyor.
27 yıl...
Ankara 1. Ağır C. M görülen ve katledilenler arasında Babam Mecit Baskın’ın da bulunduğu ‘Faili meçhul cinayetler’ davasında tüm delillere rağmen sanık Mehmet Ağar, Korkut Eken, İbrahim Şahin ve özel harekat polisleri hakkında bu gün yine beraat kararı çıktı! Çok üzgünüm.
11 yıldır süren mahkeme de onlarca delil ve tanıklık olmasına rağmen bir hukuk katliamı işlenerek tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi.
11 yılda tam 41 hakimin değiştiği, 16 savcının görev aldığı mahkeme sürecinde ‘yüz yüzelik, alenilik’ normları hiçe sayıldı. Sanıklarla yüz yüze gelip soru sorma hakkımız elimizden alındı. Savcı çok ilginç bir biçimde tüm sanıkların vareste tutulması için talepte bulundu ve bu kabul gördü. Evet yanlış duymadınız; Bunu sanıklar değil savcı talep etti.
Fikri Sağlar, Kutlu Savaş, Tuncay Özkan, Mehmet Eymür, Uğur Dündar ve bir çok ilgilinin vermiş olduğu ifadelerde ; bu cinayetlerin gerçek olduğu ve devlet içinde devlet adına bu cinayetleri işleyenlerin var olduğunu beyan ettiler.
İsrail’den alınan UZİ VE GLOCK marka silahlar envantere kaydedilmeden Antalya’da İbrahim Şahin ve Korkut Ekene teslim edildi. Bu silahlardan 10 tanesi kaybedildi. Bu davadaki maktullerin bir çoğunun vücudundan çıkan mermi çekirdekleri incelendiğinde atışların UZİ VE GLOCK marka silahlardan çıktığı belirlendi.
Yine kaybolan bir silah Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’nın üzerinden çıktı.
Türkiye’nin ilk telefon dinleme tapelerinden elde edilen ses kayıtlarında cesedi bulunamayan Tarık Ümit ile Korkut Eken, katledilen insanlarınızın üzerinden çıkan değerli eşyalar için kavga ediyordu.
Mehmet Ağar’ın daha önce de suç işlemek için kurulan silahlı örgüt faliyetleri sebebi ile cezası Yargıtayda kesinleşmiş ve cezaevine girmişti. Normal şartlarda denetim ile dışarı çıkan Mehmet Ağar hakkında 2011 yılında yeni bir soruşturma açılınca ve konusu da aynı suç tipi olunca denetimi bozulduğundan tutuklanması gerekirken eski suçu hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılmış ve ilk suçu hakkında inanılmaz bir biçimde beraat kararı alınmıştı.
11 yıllık mahkeme süresince Mehmet Ağar’ı mahkeme salonuna getiremedik. Hiç bir zaman kendisine soru soramadık. Bir pazar günü adliye kendisine özel olarak açıldı. Bir ara karar ile kendisine özel bir celse açıldı ve üç satırlık bir savunma alındı. Pek tabi biz maktul yakınlarına ve avukatlarına haber verilmedi.
Bizler uzun zamandır adalet talep ediyoruz. Her ne kadar bu gün tüm deliller ve daha sayamadığım yüzlerce hukuksuz uygulamaya rağmen beraat kararı verilsede bizim adalet mücadelemiz daha yeni başlıyor.
Sokaklarda failimeçhul cinayete giden sevdiklerimizin hesabını sormaya ve bu katillere katil demeye devam edeceğiz.
‘Umutluyuz ve cesaretliyiz’
Av. Feyza Altun:
“Polisler sandık çevresine giremez.
Okullardan polislerin müşahitleri çıkarmaya, telefon toplamaya çalıştığı bilgisi geliyor.
Polisin böyle bir yetkisi yok. İzin vermeyin.”