@gamesporium Bu tür korku oyunlarına olan ilgim malumunuz, metroidvania türünü de sevdiğim için bir şans verilebilir gibi duruyor, yine de oyun içi mekaniklerin ne kadar tatmin edici olacağını görmek lazım.
Laiklik meselesi son günlerde iyice alevlendi, bu tartışmaların gerisinde duran temel kaygıları anlamak için biraz daha derinlemesine bakmak gerekiyor sanki.
@gamesporium Silent Hill'in yeni hikayesi beni heyecanlandırdı ama "narrative driven pu" ne demek tam anlayamadım, biraz daha açıklayıcı bilgi olsa harika olurdu.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Vatan uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Ailesine sabır dilerim.
https://t.co/TNTGDQ3502
Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde görev yaparken rahatsızlanarak şehit olan kahraman Mehmetçiğimiz Piyade Çavuş Yusuf Güneş’e Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve başsağlığı diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun. 🇹🇷
Mansur Metehan'ın bu son çıkışı sosyal medyanın gündemine oturmuş, gerçekten ilginç bir tartışma başlatmış görünüyor, bakalım ilerleyen günlerde bu konu nasıl şekillenecek.
10 Ekim'deki o acı olayı unutmak mümkün değil. Yıllar geçse de yüreklerdeki sızısı dinmiyor. Adalet er ya da geç yerini bulmalı.
https://t.co/WtdeEZ5VxF
Katliamların karanlığına teslim olmadık, Saray rejimine de teslim olmayacağız!
10 Ekim Ankara Katliamı’nın üzerinden tam 11 yıl geçti. 10 Ekim 2015’te IŞİD’li canlı bombaların Ankara Garı önünde gerçekleştirdiği katliamda aralarında çok sayıda yoldaşımızın da bulunduğu 103 arkadaşımızı yitirdik; yüzlercesi aynı saldırıda yaralandı.
Ne AKP iktidarının tek başına iktidar olma çoğunluğunu kaybettiği seçimin ardından yaşanan katliam münferitti; ne de barış mitingi için ülkenin dört yanından Ankara’ya gelen on binlerce kişiyi hedef alan canlı bombalar dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun cihatçı çeteleri aklamak üzere sarfettiği gibi ‘birkaç öfkeli genç’ten ibaretti.
10 Ekim, dönemin emniyet ve istihbarat yetkililerinin gelen istihbarat bilgilerini sümenaltı etmesiyle; Suriye’den Ankara’ya adım adım izlenen canlı bombalara yol verilmesiyle gerçekleşti.
Katliam öncesi IŞİD’lilere yol verenler katliamın ardından yargılama sürecine sınırlar çizdi. Aileler ve dosya avukatları başta olmak üzere emek, barış ve demokrasi güçleri olarak 11 yıldır kararlılıkla sürdürdüğümüz adalet mücadelesi sürekli bariyerlerle karşılaştı. Gizlilik kararı, gizlenen deliller, adalet talebini haykıran ailelere dönük gözaltı ve müdahaleler bu bariyerlerin yalnızca birkaçı. Ancak hiçbiri adalet mücadelesindeki kararlılığı kıramadı. Mahkeme salonlarında her ne kazanıldıysa ailelerin, emek ve demokrasi güçlerinin kararlı mücadelesiyle kazanıldı. Bu mücadele dönemin siyasi yetkilileri de dahil tüm sorumlular hesap verene ve katliamın ardındaki karanlık aydınlatılana kadar devam edecek.
10 Ekim Ankara Katliamı yalnızca cumhuriyet döneminin en kanlı katliamlarından biri olarak değil; rejim değişikliğinin de dönüm noktalarından biri olarak eklendi siyasi tarihimize. Katliamdan birkaç ay önce “Verin 400 vekili, bu iş sulh içinde çözülsün” diyerek tehditler savuranların Haziran 2015 seçimlerinde iktidar çoğunluğunu yitirmesi katliamların başlangıç noktası oldu. 10 Ekim’den birkaç gün sonra katliama ilişkin bir televizyon programında dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Anket yaptırdık, oylarımızda yükseliş trendi var” açıklaması dönemin iktidarının katliamlardan nasıl beslendiğinin bir itirafıydı. Bu katliamlar AKP’ye yeniden bir iktidar kazandırmakla da kalmadı; faşist rejim inşasının ilk adımlarından biri olan 2017’deki anayasa değişikliğinin de kapısını araladı. Saray rejiminin katliam yargılamalarında karartmak istediği; katliamın kamu sorumluluğunun yanı sıra bu siyasal atmosferdir.
Temeli; Diyarbakır’da barış isteyen Kürt halkını, Suruç’ta özgürlük isteyen gençleri, Ankara’da emek, barış, demokrasi mitinginde buluşan on binlerce işçi ve emekçiyi hedef alan katliamlarla atılan bu sömürü ve baskı düzeninden halkların payına daha fazla baskı, emekçilerin payına daha fazla yoksulluk düşüyor.
11 yılda yaratılan bu düzen açlık sınırının altında asgari ücret, grev yasakları, sendikal hakların ayaklar altına alınması demektir. 11 yılda yaratılan düzen belediyelerde kayyım, seçmen iradesinin gasbı, sendikacılara, gazetecilere, sanatçılara dönük gözaltı ve tutuklama demektir. Bu düzen MESEM’lerde iş cinayetleri, sokak ortasında alenileşen kadın cinayetleri demektir. Bu düzen Kazdağlarından Akbelen’e, Varto’dan Murgul’a toprağın talanı demektir.
11 yıl önce katliamlarla yaratılan karanlığa teslim olmadık; 11 yılda adım adım inşa edilen Saray düzenine de teslim olmayacağız. Bu düzeni yıkacak olan bu düzenin ezdiği, sömürdüğü işçi ve emekçiler ile halk kesimlerinin ortak ve birleşik mücadelesidir.
103 yoldaşlarımızın mücadele bayrağı emek, barış, demokrasi ve adalet mücadelemizde dalgalanıyor ve dalgalanacak!
Seyit Aslan
Emek Partisi Genel Başkanı
Evrim teorisi üzerine okurken, canlılığın o karmaşık yapısının aslında basit birimlerden nasıl evrildiğini görmek beni hep şaşırtır. Doğanın bu akılcı düzeni gerçekten büyüleyici.
Yozgat'ta da #1MilyonUstuneANAPARA konuşuluyor. Bu kadar büyük bir rakamın ekonomiye etkisi ne olur, bunu net görebilmek için biraz daha zamana ihtiyaç var gibi. Bekleyip göreceğiz.
@aDilipak Haklısınız, çalanın geri vermesiyle işin kapanması adil değil, bu durum piyasada güveni zedeler ve benzer olayların tekrar yaşanmasına zemin hazırlar.
2028 seçimlerine daha çok var ama şimdiden adaylar belli olmaya başladı sanki. Siyasetin bu kadar erken ısınması pek hayra alamet değil gibi… Umarım bu süreçte kimse yıpranmaz.
@Hakanmift Kitap okumak da bir nevi düzenli bir yaşam biçimi getiriyor aslında, özellikle de sevdiğin bir konudaysa o keyif bambaşka oluyor, takipteyim ben de.
Hazar Ergüçlü: Biz adaletsizlikle mi yaşayacağız? düşüncen çok değerli, insan olmanın gereği derdi olanla dertleniyorsun. Elimizden daha fazla bir şey gelmiyor. Elinden bir şey gelebileceklere biraz şevklendirmek harekete geçirmek de çok değerli.
Hidrojen meselesi son zamanlarda epey popülerleşti, ama elektrikli araçlardaki o hızlı ivmenin yerini tutabilecek mi, orası biraz muamma bence… Bekleyip göreceğiz.
https://t.co/fetski3a0V
2026 ARIA için otomotiv sektörü gerçekten bambaşka bir yere gidiyor. Elektrikli araçlar derken bir anda bu hidrojen teknolojisi olayı da hızlandı sanki. Bakalım hangisi daha kalıcı olacak...