Küçük şeylerden zevk alabilmek, lüks yerine zerafet aramak, saygı istemek yerine değerli olmak, zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak, sıkı çalışmak, sessizce düşünmek, dürüst konuşmak; yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgileri açık kalple dinlemek, işte benim senfonim…
Olan olmuştur, giden gitmiştir, yiten yitmiştir. Ne bütün bunlara mani olacak bir kudreti vardır insanın ne de geri döndürecek. Yaşayan, yaşamış herkesin ve her şeyin -belki de- bir vazifesi vardır, yerine getirecek.