İşini kaybetti
ama insanlığını kaybetmedi.
Bir anaokulu öğretmeni Gazze'de soykırıma maruz kalan çocuklara destek verdiği için okuldan kovuldu.
Lüksenburg'un ayıbı ve kara lekesi
#Gaza#genocide#FreePalestine
1000 gündür Gazze soykırım var.
MEB YANLIŞTAN VAZGEÇMELİDİR
Milli Eğitim Bakanlığı yeniden yönetici görevlendirme sürecinde başvuru yapan okul yöneticilerinin eğitimlerini (4) dört hafta sonu boyunca, günlük (8) saat yüz yüze yapılıyor olması kurum yöneticileri üzerinde ve alanda ciddi memnuyetsizlik oluşturmaktadır.
Halihazırda hafta içi sabahın erken saatlerinden akşam geç saatlere kadar eğitim öğretimin bütün yükünü birçok olumsuzluklara rağmen omuzlayan okul yöneticileri; disiplin sorunundan öğretmen ihtiyacına, veli baskısından, okulun bütçe sorununa ,güvenlik sorunundan ,çalışan sorununa kadar daha sayamayacağımız birçok ağır sorunu , çözüme kavuşturmak için canla başla mesai kavramı gözetmeden görev yapmaktadırlar. Eğitim öğretim sürecinin tüm yükünü taşıyan yöneticilerin dinlenme hakkını yok sayarak hafta sonlarını da zorunlu eğitim programlarıyla doldurmak, yöneticileri yıldırmaktadır motuvasyonlarina olumsuz etki yapmaktadir.
Üstelik yıllardır yöneticilik yapan, tecrübesiyle okullarını ayakta tutan idarecilerin yeniden “hafta sonu kursiyeri” gibi değerlendirilmesi, emeğe ve birikime gereken değerin verilmediğini göstermektedir. Yönetici yetiştirmenin yolu, meslektaşları tükenmişliğe sürüklemek değil; onların sahadaki tecrübelerini güçlendirecek çalışma koşulları oluşturmaktır.
Kamu çalışanlarının hafta sonları ailelerine, sosyal yaşamlarına ve dinlenmeye ayırabilecekleri tek zaman dilimidir. Bu hakkın yok sayılması kabul edilemez. Eğitim çalışanlarının fedakârlığını sınırsız gören anlayış doğru değildir. Fedakârlık zorunluluk haline getirildiğinde adalet duygusu zedelenir, motivasyon düşer.
Milli Eğitim Bakanlığına Çağrımız ;
Yüz yüze eğitimden vazgeçilerek eğitimlerin uzaktan eğitim şeklinde yapılmasını talep ediyoruz.
Üstenci tavirdan vazgeçilmeli, sahanin gerçekleri görülerek yanlıştan vazgeçilmelidir.
Eğitimler , çevrimiçi yöntemlerle, mesai saatleri içerisinde veya daha makul bir planlamayla gerçekleştirilmedir.
Eğitim çalışanlarının sesi duyulmalıdır!
Kurum yöneticilerine kadro tahsisi yapılmamış olmasına rağmen ,kurum yoneticilerinin maaş ve ücret sorunu hâlâ çözülmemiş olmasına rağmen, kurum yöneticilerinin nasıl fedakarlıklar yaptıkları ; kurumlari imkansizlıklara rağmen nereden nereye getirdikleri de unutulmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki mutlu ve huzurlu yöneticiler, güçlü okulların temelidir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@ebsistanbul1
YÖNETİCİ YETİŞTİRME PROGRAMLARI UZAKTAN EĞİTİM YOLUYLA DÜZENLENMELİDİR
Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda 81 ilde “Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı”nın yüz yüze ve mahalli hizmet içi eğitim faaliyeti olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.
Uygulama takvimi incelendiğinde, yeniden yönetici olarak görevlendirileceklerin bir aylık sürede hafta sonları; ilk defa görevlendirileceklerin ise yaz tatili başında hafta içi iki haftaya yayılan bir sürede yüz yüze yetiştirme programına alınacakları belirtilmiştir.
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmede, yetiştirme programının uzaktan eğitim yoluyla yürütülmesinin değerlendirileceği ifade edilmesine rağmen bu yönde herhangi bir adım atılmamıştır.
Programın yüz yüze yürütülmesi, yönetici adaylarının mevcut görevlerinin yanı sıra hafta sonları da il merkezlerine gidip gelmek zorunda kalması, eğitim öğretim süreçlerinin sekteye uğraması, iş ve aile hayatı dengesinin olumsuz etkilenmesi, dinlenme imkanlarının ortadan kalkması gibi olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir.
Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülen yönetici yetiştirme programlarında yüz yüze eğitim ısrarından vazgeçilmelidir. Eğitim programları, uzaktan eğitim yöntemiyle daha kısa ve öz bir içerik çerçevesinde yürütülmelidir.
İrademiz Sumud’da, Yüreğimiz Gazze’de
Memur-Sen’imizi temsilen 10 yürekli başkanımız, Küresel Sumud filosuyla Gazze yolunda.
Kuşusuz ki bu sıradan bir yolculuk değil. Zulmün karanlığına karşı yürekli bir duruş, vicdanın yaktığı ışıktır.
Arkadaşlarımız korkunun değil cesaretin; sessizliğin değil hakikatin tarafında onurla yürüyenlerdir.
Yelkenlerini hakikat rüzgarıyla doldurup Gazze’nin kuşatılmış umuduna nefes, mazlumun duasına cevap, insanlığın onuruna şahitlik taşıyorlar.
Her adımları bir direniş, her nefesleri bir çağrıdır:
İnsanlık hâlâ yaşıyor.
Vicdan kahramanlarına selam olsun.
Dualarımızla; yolları açık, yürekleri sarsılmaz, iradeleri daim olsun.
İnsanlık bir olacak, Gazze hür olacak !
#Gazze #Sumud #MemurSen
#SiyonizmeKarşıCesaret #CourageAgainstZionism
İnancımıza, Peygamber Efendimize (s.a.s.) yönelik yapılan her saygısızlık, hepimizin yüreğinde derin bir yara açmaktadır.
Bu çirkin saldırılar asla fikir ya da mizah değil; doğrudan inançlarımızı hedef alan bilinçli ve sistematik provokasyonlardır.
Devletimiz, hukuki süreçleri kararlılıkla yürütmektedir. Hemşehrilerimizin bu kirli oyuna gelerek sokaklarda ya da dijital mecralarda hukuki sorunlara yol açacak davranışlarda bulunmasını istemiyoruz.
Haklı olduğumuz bir meselede haksız duruma düşmek; işte provokatörlerin tam olarak istediği şey budur.
Lütfen sağduyunuzu koruyun, vakarla hareket edin. İnancımızı savunurken hukuk zemininden ayrılmayın.
#İstanbul 🇹🇷
Nasıl bir ahlaksız ve insafsız dönem yaşıyoruz.
Zalimliğin kuralsızlığın zulmün arşa yükseldiği zamanlar.
Bir ülke daha yerle bir ediliyor gözlerimizin önünde.
ABD ve İsrail tüm dünyaya yaydığı kötülüğün altında ezilecek bir gün.
#Yemen
Fransa eski Başbakanı, Gazze'deki soykırıma isyan etti:
"Gazze en büyük tarihi skandaldır.
Benzerini bulmakta zorlanıyorum”
#—
Ferit Demir Arif Güran Kurtulduk Salim Güran Alkol Yasaklansın Czn Burak
#KızılcıkŞerbeti Pedofili Polis Mevlid Kandili Hasan Arat Jaho Zafer Partisi
İUP BU HÂLİYLE OKULLARIN PERSONEL SORUNUNU ÇÖZEMİYOR
Kısmi süreli çalışma öngören, asgari ücretin altında bir gelir sunan, güvencesiz çalışmayı sistemleştiren İUP’nin okulların temizlik, güvenlik gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında işlevsel bir yol olmayacağı belli olmuştur.
Programdaki eksikliklerin giderilmesi için ivedilikle harekete geçilerek bu konunun gündemden çıkması sağlanmalıdır.
🔎https://t.co/wgj7RDN8g7
İsrail’in Batı Şeria’daki işgal karşıtı sivil bir protestoya karşı yaptığı barbarca müdahaleyi lanetliyor, saldırıda hayatını kaybeden vatandaşımız Ayşenur Ezgi Eygi’ye Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Türkiye olarak, İsrail’in neredeyse 1 yıldır devam eden, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden 41 bin insanı katlettiği bu işgal ve soykırım politikasının son bulması ve işlediği insanlığa karşı suçların hesabını hukuk önünde vermesi için her platformda çaba göstermeye devam edeceğiz.
•Çok iyi bir üniversiteden mezun
•İyi bir kariyeri var
•Maddi durumu oldukça iyi
•Daha 26 yaşında
Tüm bunlara rağmen o rahatlık içinde yaşamayı değil de şerefli bir şekilde ölmeyi tercih etti.
Hem canıyla hem de malıyla mazlumların yanında oldu
Şehit Ayşenur Ezgi Eygi 🇵🇸🇹🇷
İstanbul Valiliği Petrol Ofisi Okul Spor Kulüpleri Minikler Voleybol Branşında okulumuz İstanbul 3.sü olmuştur. Öğrencilerimizi ve Hale Erimli Güven öğretmenimizi tebrik ederiz 👏
İstanbul İl milli eğitim bünyesinde gerçekleştirilen 6.Akıl ve Zeka Oyunları İstanbul İl Turnuvasında öğrencimiz Hamza Şahin pentago oyununda, Beren Kuyucu ise Qbitz oyununda İstanbul https://t.co/BCGPhweQYQ oldu.
Öğrencilerimizi ve Ramazan Subaşı öğretmenimizi tebrik ederiz 👏
Çanakkale Zaferimizin 109’uncu yıl dönümünü millet olarak büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyor, Çanakkale destanının bütün kahramanlarını bir kez daha rahmetle, tazimle yâd ediyoruz. 🇹🇷
İstiklâl Harbimizde, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda, terörle mücadelede, 15 Temmuz’da vatanı için, bayrağı için canını feda eden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza da bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum.
İmanlı yürekler karşısında dünyanın en güçlü orduları Çanakkale’de hüsrana uğramış, inanç galip gelmiştir.
Çanakkale Zaferi, dönemin en modern ordularını dize getiren “Çanakkale geçilmez” sözünü tarihe nakşeden şanlı bir destan olmuştur.
Kahraman askerlerimizin iman ve azmi, milletimizin üstün fedakârlıklarıyla Çanakkale’de elde edilen eşsiz başarı, İstiklâl Harbimizi zafere ulaştıracak direniş ruhuna da ilham vermiştir.
Burada verdiği eşsiz mücadeleyle Türk milleti tüm mazlumlara umut olmuş, sömürge altındaki birçok ülke Çanakkale’den ve daha sonra İstiklâl Harbimizden aldıkları ilhamla kendi mücadelelerini başlatmışlardır.
Çanakkale, millet olarak bizim ebedî ve ezelî kardeşliğimizi ifade ettiği kadar bulunduğumuz bölgenin de kader ortaklığını yansıtır, sembolleştirir.
Her vatan evladının, ecdadımızın ortaya koyduğu fedakârlıklardan, Çanakkale’de verilen çetin mücadelelerden alacağı ibretler bulunmaktadır.
Bu düşüncelerle Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıl dönümünü tebrik ediyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmetle, şükranla anıyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Bir yıl önce yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremlerde kaybettiğimiz canların acısı ilk günkü tazeliğiyle yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor.
Yitirdiğimiz 53 bin 537 canımızın her birine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Asrın felaketinde yaralanan 107 binin üzerindeki vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerimi tekrarlamak istiyorum.
Tedavileri hâlen devam eden yaralılarımıza Allah’tan acil şifalar niyaz ediyorum.
İnsanlık tarihinin en kadim yerleşim yerleri arasında bulunan 11 ilimizde yaşanan yıkım gerçekten çok büyüktü.
Böylesine büyük felaketler, büyük acılar aynı zamanda milletlerin birliğinin, beraberliğinin ve kardeşliğinin gücünün sınandığı dönüm noktalarıdır.
Hamdolsun milletimiz bu acı ve bir o kadar da tarihî sınamayı başarıyla vermiştir.
Devletimiz tüm imkânlarıyla anında harekete geçerken Türkiye tek yürek, tek bilek olmuş, milletimiz depremzede kardeşlerinin yanına koşmuş, asrın felaketi karşısında asrın birlikteliği ortaya konulmuştur.
Toprağa verdiğimiz canlarımızı Fatihalarla, dualarla, hüzünle yâd ederken milletimize verdiğimiz sözleri tutmak için canla başla çalışıyoruz.
Bu çalışmaları, şehirlerimizi inşa ve ihya ederek ayağa kaldırıncaya, evi yıkılan veya kullanılamaz hale gelen son vatandaşımızı da güvenli yuvasına kavuşturuncaya kadar sürdüreceğiz.
Rabbim ülkemize ve milletimize bir daha böyle afetler yaşatmasın, bizleri böyle imtihanlara maruz bırakmasın...