Otorite kavramına inanmayan bir yeni jenerasyon var; 'Benim oğluma kimse karışamaz' diyen ebeveynler var. 'Annem babam benim arkadaşım' bana karışamaz diyen jenerasyon var,
Okulda öğretmen bana asla bir şey diyemez diyen bir gençlik var.
Öğretmenden anasından babasından korkmayanlar güvenlik güçlerinden hiç korkmuyor. Mevzu derin mevzu büyük...
“Şiddet eylemlerini psikiyatrize etmek (hastalıkla ilişkilendirmek) bilerek ya da bilmeyerek şiddeti meşrulaştırmaktır. Bir insanın şiddete başvurması, diğer canlılara, insanlara zarar vermesi hasta olduğu değil suç işlediği anlamına gelir.”
—Agâh Aydın
Sunay Akın, Akbelen ormanlarında kesilen ağaçlar nedeniyle tepki gösterdi:
• Birileri daha çok zengin olacak diye. Toklar daha fazla doyacak diye biz geleceğimizi karartıyoruz.
• Kültür mirasımızı yok ediyoruz.
Ayşe Kulin:
“Hiç bu kadar yargısız, eğitimsiz, terbiyesiz kalmamıştı Türkiye
Yemek programında bile savaş var, bir takım terbiyesiz insanlar, sürekli birbirine çemkiriyor
Siyaseti zaten bıraktım çünkü orada sadece kavga var
laiklik elbette tehlike altında”
Dede Korkut’a dair, her Türk evladının kütüphanesinde bulunması gereken kaliteli bir eser.
❗️Bu tweeti “beğenip RT’leyen ve beni takip eden” tam 5 kişiye, 2 Ciltli ve kutulu bu eseri hediye ediyorum. Herkese bol şans.
Bıçağın amacını bilerek yanında taşıyan,
Kurbanı bilerek seçen,
Ölümcül darbenin nereden bilen,
Öldürdükten sonra bununla övünen hiç kimse çocuk değildir.
Suça sürüklenen kapsamına alınmasını isteyenin de vicdanı ve aklı yoktur.
🚨Yayıncı Jahrein milyonların hislerine tercüman oldu! Türkler için eşit vatandaşlık talep etti:
“Türkiye’de ortalama bir Türk olarak şöyle hissediyorum;
Evde hiçbir işe yaramayan bir çocuk olur, para yer, serseridir ama aşırı sevilir.
Ben de her şeyi doğru yapan, dersine çalışan, eve ekmek getiren, illegale bulaşmayan çocuk. Hiç sevilmiyorum ama…
Yasalara uyuyorum, vergimi ödüyorum ama haklarım elimden alınıyor, yaşam alanım kısıtlanıyor.
Ama kimse beni konuşmuyor; AKP, MHP, CHP beni konuşmuyor. Bütün partiler evin serseri çocuğunu nasıl mutlu edeceğini konuşuyor
Serseri çocuk zaten sınırdan mal kaçırıyor, kaçakçılıktan kazandığı parayı aklamak için batıda işletmelere çöküyor. Elektriğe para vermiyor.
Kaçak elektriği tespit için gelen devletin drone’unu AK-47 ile düşürüyor. Ben 300.000 TL ruhsat parası verip 9mm tabanca alamıyorum.
Diyarbakır’da evinde keleş olmayan ev yok. Ben eşit vatandaşlık istiyorum.
Düğünlerde milyonlar takılıyor, ben zengin sayılan bir Türk olarak kendi evimi alamadım.
Bana 30 euroya bile dışarıdan mal getiremezsin diyor. Gidelim Kürt çoğunluk şehrine, cebinde kayıtlı cep telefonu olan yok.
Bana yapılan bu işkence reva mı?
Bu kadar dışlanmayı kaldıramıyorum.”