Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Evet Tuncay!
Sana verdiğimiz sürenin sonuna geldik.
Barış Alper Yılmaz’ın Keçiören’den ayrılık sürecinde oyuncunu transfer etsin diye kapısında yattığın, Sadık Çiftpınar’ı sizin hatırınıza Fenerbahçe’ye transfer eden, BelTur’un başındayken belediyenin köşklerinde sizi baş tacı yapıp ağırlayan, hem Rizeli hemşehrin hem senin gibi fenerbahçeli ağabeyin Ahmet Ketenci ile keyifler nasıl?
Barış’ın mevzusu ilk başladığı andan itibaren ortalığı karıştırman halinde istediğini alacağını, kendi hayatının da kurtulacağını sana söyleyen Ahmet Ketenci abin değil mi?
Sahi, Fenerbahçe’de neden hiç oyuncunuz yok Tuncay?
Barış Alper’i biz affederiz, yolumuza bakarız. Ama sen bu saatten sonra Galatasaray adının geçtiği herhangi bir tesisin önünden bile geçemezsin.
Ağabeylerine selam söyle!
Galatasaray’ın it’e, çakala yem edecek futbolcusu yok!