İzmir'de bir çiftçi, ihracatlık kirazına 15 TL fiyat verilince, kirazını kendisi 35 TL'ye satmaya başladı.
Bu kalitede kiraz İstanbul'da 300-500 TL'ye satılıyor.
Çiftçiden 15 TL'ye alınan ürün, İstanbul'da 500'tl'ye satılıyorsa o ülkede Tarım Bakanlığı diye bir bakanlık yok demektir!
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...
5G Ye geçmeyin. Uyuma frekansı ve ölüm frekansı!
Sakın hafife alma…
İNSANLIĞIN FİŞİNİ ÇEKTİLER.
1 NİSAN 2026’DA 5G’YE GEÇİLİYOR.
SAKIN GEÇME.
Bu sadece bir teknoloji meselesi değil…
Bu bir enerji, irade ve kontrol meselesi.
Kur’an bize boşuna “AKLETMEZ MİSİNİZ?” demiyor.
Bugün önümüze sunulan sistem, sadece hız değil…
Aynı zamanda insanın fıtratına müdahale eden bir düzen.
Kehf Suresi’ni hatırla…
Zülkarneyn’in yaptığı o büyük seti…
Orada ne kullanıldı?
DEMİR ve BAKIR.
Bu boşuna mı?
Zülkarneyn, bozgunculuğa karşı bir koruma sistemi kurdu.
Yecüc ve Mecüc’ün yayılmasını engelledi.
Bugün ne yapılıyor?
O setin açılmaya çalışıldığı bir zamandayız.
Engeller kaldırılıyor…
Koruma sistemleri zayıflatılıyor…
Ve yerine ne konuyor?
5G…
Frekanslar…
Görünmeyen dalgalar…
Kur’an’da verilen örnekler bize sadece geçmişi değil,
geleceği anlamamız için ipuçları verir.
Demir ve bakır ile kurulan koruma…
Bugün yine bize işaret ediyor.
Bu yüzden deniliyor ki:
ŞUNGİT, SİYAH TURMALİN, HEMATİT ve özellikle BAKIR kullanın.
Çünkü bu sadece fiziksel değil…
enerjetik bir savaş.
Yapay zekâ ise bu sistemin diğer ayağı…
Sana sadece bilgi vermiyor…
Seni yönlendiriyor.
Seni çözüyor.
Seni sisteme entegre ediyor.
Bu bir komplo değil…
Bu bir süreç.
BİLİYORUM…
İnanmayanlar olacak.
“Batıl” diyenler olacak.
Ama Kur’an zaten bunu söylüyor:
Çoğu insan gerçeği görmek istemez.
Peki ne yapmalıyız?
5G’den uzak dur.
Mümkünse 4.5G kullan.
Yapay zekâ uygulamalarını hayatından çıkar.
Evinde Bakara ve Kehf Suresi açık olsun.
Ayetel Kürsi ile kendini korumaya al.
Ve en önemlisi…
AKLINI KULLAN.
Çünkü bu çağda en büyük savaş…
insanın zihni ve nefsi üzerinedir.
İlber Ortaylı sayesinde hayattaki amacını bulan kadın:
“2021’de nikahıma 4 ay kala terk edildim. Düğünüme para biriktirebilmek için günde 3 işte çalışıyordum.
Terk edildikten sonra elimde biriktirdiğim parayla hayata bir türlü nereden başlayacağımı bilmiyordum. Bir gün İlber Hoca’nın ‘Evlenip mobilyacı gezeceğinize önce dünyayı gezin’ sözü karşıma çıktı.
O yönünü bulamayan Ceren, hayattaki amacını buldu. Onun küçücük bir sözü bana bambaşka bir hayat verdi.”
@TURKVEKiLi@Hena0709@nazan_oncel Yapma! Dibin dibi görüldüğünde,tam da ozaman sıçrama zamanıdır..Her yaşadığımıızın bir sebebi vardır.kolay yolu seçmek insana yakışmaz🙏
Sultan Abdülmecid'in İngiliz Windsor sarayında yapmış olduğu bağlılık yemini ve kutsanmış olduğu ortaya çıktı.
Böylece Vahdettin'in Papa heykeli dikmesinin sırrı da aydınlandı.
2006 yılında aynı yerde (Harbiye-İstanbul) dikilen 2. Papa heykelinin sırrını da siz bulunuz.. .
Meyve ve Sebzeleri Pestisit Kalıntılarından Bilimsel Temizleme Rehberi:🧵
Pestisitler meyve-sebzelerde gizli tehlikedir!
Kronik maruziyet karaciğer hasarı ve nörotoksisiteye yol açabilir (EPA, 2023).
Bu serimizde bilimsel yöntemlerle kalıntıları temizlemeyi öğrenelim!