Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek, "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındım. Cep telefonuma ve kimliğime el konuldu. Cep telefonumun şifresini orada ve o dakikada verdim. Gözaltı işlemlerimin ardından İstanbul Emniyet Md. götürüldüm. İlk alınışım ve serbest bırakılışım arasında bana toplam dört kere sağlık kontrolü yapıldı. Gözaltı sürecim boyunca -bakış dahil- hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım. "Çağlayan Adalet Sarayında" alınan savcılık ifademde, temmuz ayı boyunca paylaştığım tüm sosyal medya mesajlarım önüme bir klasör halinde konuldu ve bunların, bana isnat edilen suçun unsurlarını taşıdığı söylendi. Ailemden aldığım eğitim; mesleğim ve mesleğimin yapılış ve sahneleniş prensipleri nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçu işleme imkânım olmadığını, bu suçlamayı reddettiğimi ve mümkünse suçlamalarına başka bir kulp bulmalarını rica ettim. Ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderildim. Kısa süren yargılanmam ardından, yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi cezasına çarptırıldım. Bilgisayar kullanmadığım ve cep telefonuma el konulduğu için sonrasında haliyle kimselerle iletişim kuramadım. Arayanlara, soranlarla çok teşekkür ederim. İstemeden sebep olduğum, aile büyüklerimin akan gözyaşları ve iç sıkıntıları dışında hiçbir üzüntüm yoktur. Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır, dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlâtlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez. Sevgilerimle.
It’s over. After 38 days, 11 live games, 165 articles for @Gazzetta_it My #WorldCup comes to an abrupt and unexpected end just before the final. This morning I had a ticket for the final, plus mixed zone and parking, a few hours later they’ve all been cancelled. Fifa told us…
FIFA Başkanı Infantino:
"FIFA’nın yargı organları bağımsızdır. Disiplin Kurulu kararlarını açıklandığında ben de okuyorum; bazen şaşırıyor, bazen katılıyor, bazen de ayrışıyorum.
Donald Trump’tan da bu konuda telefon aldım. Fakat ben dünyanın farklı yerlerinden birçok lider ve paydaştan benzer telefonlar alıyorum."
Boğaziçi'nde akademisyen Yasin Ramazan Başaran ile fotoğraf çektirmek istemeyen Hasan Özdağ:
• Diplomamı nazikçe alıp hemen sessizce sahneden gitmek istedim.
• Kendisi müsaade etmedi. 'Eğer fotoğraf çekinmeyeceksen diplomanı vermem o zaman.' dedi. • Ben de, 'Ne demek, şaka mı yapıyorsunuz?' dedim.
• O sırada fotoğraf çeken abiye elimle işaret ederek, 'Lütfen çekmeyin' demek zorunda kaldım. Kendisi de sağ olsun çekmedi.
• Sonrasında biraz zorlaştırdı durumu. 'O zaman diplomanı vermiyorum. İki ay sonra rektörlükten alırsın.' diyerek diplomayı kapatıp götürmeye kalktı.
• Ben de önünü kesmek durumunda kaldım. Çünkü o anda sahnede diplomamı alamazsam, sonrasında hukuki süreçler, prosedürler ve diplomamı teslim alma konusunda çeşitli zorluklar yaşayabileceğimi düşündüm. Bu nedenle gerildim ve korktum. (Video: Sözcü)
Eskişehir merkeze 40 kilometre uzaklıktaki 200 nüfuslu Kargın Mahallesi'nde internet ve telefon altyapısı yok.
Mahalle sakinleri, acil durumlarda 112’yi arayabilmek için minareye çıkıyor veya diğer köylere gidiyor.
Türk vatandaşlarına Schengen vizesi ret oranı:
2015: %3,4
2025: %14,6
Avrupa'ya vizesiz giriş vaat edilmişti.
Geldiğimiz noktada ret oranı 4 katına çıkmış durumda.
Dış politikadaki ve ekonomideki çöküşün vatandaşın pasaportuna yansıyan özeti budur.
@seyfihoca 5 şıklı 50 soru sorulacak. En az 70 puan alınması gerekiyor. Kelime dilbilgisi okuma parçaları içerecek. Henüz örnek soru yok ama muhtemelen yakında yayınlanacaktır. Yurt dışına gitmek isteyen MEB öğrencilerinin sayısını kontrol altında tutmak ve takip etmek için yapılıyor
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Murat Ağırel: “Yıl 2011... Dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan ‘çılgın projesini’ açıkladı.
Bugün Kanal İstanbul olarak bilinen projenin amacının da boğaz trafiğini azaltacak bir su yolu projesi olduğu belirtildi.
2019 sonunda ÇED raporu hazırlandı ve olumlu rapor verildi. 2020’de ise imar planları askıya çıkarıldı. 2021’de de ilk ihale olan “Sazlıdere Köprüsü” ihalesi yapıldı.
Projenin maliyeti 75-80 milyar dolar olarak açıklandı, ancak sonrasında ulaştırma bakanı maliyetlerin ilk hesaplamaların üzerine çıktığını belirtti.
Kanal, köprüler ve bağlantı projelerinin toplam maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olacağı tahmin edildi.
Proje ne olacak diye beklerken bir anda yükselen Sazlıdere Köprüsü’nün ayaklarını gördük. Sonrasında ise Sazlıdere Barajı’nın hemen kıyısına yapılan şantiyeleri gördük. Tam burada İSKİ devreye girdi.
Yasal olarak da havzanın koruyucusu durumunda olan İSKİ, havzanın kırmızı bölgelerine yapılan şantiyeler ile ilgili yıkım kararı aldı. Ancak mahkemeden bu karar durduruldu. İtiraz edildi, tekrar yıkım süreci başladı ancak yine durduruldu. Mahkeme süreci devam ederken binalar da yükselmeye başladı.
İSKİ olur vermeden, Arnavutköy Belediyesi’nden alınan izinlerle binalar kaçak şekilde inşa edilmeye başlandı. İSKİ mahkemede itirazlarına devam etti. Havzanın koruma alanlarının kırmızı noktasına yapıldığını, Sazlıdere’nin İstanbul’un içme suyunu karşıladığını anlattıysa da fayda etmedi. Çünkü mahkemeye bir karar sunuldu.
Bu karar bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiydi.
6065 sayılı, 15 Eylül 2022 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararında altı su kaynağının maksat oranları belirlendi.
Afyonkarahisar/Akdeğirmen Barajı yüzde yüz içme suyu olarak kullanılırken maksat oranı yüzde 66 sulama, yüzde 34 içme suyu olarak değiştirildi.
Isparta Darıderesi-1 Göleti yüzde yüz sulama için kullanılırken yüzde 63 sulama, yüzde 37 içme suyu olarak yeniden düzenlendi.
İşte bu kararda, yüzde yüz içme suyu olarak kullanılan Sazlıdere Barajı’nın maksat oranı sıfır olarak belirtildi.
Yani cumhurbaşkanının bir kararı ile İstanbul’un su kaynağı olan Sazlıdere’nin maksat oranı sıfırlandı; burası artık ne içme suyu kaynağı ne de sulama alanı olarak tanımlandı.
Akıl alır gibi değil, değil mi? Ama oldu.
Bakın, İstanbul nüfusunun üçte ikisi Avrupa yakasında, üçte biri Anadolu yakasında ikamet eder. Su kaynaklarının ise ü��te ikisi Anadolu yakasında, üçte biri Avrupa yakasında yer alır.
Uzmanların ısrarlı açıklamalarında su kıtlığı yaşayacağımız ve her damla suya ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.
Biz ise var olan su kaynağımızı yok sayıyor ve kenarına TOKİ eliyle binalar dikiyoruz. Aslında Sazlıdere’yi yok ediyoruz.”