Tüketim boykotu, yalnızca ithal mallara, devlet tarafından gümrükte uygulanırsa etkili olur, sivil düzeyde yapılırsa etkisiz kılmanın onlarca yolu var. Herkes TR'yi İstanbul'dan ibaret sanıyor: Burada kokmayan, ikinci bir yumurta markası bile bulmak bazen imkânsız.
@mertpostif Devlet kurumlarında ara kademe yöneticilik pozisyonuna gelme şartlarından birinin TOGG sahibi olmak olmasından kaynaklı biraz da. İki adaydan TOGG alan kazanır, 1 yıl sonra çöp diye satar.
Yıllardır sokaklarımızı paylaştığımız dostlarımızın yaşam hakkı, ne iktidarın nefret ve katliam politikalarına ne de belediyelerin bütçe hesaplarına terk edilemez! Ortak yaşamı savunmak ve bu katliam yasasına hep birlikte dur demek için 4 Ekim Pazar günü saat 13.00’te Süreyya Operası önünde buluşuyoruz. Tüm yaşam hakkı savunucularını sesimize ses katmaya bekliyoruz!
boeing sadece bu sene israil'le 8.5 milyar dolarlık savaş uçağı satış anlaşması ve 300 milyon dolarlık akıllı bomba anlaşması imzaladı. israil ordusuna apache saldırı helikopterleriyle pegasus tanker uçaklarını ve çeşitli türdeki bombaları da boeing satıyor.
üsküdar'da yaşananlar yakın geleceğin bir provası olarak görülerek üsküdar sathından istanbul sathına, oradan da tüm türkiye sathına taşınıp gerçek bir karşı çıkış siyaseti örgütlenebilirdi ama yapılmadı. söylenecek şey de kalmıyor artık, geçmiş olsun.
#CHP il ve ilçe örgütleri Özgür Özel'in AKP'yle arasının kötü olmadıği ve muhalefetin enerjisini emmek için çaba harcadığını görüp genel başkanlıktan indirmeli. Artık yeter.
üsküdar'da yaşananlar yakın geleceğin bir provası olarak görülerek üsküdar sathından istanbul sathına, oradan da tüm türkiye sathına taşınıp gerçek bir karşı çıkış siyaseti örgütlenebilirdi ama yapılmadı. söylenecek şey de kalmıyor artık, geçmiş olsun.
@sosyalistelf CHP'nin kayyumu zaten Özgür Özel'dir. HDP'yi pasifize etmek için AKP eliyle nasıl ki Ayhan Bilgen'i getirmeye çalışmışlardı, CHP'nin Bilgen'i de Özgür Özel'dir.
🔴 53 Alevi aydın isimden Abdullah Öcalan'ın ‘Yavuz Sultan Selim-İdrisi Bitlisi ittifakı’ açıklamasına tepki
📍Öcalan’ın “Yavuz Sultan Selim - İdrisi Bitlisi ittifakı” ifadesine karşı 53 Alevi aydın isim açıklama yayımladı. Açıklamada; “Yavuz Selim ve İdrisi Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorunundan kaynaklı şiddet ortamından uzaklaşmak istenirken, ülkemizde ve Suriye’deki Alevileri kaygılandıracak hiçbir dil ve söylemi kabul etmiyoruz” denildi.
https://t.co/wfY6eBTZm6
@tecofcof Daha önce bu haberinden dolayı "muhtemel operasyon hesabı" listeme eklemişim. Doktorların idarî zorunluluk olarak yaptıkları ve sadece görsel kontrole dayanan notlarını otopsi diye sunmuştu.
https://t.co/gyqMpdH1MW
Konya’da köpekler tarafından öldürülen 2 yaşındaki Rana’nın otopsi raporu paylaşıldı.
Ön otopsi raporuna göre ölüm nedeni:
• Boyun, omuz bölgesi ve vücudunun çeşitli yerlerinde köpek ısırıkları tespit edildi.
• Başka bir ölüm nedenine rastlanmadı.
Not: Her adli ölüm sonrası, soruşturma gereği mutlaka otopsi yapılır.
@uuthbey AvSHB, doğum oranlarının ekonomik çöküntüden düştüğünü biliyor, kendi raporlarında görünüyor ama bunu itiraf etmeleri ya da ekonomi tabanlı çözüm önermeleri bakanlığı kaybetmek anlamına gelir. Bu da makamı tutmak için sorunun asıl kökü dışındaki her şeyi denemeyi gerektiriyor.
iktidar da "iç cephe" anlatısını "israil tehdidi" üzerinden kuruyor. oysa öcalan'ın son görüşme notlarına bakıldığında israil'in adı geçmezken, "iran'ın çözündürülmesi"nden, "pers milliyetçiliği tehlikesi"nden, iran'a karşı kurulması gereken ittifaklardan bolca söz ediliyor.
Son günlerde kedilere karşı yürütülen karalama kampanyasında yeni bir iddia ortaya atılıyor: “Sokak kedileri besleniyor, karınları doyuyor, artık fare avlamıyorlar. Dolayısıyla şehirlerde bulunmalarının farelerle mücadele açısından hiçbir anlamı yok.”
Doğru olabilir mi? Cevap net olarak
HAYIR
Çünkü doğa da bilim de trol aklı ile çalışmıyor.
Bilim bir kedinin fareler ve sıçanlar üzerindeki etkisini yalnızca kaç kemirgen öldürdüğünü sayarak ölçemezsiniz diyor. Çünkü avcı-av ilişkisinde öldürmek kadar önemli başka bir mekanizma daha vardır: Avcının varlığı.
2018 yılında New York’ta yapılan oldukça ilginç bir saha çalışmasında araştırmacılar, şehir ortamında yaşayan gerçek bir sıçan kolonisini ve aynı bölgedeki kedileri aylar boyunca kameralarla izlediler. Kedilerin büyük şehir sıçanlarını sanıldığı kadar sık öldürmedikleri görüldü. Fakat araştırmanın asıl önemli sonucu başka yerdeydi. Kediler bölgede ortaya çıktığında sıçanların açık alanda görülme olasılığı belirgin biçimde azalıyordu. Kedi sayısının artmasıyla sıçanların saklanma davranışlarında da değişiklik gözleniyordu.
Yani kedinin sıçanı öldürmesine bile gerek kalmadan, varlığı sıçanın davranışını değiştiriyordu.
İşte bugün sosyal medyada anlatılmayan bilimsel gerçeklerden biri budur.
Çünkü fareler aptal değildir. Hatta sanılandan çok daha zeki hayvanlardır. Bir av hayvanı, avcısının saldırmasını bekleyip ondan sonra kaçmaz. Avcının görüntüsünü, hareketlerini, sesini ve kokusunu algılar. Tehlike hissettiğinde daha az ortaya çıkar, daha fazla saklanır, beslenme davranışını ve yaşam alanını kullanma biçimini değiştirir. Ekolojide bunun karşılığı “predatör baskısı” veya “korku etkisi” olarak değerlendirilir. Kediler de binlerce yıldır küçük memelilerin doğal avcıları arasındadır.
Bilim burada daha da çarpıcı olan bir şey daha söylüyor: Farelerin kontrolü için kedilerin bizzat kendilerinin ortamda bulunmasına bile gerek olmayabilir.
Kontrollü deneylerde sıçanların yalnızca kedi kokusuyla karşılaştıklarında bile güçlü savunma ve kaçınma davranışları gösterdikleri ortaya konuldu. Bir deneyde kedi kokusuna maruz bırakılan sıçanlar gözlem süresinin %87’sinden fazlasını saklanma alanındageçirdi. Kontrol grubundaki sıçanlarda ise bu oran %20’nin altındaydı.
Dikkat edin. Ortada saldıran bir kedi yok. Fare yakalayan bir kedi de yok. Hatta ortada kedinin kendisi bile yok.
Sadece kedinin kokusu var. Ve sıçanın davranışı değişiyor.
Şimdi hala bize “Kediler mama yiyor, dolayısıyla fareler açısından hiçbir anlamları yok” mu diyeceksiniz?
Bir başka iddia da tok kedinin avlanmayacağı yönünde. Bu da kediyi yeterince tanımamaktan kaynaklanan başka bir yanılgı. Kediler yalnızca karınlarını doyurmak için avlanmazlar. Avlanma davranışı kedinin doğal davranış repertuvarının bir parçasıdır. Evinde, önünde sürekli mama bulunan bir kedinin sineğe, böceğe, oyuncağa veya hareket eden küçük bir nesneye nasıl tepki verdiğini herhangi bir kedi yakını rahatlıkla gözlemleyebilir.
Avlanma dürtüsü ile açlık aynı şey değildir.
Dolayısıyla “Kediyi beslersen fare yakalamaz” cümlesini bilimsel bir gerçekmiş gibi ortaya atmak da doğru değildir.
Asıl üzerinde düşünmemiz gereken başka bir konu daha var. Avrupa ve Amerika’nın son derece gelişmiş şehirlerinde modern atık toplama sistemleri var. Profesyonel kemirgen kontrolü yapılıyor. Kanalizasyon sistemleri denetleniyor. Belediyeler bu mücadeleye ciddi kaynaklar ayırıyor; zehirler, kapanlar, sensörler ve teknolojik takip sistemleri kullanılıyor.
Buna rağmen New York’tan Paris’e kadar dünyanın pek çok büyük kentinde sıçanlarla mücadele ciddi bir şehir ve halk sağlığı problemi olmaya devam ediyor.
O halde meseleyi “Çöpleri düzgün toplarsanız fare olmaz” basitliğine indirgemek de doğru değil. Dünyanın en organize şehirlerinden birçoğu onlarca yıldır sıçanlarla mücadele ediyor ve hala bu sorunu ortadan kaldıramıyor.
Bizim şehirlerimizde ise yüzyıllardır başka bir unsur daha var:
Kediler…
Sokağın içinde yaşayan, kokusunu bırakan, dolaşan, avlanan ve yalnızca varlığıyla bile kemirgenlere bir avcının yakınlarda olduğunu hatırlatan binlerce kedi.
Bunun şehir ekolojisindeki değerini yok saymak için bilimi görmezden gelmek gerekir.
Kedilerin değerini elbette kaç fare öldürdükleriyle ölçmüyoruz. Ama konu fareler olduğunda bilim bize açıkça kedi ile kemirgen arasındaki ilişkinin yalnızca avlanmadan ibaret olmadığını gösteriyor. Kedinin varlığı önemlidir. Kokusu önemlidir. Dolaştığı alan önemlidir. Kemirgen üzerinde oluşturduğu risk algısı önemlidir. Bütün bunların kemirgen davranışları üzerinde ölçülebilir etkileri vardır.
Bugün bazıları “Kediler mama yiyor, artık fare yakalamıyor” diyerek kedilerin şehirlerdeki varlığını değersizleştirmeye çalışıyor.
Ben tam tersini söylüyorum:
Kedileri beslemeye devam edin.
Onları aç bırakarak değil, yaşatarak şehirlerimizin bir parçası olarak koruyalım. Çünkü mesele kedinin bugün önümüze kaç fare bıraktığı değildir. Mesele, o sokağın bir avcıya ait olduğunu farelerin hala bilmesidir.
Kediler yüzyıllardır şehirlerimizin sessiz muhafızlarıdır.
Kediler giderse yalnız kediler gitmez. Onların şehir ekosisteminde yüzyıllardır doldurduğu alan da boşalır.
Kedileri bugün sokaklardan toplarsanız. Yarın fareler şehirleri istila eder ve sonuçları tahmin edemeyeceğiniz kadar ağır olur.
“Abartıyorsun” diyenler için yarın New York ve Paris’e bakacağız. Kedilerin sokaklarda olmadığı dünyanın en gelişmiş şehirlerinin farelerle nasıl ve hangi bedellerle mücadele ettiğini daha doğrusu edemediğini konuşacağız.
Rakamlarla. Belgelerle. Bilimle…
Dr.Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Kaynaklar
Parsons MH, Banks PB, Deutsch MA, Munshi-South J. Temporal and Space-Use Changes by Rats in Response to Predation by Feral Cats in an Urban Ecosystem. Frontiers in Ecology and Evolution. 2018;6:146.
Dielenberg RA, McGregor IS. Defensive behavior in rats towards predatory odors: a review. Neuroscience & Biobehavioral Reviews. 2001.
Dielenberg RA, Hunt GE, McGregor IS. “When a rat smells a cat”: the distribution of Fos immunoreactivity in rat brain following exposure to a predatory odor. Neuroscience. 2001;104(4):1085–1097.
https://t.co/ByabfEz0ky
[Burada dursun]
Kapitalizme yönelik tekno-feodalizm vb. adlandırmalar, ticarî-finansal kamusallığın şemsiyesi altındaki yarı-mağlup sermaye gruplarının egemen sermaye gruplarını suçlama ve bunu yaparken kapitalizmin sarsılan meşruiyetini yeniden inşa etme çabasıdır.
@TEngineer84@fkadev Bütün sebep devlet mi ahahahhaa yok anasının! Şirket övenlerin aşağılandığı tweet'e gelip dolaylı yoldan şirket övmek de gerçek bir aymazlık
@buckberi İnsanların şirketlere domalma merakı çok fena ya. Kanıyla canıyla şirket kârının köpeği olmayı, hayatlarının şirket çıkarlarıyla işgal edilmesini savunuyorlar.