Normalde Yunan milliyetçileri çok uzun bir dönem boyunca Bizans İmparatorluğu'nu reddetti. Avrupa'daki Aydınlanma etkisiyle Bizans'a bakış açıları, "Orta Çağ karanlığıyla boğulmuş, yoz, teokratik, despotik ve entrika dolu" bir devlet şeklindeydi. Adamantios Korais, Bizans'ın Yunanlıları ancak köleleştirdiğini düşünüyordu ve Bizans'a dair en büyük suçlama da aslında Osmanlı İmparatorluğu'na ve Türklere boyun eğen teokratik ve cahil bir devletti. Yunanistan'ı Aydınlanma hareketinin etkisinde ve Antik Yunan'a özenerek (çünkü Batılı efendileri de bölgede Antik Yunan'ın dirileceğini zannetmişti) kurdular. Zaten Bizans bir Yunan devleti değildi, çok ulusluydu onlara göre. Atina devleti yeniden inşa edilecekti, o yüzden başkent de Patras ya da Nafplion yerine Atina olarak seçildi. Bizans/Ortodoks geleneklere dair ne varsa reddedildi ve terk edildi, Dimotiki dili yerine yapay Katharevousa dilini benimsediler.
Sonra aklı başında bir Alman tarihçi çıktı: Jakob Philipp Fallmerayer. Antik Yunan medeniyetinin binlerce yıl önce kaybolduğunu yazdı, modern Yunanlıların bunlarla hiçbir ilgisi olmadığını söyledi. Daha da kritik bir gerçeği söyledi, Yunanlar bunu bugün hala kabullenemez: "Modern Yunanların damarlarında bir damla bile antik Helen kanı akmamaktadır. Bugünkü Rumlar, aslında Hristiyanlaşmış Slavlar ve Arnavutlardır." Doğruyu da söylüyordu, bu Yunanistan içinde bir kriz yarattı.
Batı'daki Filhelenizm, Yunanistan'ı yaratan ve devam ettiren şeydi. Kendisini Sokrates'in, Leonidas'ın torunu gören Yunanlar bir kimlik krizi yaşamaya başlamıştı. Yunan entelektüel içindeki temel korku "tarihsiz" ve "soysuz" kalmaktı. Sonra Yunanlar için "neyse ki" diyebileceğimiz birisi Paparrigopulos, bu krizi Bizans İmparatorluğu'nu meşrulaştırarak çözdüler. Slav göçlerini gösterip Slavların Yunanlaştığını söyledi, Bizans İmparatorluğu'nu Yunan kimliği ile entegre etti. Sonrasında da Venezielos ile Megali İdea fikri güç kazandı, bu Bizans devletinin sınırlarıydı. Orada da kendi deyimleriyle Küçük Asya'da felakete uğradılar.
Yunanlılar, kendi Slav ve Arnavut kökenleriyle barışmadıkça ve kimlik krizlerini çözemedikçe sürekli olarak başta Türklere ve çevresindeki milletlere karşı küçük düşecek ve en nihayetinde yok olacak. Daha önce buralarda konuşulduğu gibi Türklerden nefret etmelerinin sebebi Batılıların onlara empoze ettiği Yunan kimliğini Türklerin defalarca delik deşik etmesidir.
Sizler kökünüzü gerçeklerde değil başkalarının rüyalarında arıyorsunuz, Türkler de sizi o uykudan uyandıran sert tokadı atan kişiler. O yüzdendir ki uyandığınızdan beri aynalara bakamaz oldunuz.
@Animalistann@ilksensoyun Kanka alıntıdaki gibi paylaşım yapan çoğu kişi yurt dışında yaşayan diaspora orospu çocuğu zaten hani böyle küçük azınlıklar yüzünden bütün kürtleri suçlu duruma koymak saçma geliyor