Meselenin diploma ve yolsuzluk olmadığını, meselenin 25 yıl sonra ilk kez AKP’yi seçimde yenen CHP’yi dizayn etme operasyonu olduğunu bu görüntüler çok net şekilde anlatıyor…
Bu reklamı çok beğendim. Bundan sonra hep @BoschTurkey markası alıp kullanacağım. Sevginin ve emeğin, kurulan bağın görünür olması kıymetli. Bi canlıya emek vermek, onun sorumluluğunu almak ve hayatını paylaşmak da gerçek bir bakım emeği.Bu emeğin görünür kılınmasını destekliyorm
Boykotun başarıya ulaşması için daha iyi bir hamle düşünemiyorum. Bu markaların belli bir siyasi görüşle ilişkisini iyice sabitlemişler. İlgili şirketlerin yöneticileri kafalarını duvarlara vuruyordur şu an.
Ekrem İmamoğlu'nun polis ifadesini okudum. Sorular büyük bir saçmalığı, soruşturmanın bomboş olduğunu çok net ortaya koyuyor. Soruların büyük çoğunluğu gizli tanık anlatımları ve ismi bile verilmeyen tanık anlatımlarına dayanıyor. Gizli tanıkların 'duydum', 'böyle konuşuluyor' gibi ifadeleriyle İmamoğlu suçlanıyor. İsmi verilmeyen tanıklar ise İBB'nin AKP döneminde billboard ve reklam ihalesi alan şirketlerin sahipleri. "Bize ihale vermedi' diye İmamoğlu'nu suçluyorlar. İmamoğlu'na danışmanı, belediye yöneticileri ile aynı baz istasyonundan telefonunun sinyal vermesi suç gibi soruluyor. Belediye yöneticileri ile telefonla görüşmesi de suçmuş gibi sorulmuş. İmamoğlu İnşaata bir binanın satış olayıyla ilgili ise şemalar, para trafik tabloları konulmuş. Zaten Murat Ağırel bu iddia ile ilgili gerçekleri yazdı. Ayrıca İmamoğlu, belediye başkanı olduktan sonra şirketin yönetimini tamamen bıraktığını da söylüyor. Savcılığa bir gizli tanık tarafından sunulan ses kaydıda İmamoğlu'na sorulmuş. Ses kaydında İmamoğlu yok, onun hakkında bir iddia da yok.
Açıkçası İstanbul Belediye Başkanı'nı gözaltına alanların en azından bu büyük hamlenin altını dolduracak bir hazırlık yaptığını düşünmüştüm. Ama bomboş iddialar.
'Bir insan, yarışta yenemediğı bir kişiyi hileyle saf dışı bırakmayı nasıl onuruna gururuna yedirebiliyor? Mahallede abisinin arkasına saklanan mahallenin şımarık, korkak çocuğu haline gelmekten nasıl utanmıyor?' diye soracağım. 'Saf' diyeceksiniz, biliyorum. Ama ülke buna alıştığı için bu halde.
Bu yoruma katılıyorum. Bu yüzden etkinlikte Google Türkiye moderasyon süreçlerinde hiç rol oynamıyor mu, burada moderasyon sorunu var dedim. "Ne moderasyonu algoritmalar var ya" dediler dinleyiciler ve konuşmacılar hep bir ağızdan. Algoritma benim içeriğimin kalitesini ölçebilecek olsa gelsin benim yerime çalışsın zaten.