Muhittin Böcek dosyasında ortaya atılan iddialar, artık “siyasi tartışma” denilerek geçiştirilecek boyutu çoktan aştı.
Rüşvet iddiaları, belediye başkanlığı makamının para karşılığında elde edildiğine dair anlatımlar, nüfuz ticareti ve kamu gücünün kişisel çıkarlar için kullanıldığına ilişkin müşteki beyanları…
Dahası, dosyada yer alan bazı ifadelerin vahameti insanın yüzünü kızartacak cinsten.
Bunlar doğruysa mesele CHP’li veya başka partili olmak değildir.
Mesele, bir belediye başkanının makamını ve kamu gücünü ne uğruna, kimler için kullandığıdır.
Kazıdıkça yeni iddia çıkıyor. Deştikçe daha ağır anlatımlar geliyor.
Bu kadarına da pes!
Siyasetin tek limanı ahlaktır.
Siyaset, her rezaletin üzerini örtecek bir kalkan değildir.
Edep yahu…
Hayâ perdesi tamamen yırtılmış olmalı.
Vefatını üzüntüyle öğrendiğim AK Parti Kadın Kolları MKYK Üyemiz, kıymetli yol ve dava arkadaşım İsmet Zeynep Çiftçi’ye Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, yakınlarına ve AK Parti teşkilatımıza başsağlığı diliyorum.
Bugün Kırgızistan’da gerçekleştirdiğimiz Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nde çok kutuplu uluslararası sisteme katkıları ele aldık.
Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık yurt içi hasılayı temsil eden Şanghay İşbirliği Teşkilatı, son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir.
Asya-Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu aynı zeminde buluşturan Teşkilatı, Birleşmiş Milletlerin destekleyicisi ve tamamlayıcısı olarak görüyoruz.
Ülkemizin, Teşkilat coğrafyasının Batı pazarlarına erişimi noktasında bilhassa enerji koridorlarının çeşitlendirilmesi ve jeopolitik risklerin yönetilmesinde kritik rolünün altını çizmek istiyorum.
Hazar Geçişli Orta Koridor Girişimi’nin Kuşak ve Yol Girişimi’yle de uyumlu hale getirilmesini istiyor, bu bağlamda Teşkilat bünyesindeki iş birliğine büyük önem veriyoruz.
Teşkilatımızın, Şanghay Ruhu’ndan aldığı motivasyonla gerçek anlamda çok kutuplu bir dünyanın inşa edilmesinde önemli rol üstleneceğine inandığımı bir kez daha vurguluyorum.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı, kıymetli kardeşim Sadır Caparov başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere şükranlarımı iletiyorum.
Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar diliyor, toplantılarımızın bölgemiz ve ülkelerimizin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Türkiye’yi tahrik etmeye çalışanlar, ham hayallere kapılanlar şunu iyi bilsin, iyi anlasın:
“Ecdadımızın heybeti ma’ruf-u cihandır. Fıtrat değişir sanma! Bu kan yine o kandır.”
En büyük ihtiyacımız birliktir, beraberliktir; siyasi görüşümüz, kökenimiz farklı olsa dahi tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet şiarımız etrafında kenetlenmektir.
İhtiyacımız olan, büyük Türkiye mutabakatıdır.
Milletimizin, tarihin bizi çağırdığı ufuklara doğru gür bir ırmak misali önüne çıkan bentleri yıkarak akacağına yürekten inanıyorum.
Geçtiğimiz günlerde Suriye’de olduğu gibi terör defterleri kapandıkça umutlar büyüyecek, coğrafyamızda farklı bir rüzgâr esmeye başlayacak.
Nasıl 10-15 sene önce söylediklerimiz Cenab-ı Allah’ın yardımıyla bugün tek tek gerçeğe dönüşüyorsa bugün söylediklerimizin de çok uzak olmayan bir vakitte gerçekleştiğine inşallah hep beraber şahitlik edeceğiz.
Gerek millet gerekse bölgedeki kardeş halklar olarak büyük sıkıntıların ardından tarihe yeni bir altın sayfa yazma fırsatı yakalamış durumdayız.
Allah’ın izniyle bu fırsatın kaçmasına müsaade etmeyeceğiz.
15 Temmuz ihanetinin ardından askerî eğitim veren tüm okullarımızı tek çatı altında toplamak için Millî Savunma Üniversitemizi kurduk.
10 yıllık süre zarfında, o şerefli üniformaya ihanet eden haysiyetsizleri hem ordumuzdan hem de askerî okullarımızdan temizlemeyi başardık.
Kuruluşundan bugüne kadar toplam 67 bin 464 subay, astsubay ve kursiyer subay Üniversitemizin uhdesindeki askerî okullardan mezun oldu.
Birçok Avrupa ülkesi harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarının kontenjanlarını dahi dolduramazken Allah’a hamdolsun, Millî Savunma Üniversitemize bu sene tam 120 bin başvuru yapıldı.
Harp okullarımıza yönelik bu ilgi, Millî Savunma Üniversitemizin askerî eğitimde ulaştığı yüksek standardın da önemli bir göstergesidir.
Biz tüm bu başarıları elde ederken birileri de 15 Temmuz sonrasında ordumuzu yıpratmak için planlar yapıyor, Üniversitemize saldırıyordu.
“Türk ordusunun damarını kesiyorsunuz” diyerek fitne peşinde koşanlara cevabımızı sahada vatan evlatlarının, meydanlarda ise devlet, millet ve memleket âşıklarının yazdığı destanlarla verdik.
Allah’a şükürler olsun ki ordumuz bugün en güçlü dönemini yaşıyor.
Başkomutan Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.
Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
https://t.co/J3KHBsX7tJ
Müslümanlar olarak başkalarına umut bağlamakla hiçbir yere varamayız.
Biz güçlü olmak, hak ve hukukumuzu birlikte savunmak, bölgemizde barışı ve güvenliği birlikte inşa etmek mecburiyetindeyiz.
Bunun için “ittifakta hayır vardır” diyor; kendi içimizde ve İslam dünyasında ittifakları büyütmeye, ihtilafları azaltmaya çalışıyoruz.
Asırlar boyunca tarihe yön, cihana nizam vermiş ümmet-i Muhammed’in, bir duvarın tuğlaları gibi birbirine yeniden kenetlenmesini arzu ediyoruz.
Müslümanlar olarak birbirimize inanarak, birbirimize dayanarak, omuz omuza, yürek yüreğe vererek istikbale hep beraber yürüyelim istiyoruz.
Bütün çabamız, ittifak ve ittihadın sağlanması içindir.
Bütün gayretimiz, coğrafyamızda huzur ve güven ikliminin inşası içindir.
İnşallah gücümüzün yettiği kadar vahdet için, uhuvvetin tesisi için, İslam âleminin birlik ve bütünlük içinde hareket etmesi için elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koymaya devam edeceğiz.
MHP Lideri Devlet Bahçeli:
▪️Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir.
▪️Bir kez daha hatırlatalım. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.
Şunu unutmayacağız: Bizim en büyük sermayemiz, kardeşliğimizdir.
Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek, bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek.
21’inci yüzyılı inşallah kardeşlik Türkiye Yüzyılı yapacak.
Hiç kimsenin endişesi olmasın, ne yapıyorsak ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz.
Ne yapıyorsak gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz.
Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz.
Türkiye’yi kırk yıllık terör sıkıntısından kurtaracağız dedik, elhamdülillah onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz.
Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz.