@sarseven Özgür bir ülke Siz Azerbaycanın can gardaşlığını değilde Türkiyenin Azerbaycana geçmişte yaptığı günahlara bakın. Israil ile koalisyon yapıp Azerbaycana destek vermeyen Türkiye. Hani gardaşdık!!
@cgfuzuli Gitsin Telavivi Hayfayı, yüzlerce savaş uçağı olan havaalanlarını vursun. İşleri güçleri müslüman ülkeler. Madem Amerika düşmandı da ne diye yıllarca kuçaklarına oturdular. Kasım Süleymani kaç Amerikalı yahudi öldürdü!
@Nisanurcaydan Vatanlarını severler hemde çok severler. Öldürülen kişi nüfusun %10ununu belki temsil ediyordu. Sevinmeleri ülkelerinin bir canavardan kırtulması. Yeni gelen ne yapar orası bilinmez ama en azından Humeyniden iyi olır diye umutlanıyorlar.
Sayın @RTErdogan ,
Sizi kim bilgilendirdi ve nasıl yasanın altına imza attınız bilmiyorum..
Ancak; @SekibAvdagic 'in dediğini yapabilmesi İMKANSIZ! Çin'den gelen ürünlerin üretilmesi rantable değildir..
Tüketiciyi, ülke içindeki canavar tüccarın eline bırakamazsınız..
Rica ederiz, bu konuyu gözden geçiriniz..
#30EUROithalat @zafersahin06@thhsynkrgz@temmuz1919@ticaret@omerbolatTR
30 euro meselesinden tek amaç yerli üretici ve esnafı desteklemek değil mi...
Aynen yersen...
50 liralık ürün 750 lira yani TAM 15 KAT...
Kaldı ki toptan alan 50'ye de değil 30'a alıyor oldu sana 25 KAT...
Başka ürünleri de koyalım mı buraya özellikle elektronik komponentleri falan veya yedek parçaları veya devre kartlarını...
Şimdi burada ülkenin ve vatandaşın çıkarına bana en ufak bir şey söyleyin küçücük bir şey olsun...
2500 liralık elektronik alet 15.000 lira etiket ile satılıyor sonra vatandaş geçinemiyor diyoruz nasıl geçinsin vatandaşa geçirmekten geçinecek hal bırakmadık...
Biz 30 Euro meselesi geçici bir önlemdir normal haline döner derken 3 dolarlık ürün için gümrük müşavirine yönlendiriyorlar Onun da ücreti binlerce liradan başlıyor...
Şimdi insanın aklına ister istemez Şu soru geliyor Hayırdır bu gümrük müşavirlerini zengin etme olayı nereden çıktı bu işlerin ortağı mı var...
Şekip Avdagiç’in anlamadığı ne?…
Gelin birlikte bakalım… @dirilispostasi
Bu ülkede yerli üretici bugüne kadar hangi maliyet avantajını tüketiciye yansıttı?
Yıllardır “yerli ve milli” denilerek korunan, kollanan, gümrük duvarlarıyla rakipsiz bırakılan pek çok sektörde sonuç ortada:
•Fiyatlar düştü mü? Hayır.
•Kalite arttı mı? Kısmen.
•Erişilebilirlik yükseldi mi? Kesinlikle hayır.
Enflasyonla mücadele konuşulan bir dönemde, vatandaşın yurt dışından daha ucuz, daha ulaşılabilir ürünlere erişimini zorlaştırmak; kağıt üzerinde “üretimi koruma”, pratikte ise fiyatları yukarı itme riskidir.
Dezenflasyon dediğiniz şey, sadece Merkez Bankası faiz kararıyla olmaz.
Rekabetle olur.
Alternatifle olur.
Tüketicinin elindeki seçenekleri çoğaltmakla olur.
30 Euro limiti, dar gelirli için lüks değil; nefes borusuydu.
Elektronik aksesuar, küçük ev eşyası, çocuk ürünü, yedek parça…
Bugün Türkiye’de ya hiç bulunmuyor ya da aynı ürün 3-4 kat fiyatla satılıyor.
Şimdi bu kapıyı kapatıp şunu mu bekleyeceğiz?
“Yerli üretici maliyet avantajını tüketiciye yansıtsın.”
Keşke öyle olsa.
Ama Türkiye’nin yakın ekonomik hafızası bize şunu söylüyor:
Koruma arttıkça fiyat düşmedi, tam tersine arttı.
Sayın Avdagiç, AB örneğini veriyor.
Ama AB’de:
•Gelir seviyesi başka,
•Denetim mekanizması başka,
•Rekabet hukuku başka,
•Tüketici bilinci başka.
Türkiye’de ise sonuç genelde şudur:
Duvar yükselir, içeridekiler rahatlar, vatandaş pahalıya razı edilir.
Yerli üretimi desteklemek elbette gereklidir.
Ama bunun yolu vatandaşın alternatifini kısmak değildir.
Asıl yol:
•Yerli üreticide maliyetleri düşürmek,
•Enerji, vergi, finansman yükünü azaltmak,
•Gerçek rekabeti sağlamak,
•Fiyat denetimini ciddiyetle uygulamaktır.
Aksi halde bu karar, enflasyonla mücadeleye katkı değil;
sessiz bir zam mekanizmasına dönüşür.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Yerli üretici korunacak diye tüketici cezalandırılamaz.
Ekonomi, sadece üreticinin ayakta kalmasıyla değil;
vatandaşın erişebilir fiyatla yaşamasıyla dengede kalır.
Bugün asıl ihtiyacımız olan şey daha fazla duvar değil,
daha fazla rekabet, daha fazla şeffaflık, daha fazla fiyat disiplinidir.
Aksi halde iyi niyetle alınan bu tür kararlar, sokakta şu cümleye dönüşür:
“Yerli diye pahalı, pahalı diye mecbur.”
@Fullyaozturk Haaa haaaa mollalar ile kankayız ya İsrail'den korkuyoruz. Allah akıl fikir versin. İsrail gelse ne olur 30milyon Türk var orada bize düşmanlık yapamazlar.
Mentionları açmaya cesaretiniz yok. Eh oda seçimleri yaklaşıyor o zaman tekno girişimcilerin size söyleyeceği bazı şeyler olacak. Rakam da veremiyorsunuz ben yardım edeyim:
"Yerli üretim koruması" diyorsunuz. Rakamlarla konuşalım.
2024'te sizin temsil ettiğiniz firmaların Çin'den ithalatı: 45 milyar dolar. Temu'nun Türkiye'deki toplam hacmi: 1.3 milyar dolar.
Siz 45 milyar dolarlık ithalatı yapıyorsunuz, sonra Temu'nun 1.3 milyar dolarina "yerli üretimi tehdit ediyor" diyorsunuz. Temu sizin ithalatınızın %3'ü bile değil. Tek farkı: Temu aracısız satıyordu, siz aracısınız. Simdi aracı olmadan ürün alamıyoruz, diyeceğim ürünleri ihtiyaca değil sürüm ve kara göre getirdiğiniz için ihtiyaç olabilecek şeylerin çoğunu alamayacağız bile.
"Büyük tehdit" dediğiniz YYP'den Türkiye'ye günlük 150.000 paket geliyordu. Yıllık 55 milyon paket. 85 milyon nüfusa bölün: Kişi başı yıllık 0.65 paket. Ortalama vatandaş yılda 1 paket bile almıyordu yurt dışından. Tüm bu düzenlemeler, vatandaşın yılda 1 kez bile yapmadığı alışveriş ama bir takım ithalatçıların tekelleşip karını maksimize etmesi için.
Alibaba'da 2 dolar telefon kılıfı, sizin "yerli markanızla" 500 TL. https://t.co/ZhYEm0dUWn'da 5 dolar ayakkabı, sizin "Türk markanizla" 2.500 TL. Ayni fabrika, ayni ürün, 20x fiyat farkı. Bu fark gümrük değil, vergi değil sizin tekel kariniz.
Muhafiyetler düşürülüp, gümrük kapandıktan sonra ne oldu? Hazır giyim ithalatı %18 artti. Üretim artmadı, kapasite %68'e düştü, 56.000 kişi issiz kaldı. Ayni ürünler geliyor sadece simdi sizin aracılığınızla, sizin fiyatınızla.
Katma değerden bahsediyorsunuz. Gerçek katma değer nedir biliyor musunuz?
Dream Games: 300 çalışanla 2 yılda 2.75 milyar dolar değer. Çalışan başı 9 milyon dolar.
Peak Games: 1.8 milyar dolarlık çıkış. Türkiye'ye net döviz girdisi.
Trendyol: 16.5 milyar dolar değerleme, 50.000 istihdam.
Sizin temsil ettiğiniz "yerli üreticiler"? Çin'den ithal et, etiket bas, 10x fiyatla sat. Çalışan başı değer: 50-100 bin dolar. 100 kat fark var. Teknoloji firmaları döviz kazandırıyor, siz döviz harcıyorsunuz. Onlar ihracat yapıyor, siz ithalat. Onlar değer üretiyor, siz rant.
Siz konteynerle Çin'den mal getirince "dış ticaret." Vatandaş kargoyla sipariş verince "vatan hainliği." Siz %1000 karla satınca "katma değer." Temu %50 karla satınca "haksız rekabet."
15 yıldır koruma üstüne koruma aldınız: 1.500 Euro, 150 Euro, 30 Euro, simdi sıfır. Her seferinde "yerli üretici, rekabet" dediniz. Sonuç: Hala net bir rakam ortaya koyamıyorsunuz, sadece fiyatları arttırıyorsunuz.
Türkiye'nin gerçek katma değer üreten teknoloji firmaları devlet desteği olmadan milyar dolarlık şirketler çıkarırken, sizin 100 yıllık ithalat/rant iş modeliniz sübvansiyonla, gümrük duvarıyla, korumacılıkla hala ayakta duramıyor.
"Yerli üretimi koruyoruz" demeyin, "ithalat tekelimizi koruyoruz" deyin. En azından dürüst olur.
@engin_salduz Nasıl mümkün değil, halk elinden gelse diri diri parçalayacak mollaları, azınlık durumdalar. Dışarıdan destek alırlarsa bu iş 1 günde biter. Trump Süleymaniyi öldürdü ne oldu! O yüzden Trump destek verirse bu iş biter.
‼️ Akp’li Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır…
Bu teyze emeğiyle ayakta duruyor. Kaç yaşına gelmiş, hâlâ hayata tutunmaya çalışıyor. Soruyorum: Gücün ona mı yetiyor?
Suriyeli mültecinin dükkânına girdiğinde ise ne kadar yumuşaktın.
“Ruhsatın var mı?”
Adam gülüyor.
“Bak, kapatırlar ha…”
Sonra da “Hayırlı işler” diyerek geçip gidiyorsun.
Bu ülkenin yaşlılarını yoksulluğa mahkûm ettiniz.
Şimdi karınlarını doyurmak için verdikleri son mücadelede de üzerlerine çöküyorsunuz!
Adaletiniz bu mu?