@TEKsendika Kadın hekime randevu alınıyor kadın hekim ortada yok nerde bu mesai saatinde ? Açıklama https://t.co/jWXxA1L0ZYşka Bir kadın doğum yine kadın ona randevusu devrediliyor ve oda yok erkek doktorlar ve erkek asistana zorlanıyor sebep ? Yok siz ne anlatmıssınız alakası yok
@kagannunl@Gksn27Trn04@tosbagays_sz BENİM EŞİM KADIN DOKTORA MUAYANE ALIYOR VE GELDİGİNDE DOKTOR YOK BAŞKA KADIN HEKİME MUAYANE VERİYOR ODA YOK İÇERDE ERKEK ASİSTAN VE DOKTOR VAR HOCAM SİZ İYİMİSİNİZ KADIN DOKTORLAR NERDE MUAYANE SAATİNDE ? Asıl sıkıntı bu diğer sıkıntı içerde zorla erkek hekime ve asiste muayane.
@cetmi_Lee@kaanbayramzade Ve hocam mevzu hekim değil kadın doktor muayaneye gelmiyor başka bir kadın doğumcu oda kadın ve gittiginde odada erkek hekim veya asistan var anlatılmak istenen bu.
Yüksek fiyatlarıyla eleştirilen bir kebapçı olarak gündeme geliyorsun; eleştiriyi cevaplamak yerine kamerayı açıp müşterinle alay etmeyi tercih ediyorsun.
“Kimseyi umursamıyorum” diyorsun; evet, doğru… Zaten sorun da bu.
Video boyunca yaptığın şey fikir savunmak değil, küçümsemek.
Şapırdatmak, mimik yapmak, laf sokmak…Bu ne özgüvendir ne marka dili. Bu, müşteriye üstten bakma arsızlığıdır.
İletişim desen yok.
Nezaket yok.
Medeni bir refleks yok.
Esnaflık ahlakı ise zaten ortada yok.
Davranış biçimi ilkel, dil seviyesiz, tavır kibir yüklü.
Bu millet sayesinde sıfırdan gelip İstanbul’da onlarca şubeye ulaşacaksın;
sonra dönüp bu milletin insanına
“paran yoksa gelme” diyeceksin,
üstüne bir de Türk milletinin hassasiyetlerine karşıt duruşlarla poz vereceksin. Bu cüret değil; nankörlüktür.
Unutma:
Bu ülke adamı yükseltir,
ama kendini halkın üstünde göreni de menüye bakmadan hesabını görür.
“Dükkanlar dolu” diye böbürleniyorsun;
ama mesele masa doluluğu değil.
Vergi levhanda @HMBakanligi@ticaret rakamlar böyle söylemiyor.
#Gazze için bir duruş yok,
#boykot için bir refleks yok,
vicdan için tek bir adım yok.
Ama kameraya oynarken mangalda kül bırakmıyorsun.
Şunu iyi anla:
Bu bir linç değil.
Bu; müşterisini aşağılayan, onunla dalga geçen, emeği küçümseyen esnafa karşı milletin hafızasıdır.
Dünyada örnekleri var.
Gerçek markalar müşterisiyle alay ederek değil, onu anlayarak, dinleyerek, özür dileyerek büyür.
Müşteriyle inatlaşan marka olmaz.
Kibirle ticaret yürümez.. Batar..
İstersen daha fazla gecikmeden özür dile..
Ve şunu sakın unutma:
Esnafı büyüten masa sayısı değil,
müşterinin rızasıdır.
#BedriUstaBoykot
Daha dün Bedri sabah meydan okuyordu, akşam özür diledi değil mi?
Yok öyle Türk milletinin ekmeğini yiyip , hançeri saplayıp, özür dileyip kaçmak. Okuyun nasıl bu isimler zengin olmuş.
Bakın şu görgüsüz, kibir abidesi hanzo neler yapmış, dmden personeller atmış, “Biz içeride neler yaşadık hayret edeceksiniz!!! Vicdan azabı çekiyoruz” demişler. Nedeni de yazayım; herkes görsün…
Bedri Usta (Kadıköy), Fiko Ocakbaşı (Sarıyer) ve Nakkaş Kebap (Üsküdar) şubelerinde dükkanların her yerinde imara aykırı yapı değişiklikleri yapılmış, tamamı usulsüz pergolelerle kapatıldığı haberi doğru. (biz de buradan haykıralım ki resmi kurumlarımızın haberi olsun.)
Bizler bu işletmelerde çalışan personeller olarak artık susmuyoruz;
İşin mutfağında biz vardık, her şeyi gördük: Mezeler asla taze gelmezdi; dükkanda yapılanlar hariç. Önceki günlerden kalan, hatta masalardan dönen yarım tabaklardaki mezeleri tazelerle karıştırıp millete yedirirdik.
Başkasının içip bıraktığı yarım çayları bile tazesiyle karıştırıp millete itelediğimiz oldu. Yemekten kıl, böcek mi çıktı? Çöpe atmak yasaktı; yıkayıp, yeniden marine edip yeni gibi servis ettirirdi bize. Depolarda, et tezgahlarının üzerinde fareler gezerdi, gördüğümüzü kendisine söylediğimizde ise "hayat zor, bu kadar insan ne iş yapacak" diyerek bizi sustururdu. Öyle pişmanınız ki; o küçük çocukların, kandırdığımız müşterilerin hakkı bize helal olmasın.
Sosyal medyada "kağıdı koydum, herkes istediği maaşı yazsın" diye yaptığı o şovların hepsi düzmece! SGK kayıtlarımıza bakılsın; vergi kaçırmak için maaşımızı hep asgariden yatırır, kalanı elden verirdi. Yanımızda çalışan küçük çocuklara sigorta bile yapmazdı, denetim gelince "babasını ziyarete geldi" dedirtirdi. Yasal saat nedir bilmezdik, mesailerimizin üstüne yatardı. Hakkımızı aramak için toplu halde karşısına dikildiğimizde bizi önce aşağılar, sonra açıkça tehdit ederdi. Artık bu zulme ve halkın sağlığıyla oynanmasına sessiz kalmıyoruz!