Ecevit, yabancı liderlerle takır takır İngilizce konuşan, tercümana ihtiyaç duymayan donanımlı bir liderdi. Clinton karşısındaki duruşu eziklik değil, bilinen beyefendiliğiydi. Aynı Ecevit; ABD'ye rest çekip Afyon ekimini serbest bırakan, ambargoları göze alıp Kıbrıs'a çıkan liderdi.
Erdoğan ise tek kelime İngilizce bilmeden, tüm diplomasisini tercümanlar üzerinden yürütür. Rahip Brunson krizinde "Bu fakir bu görevde olduğu sürece alamazsın" diyerek büyük rest çekmiş, ancak günün sonunda yaşanan ekonomik baskılar neticesinde Brunson'ı ABD'ye iade etmek zorunda kalmıştı.