@BalatLeydisi Eğer gerçekten özel bir nedeni yoksa bende de buna benzer çok şey var OKB diyorlar birde + mükemmellik egosu sanki o an kendinen bir şeyleri kaybetmiş gibi hissediyorsun
2. Örnek o gün birine bir tık kendin ile ilgili fazla bilgi verdin ertesi güne kimseyle konuşmaz dengelersin.
Sabah uyanıyorsun, yorgunsun. Çalışıyorsun, yetmiyor. Yiyorsun, doymuyorsun. Uyuyorsun, dinlenemiyorsun. Sana "Bu hayatın kuralı böyle" dediler.
YALAN SÖYLEDİLER.
Bu bir "Kural" değil, bu senin için tasarlanmış bir AÇIK HAVA HAPİSHANESİ.
Neden deden tek maaşla ev, araba alıp 5 çocuk büyütürken; sen karı-koca çalışıp ay sonunu getiremiyorsun?
Çünkü sistem değişti.
Seni "Aç kalmayacak kadar tok, isyan etmeyecek kadar borçlu" tutmak üzerine kurulu bir düzen var.
Para birimi, senin emeğinin karşılığı değil; onların bastığı kağıt parçasıdır.
Enflasyon dedikleri şey, cebindeki paranın gizlice çalınmasıdır.
Sen zengin olmak için değil, sistemin çarkları dönsün diye çalıştırılan bir pilsin.
Okulda sana ne öğrettiler? Eleştirel düşünmeyi mi? Hayır. Para yönetimini mi? Hayır.
Sana "SESSİZCE OTURMAYI, ZİL ÇALINCA HAREKET ETMEYİ VE OTORİTEYE İTAAT ETMEYİ" öğrettiler.
Mevcut eğitim sistemi, 19. yüzyıl Prusya modelidir. Amacı "Birey" yaratmak değil, fabrikalara söz dinleyen "İşçi" ve devlete itaat eden "Asker" yetiştirmektir.
Diploman, senin zeka seviyeni değil; sisteme ne kadar uyum sağladığının belgesidir.
Dedelerine bak. 80 yaşında tarlada çalışırlardı.
Şimdi 20 yaşındaki gençler merdiven çıkarken nefes nefese kalıyor. Neden?
Çünkü yediğin şey "Gıda" değil, KİMYASAL DOLGU MADDESİ.
Markete gir, paketlerin arkasını oku. E-kodları, Glikoz şurupları, Koruyucular...
Seni hasta ediyorlar, sonra "İyileşmen" için sana ilaç satıyorlar.
Hasta garantili müşteri sistemidir bu.
Suya kattıkları florürle beynini, şekere kattıkları zehirle bedenini kilitlediler.
Televizyonu açtığında ne görüyorsun? Korku, kaos, magazin, aptal yarışmalar.
Sana gerçeği göstermezler.
Çünkü gerçek seni özgürleştirir. Onlar seni korku frekansında tutmak ister. "Savaş çıkacak, virüs gelecek, kriz var..." Sen korkarsan, yönetilmeye muhtaç kalırsın.
Medya, senin uyanmanı engelleyen NİNNİ MAKİNESİDİR.
Bunu okurken "Evet, aynen böyle hissediyorum" diyorsan, yalnız değilsin.
Arıza sende değil. Arıza, sana "Normal" diye yutturulan bu bozuk düzende.
Biz buradayız. Sadece arızayı göstermek için değil, bu sistemi nasıl HACKLEYECEĞİNİ anlatmak için.
Hoş geldin. Uyanış başladı.
İngilizler Hindistan'ı işgal ettiğinde bakmışlar çok kobra yılanı var. Demişler ki: "Ölü kobra getirene para vereceğiz." Hintliler ne yapmış. Gidip ormandan yılan avlamak yerine evlerinde kobra çiftliği kurup yılan yetiştirmişler. Sonra devlete satıp parayı kırmışlar. İngilizler durumu çakınca ödemeyi kesmiş. Hintliler de "E bunlar para etmiyor artık" diyip binlerce evcil kobrayı sokağa salmış.
Sonuç: Başlangıçtakinden on kat daha fazla yılan olmuş.
Senin hayatındaki "Çözüm" sandığın şeyler aslında sorunu besliyor. Sevgilin kıskanmasın diye sosyal medyanı kapatırsın (Ödül verirsin), o daha çok kısıtlar (Yılan yetiştirir). Çocuğun sussun diye tablet verirsin, çocuk tableti almak için daha çok ağlamayı öğrenir. Sorunu besleme. Ödül mekanizmasına dikkat et. Yangına körükle gidip "Neden sönmüyor" diye ağlama. Bazı sorunlar çözülmek istemez, sadece yönetilmek ister.
Hafta sonu biraz kafa dağıtmak için sinemaya gideyim dedim. Arabayı en yakın AVM’ye sürdüm ve sinema katına çıktım. Yan yana dizilmiş cinli-şeytanlı korku filmi afişleri vardı bir sürü. Cinnet, Siccin, Deccal bilmem ne!
Araya sıkışmış bir tane komedi filmi gördüm. Oyuncu da bayağı komik bir adam olduğu için en azından biraz gülerim deyip bileti alıp girdim. Işıklar kapanınca “10 yaş ve üzerine uygundur” yazısı geldi ekrana. İkinci uyarıda da “13 yaş ve altı çocuklar filmi ebeveyn rehberliğinde izleyebilir” yazıyordu.
Neyse film başladı. İlk 15 dakika olaysız geçti. Sonra oyuncular birden uçana kaçana küfür etmeye başladılar. Yarım saate kalmadan da bütün oyuncu kadrosu birbiriyle akraba oldu.
Salonda müstehcen bir rüzgâr küfür küfür esiyor, seyirciler bel altına inen her cümleye sarsılarak gülüyorlardı. Arada tiz ergen kahkahaları da duyuyordum.
- Senin var ya bilmem neni bilmem ne yaparım!
- Hahahahahahahahahahahaha!
- Oğlum sen bilmem ne misin?
- Hohohohihihihhooho!
Işıklar yanıp araya çıkınca şöyle bir salona baktım bir rahatsızlık belirtisi var mı diye. Yok. Peki bu işte bir gariplik var mı? Kesinlikle var.
Bu yazıyı küfür edenleri veya gülen seyircileri eleştirmek için yazmadım aslında. Ben yaşadığımız kafa karışıklığına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü küfür etmek kötü bir şey mi yoksa iyi bir şey mi karar veremedik. Yani ben karar verdim de toplum nezdinde bir mutabakat sağlanabilmiş değil.
Küfür hep vardı ve olmaya da devam edecek. Ama tehlikeli olan kısım küfrün meşrulaştırılması. Eskiden sokak kavgalarında adi bir hayat yaşayan küfürler, şimdi spot ışıklar altında şık kıyafetlerle geziyorlar. Eskiden yüz kızartan kelimeler, şimdi kan basıncını milim oynatmıyor.
Bir filmde kötü adam her türlü pisliği yapabilir. Sonuçta kötü adam... Ama filmde iyi adamlar kötü işler yapmaya başlarsa, orada bir mühendislik ve şeytani bir plan vardır. Planın amacı da ar damarını çatlatıp kan basıncını azaltmak ve yüz kızarmasını engellemektir.
Sonra efendim, “Okulda çocuklar hep küfür ediyor. Bunlar hiç aile terbiyesi almamış” falan... Ederler tabii. Küfrü kahkahalarımıza meze yaparken düşünecektik bunu.
Çok güldük, başımıza bu geldi işte.
“Allahu Ekber” sloganı
atılan her terör saldırısı;
Mossad ve CIA ürünüdür!
30 yıldır, “İslamcı terörizm”
diye dünyayı ayağa kaldırdılar.
Oysa “İslamcı terörizm”in mimarı her zaman onlardı.
“İslamcı” kimlikli terör örgütleri hep onlar kurdu.
Onlarca ülkeyi bu örgütler üzerinden mahvettiler.
Ülkeleri parçaladılar, yüzbinlerce insanı
öldürdüler, işgallere zemin hazırladılar.
E artık “Müslümanlar’a karşı İslamcı terörizm”
silahını boşa çıkarmak için her yol denenmeli.
İsrail’in elinden bu silah mutlaka alınmalı.
Unutmayın;
İsrail durdurulsun, silahsızlandırılsın,
bu coğrafyada tek bir savaş çıkmaz!
İsrail'in katliamlarına, İsrail'e zerre kadar darbe vurma gücü olup da (ekonomik veya askeri anlamda) seyirci kalan bütün hükümetler İsrail'in suç ortağıdır. Masumlar öldürülüyor. Çocuklar öldürülüyor. Çocuklar lan!
@ForeverDansky Now everything is fine, I came up with an idea, I don't know what you guys think, how about we place the orange font in option A in option C as it is?
@ForeverDansky If I'm a new graphic designer and an amateur, definitely B because it seems more educational and knowledgeable, but if I'm a very curious person, A because it's a very interesting video cover. 😃