Haluk Levent’i kahramanlaştırmak için yarışanlar, şimdi Haluk Levent’i gömmek için yarışıyor, güven timsali diyorlardı, mahkemeye bile çıkmadan ipini çektiler… Medyadaki bu ikiyüzlüler henüz farkında değil ama, Haluk Levent yüzünden toplumsal muhalefetin ortak paydası olan İzmir Marşı’nı da lekelemiş oldular, iktidar medyası artık her İzmir Marşı’nda Haluk Levent’i yüzünüze çarpacak.
Niğde’de bugün bir kiraz dalının altında çiftçinin derdini dinledik, sonra sokağa karışıp omuz omuza verdik.
Her selamdan güç, her sohbetten umut aldık.
Biz bu güzel insanların umudunu yerde bırakmayacağız.
TV 100'de diyorlar ki;
📍"Nüfusu 1 Milyon olan yerde Özgür Özel Bin kişi bile toplayamadı."(Pozantı nüfusu 20 Bin bile yok)
📍Pozantı görüntüsü videoda!
📍Yakında Kemal Kılıçdaroğlu bu TV 100'e çıkacak.
Yağlama ballama yapıyorlar.
10 yaşındaki Ali Koç, 54 ülkeden öğrencilerin katıldığı İtalya Bilim Olimpiyatları’nda dünya birincisi oldu.
— Ali Koç, yarışmada matematik ve bilim kategorilerinde altın madalya kazandı.
Cem Yılmaz’ın ağabeyi Can Yılmaz’dan Milli Eğitim Bakanı Tekin’e sert tepki:
• Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramının yeni müfredatta yer almayacağını, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi.
• Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” kavramının çıkarılacağını, yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini söyledi.
• Bir hatırlatmayı ifade etmek isterim,
• Öncelikle bu isimlendirme keyfi değil, dönemin kendi adlandırmasıdır.
• Savaşı yürütenler ona “İstiklal Harbi” dedi, gazilere verilen madalyanın adı İstiklal Madalyası, milli marşın adı İstiklal Marşı’dır.
• “Kurtuluş Savaşı” bu adın Türkçeleşmiş halidir. Ayrıca “koskoca Osmanlı İmparatorluğu” argümanı kendi içinde çelişkilidir, o koskoca imparatorluk 1918’de savaşı kaybetmiş, ordusu terhis edilmiş, başkenti işgal altında, padişahı işgalcilerle uzlaşmış durumdaydı.
• “Kurtuluş Savaşı” tam da o devletin artık halkını koruyamadığı boşlukta, Anadolu halkının kendi örgütlediği direniştir.
• Osmanlı’nın büyüklüğüne saygı, işgal gerçeğini silmeyi gerektirmez, ikisi aynı anda anlatılabilir.
• “Milli Mücadele” zaten kullanılan bir kavramdır, sorun eklenmesi değil, “Kurtuluş”un çıkarılmasıdır.
• İki kavram yüz yıldır yan yana yaşıyor. Birini müfredattan silmek pedagojik bir sadeleştirme değil, tarihsel anlamı daraltan bir tercih olur.
• “Mücadele” neye karşı verildiğini söylemez, “Kurtuluş” ise işgali, Sevr’i ve bağımsızlığın bedelini ismin içinde taşır.
• Öğrenciden gizlenen kelime değil, o kelimenin hatırlattığı bağlamdır.
Fatih Altaylı, ‘Parti içi siyasette taraf değilim’ diyen Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nu eleştirdi:
"Tiyatrodan siyasete geçiş yapan Erdal Beşikçioğlu, namı diğer Behzat Ç., Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayında yer aldığı iddialarına karşın bir açıklama yapmış ve “Ben kimseden yana değilim. Parti içi siyasetin bir parçası olmak istemiyorum.” demiş.
Bu son derece manasız bir açıklama. Siyaset yapıyorsanız, parti içi siyaset de özellikle böyle durumlarda siyasetin önemli bir parçasıdır.
Böyle bir konuda tarafsız kalamazsınız.
Zaten aslında Erdal Beşikçioğlu da tarafsız falan kalmamış. Tarafsızım diyerek tarafını belli etmiş.
Açık bir şekilde Kılıçdaroğlu’ndan yana durmuş."
Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
Sencer Solakoğlu Türk tarımına büyük katkılar veren, idealist, yurtsever bir iş insanı. Parasından çok ülkesini seviyor.
Sayın Solakoğlu, İmamoğlu’na tarım konusunda danışmanlık yapmasının ve Tarım Bakanlığınn politikalarını eleştirmesinin bedelini dün işletme ruhsatının iptal edilmesi ile ödedi.
Düşman ceza hukuku iktidarın muhalefete karşı kin ve düşmanlığının sonucu olarak sadece mahkemelerde değil hayatın her alanında uygulanıyor. @zaferpartisi
Geçen gün otobanda giderken arabanın lastik basınç uyarısı yandı. Şansıma 500 metre ileride yol kenarında bir lastikçi vardı, hemen içeri girdim. Usta lastiğe baktı, "Abi tam köşeden koca bir vida girmiş, yama kurtarmaz, sıfır lastik takmamız lazım" dedi. Neyse ki bagajda stepne vardı, "Stepneyi tak usta" dedim. +++
Sahibi olduğu Feyz Çiftliği'ne Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri tarafından ‘denetim’ adı altında baskın yapıldığını ve bu baskında bir ineğinin bakanlık personeli tarafından ezilerek öldürüldüğünü iddia eden Sencer Solakoğlu’nun işletme ruhsatı ve sertifikası iptal edildi.
Genel Başkanımız Özgür Özel'in sesini daha fazla kişiye ulaştırabilmesi için destek hesabını takip etmenizi rica ediyoruz.
Lütfen bu paylaşımı RT ederek destek olun. Desteğiniz bizim için çok önemli çok kıymetli.
Atatürk "KURTULUŞ SAVAŞI" diyor.
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933'te okuduğu 10. Yıl Nutku'nda "Kurtuluş Savaşı" kavramını kullanmıştır.
Hatta 10. Yıl Nutku'nun taslak metnine yazdığı "İstiklal Savaşı" ifadesindeki "istiklali" çizip yerine "Kurtuluş" yazmıştır.
Atatürk'ün yazdığı 10. Yıl Nutku daktilo edildikten sonra, Atatürk tarafından üzerinde -mürekkepli kalemle- bazı düzeltme ve ilâveler yapılarak son şeklini almıştır.
Atatürk'ün okuduğu 10. Yıl Nutku'nun son sekli şöyle başlamıştır:
"Türk milleti
Kurtuluş savaşına başladığımızın, 15 inci yılındayız. Bugün, Cumhuriyetimizin, 10 uncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır.
Kutlu olsun!..."
Belgeler ekte! Kırmızıyla işaretledim.
Bu arada 1926 yılında İsmet Paşa bu savaşa "İstiklal Savaşı" denileceğini belirtiyor. Atatürk de istiklal savaşı ve milli mücadele kavramlarını kullanıyor, ama 1930'larda dil devrimi sürecinde "kurtuluş savaşı" kavramını kullanıyor.
Atatürk'ün Dil Devrimine karşı olanlar ve Türk Devrimi'nin evrimini görmeyen, görmek istemeyenler için bunun bir anlamı olmayabilir ama Dil Devrimine önem verenler ve Türk Devrimi'nin evrimini bilenler için bunun anlamı büyüktür.
Ayrıca biz tarihćiler zaman zaman "Milli Mücadele" ifadesini de kullanırız ama Yusuf Tekin'in niyeti başka! O, Atatürk'ün de kullandığı "Kurtuluş Savaşı" ifadesini mufredattan kaldırmaktan söz ediyor.