Fenerbahçe, Süper Lig’de 8. haftayı +16 averaj ve 16 puanla 3. sırada tamamladı. Puan kaybettiği 3 maçın 2’sinde bariz hakem hataları vardı. Sezon sonunda o 6 puanı ararız.
Demek ki Asensio düşmanı değilmiş.
Hatasız değil kusursuz bir insan hiç değil ama bu kadar iftira atılan bu kadar hakkına girilen başka bir teknik direkt��r daha yoktur. Şu gs maçını bir kazanalım tüm hava tersine dönecek.
Elinden Talisca, Fred, Jayden alındı; yerlerine transfer gelmedi.
Asensio sakatlandı, aylardır yok. Yapılması gereken hiçbir transfer yapılmadı.
Geçen seneden özgüvenleri kırılmış Ederson, Archie ve Oğuz’a form tutturdu.
18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi’ne soktu.
Karagümrük’te kiralık oynayan Bartuğ’u milli takım topçusu yaptı.
Şimdi de ligi toparladı. 3 maçta gol yemeden 14 gol attık.
Nasıl sevmeyelim ya son topa kadar oyuna dahiliz hocam…
Lukaku, kariyeri boyunca 48 penaltı kullanmış ve 41 gol atmış. Başka bir deyişle penaltıları %85-86 oranında gole çevirmiş. Gole bu kadar ihtiyacı da varken ve Greenwood penaltı konusunda iyi değilken topu ona vermemek de düşündürücü açıkçası.
Bu akşam yıllardır Galatasaray fanatiği olduğu için Fenerbahçe maçlarına verilmeyen Ümit Öztürk ve Sarper Barış Saka tarihi bir skandala imza attı. Bu iki hakemin bu skandala uyan orta hakem Çağdaş Altay'ın akıbetlerinin tüm Fenerbahçe camiası takipçisi olmalı.
Kamuoyuna duyuru
Bugün futbolcumuzun sağlık durumuna ilişkin gerçeği yansıtmayan şekilde “ameliyat olacağı” algısını kamuoyuna yayan Yusuf Kenan Çalık’ın, Fenerbahçe Başkanı ve Yönetim Kurulumuzu hedef alan yaklaşımı camiamızın ve taraftarlarımızın malumudur.
Kendisini, futbolcumuzun sağlık durumuna ilişkin bugün kamuoyuyla paylaştığı yanıltıcı bilgiyi düzeltmeye ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket etmeye davet ediyoruz.
Büyük Fenerbahçe taraftarından ise kaynağı ve amacı belirsiz iddialarla camiamızda güvensizlik ve huzursuzluk yaratmaya çalışan; Fenerbahçe’nin başarısızlığından kendisine alan açan ve kulübümüzü sürekli tartışmaların içine çekmeye çalışan anlayışlara itibar etmemesini rica ediyoruz.
Fenerbahçe’nin gündemini gerçekler, Fenerbahçe’nin hedeflerini ise kendi iradesi belirler.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Greenwood çıkmak istemiyorsa oyunu daha ciddiye alarak oynayacak. Yıldız problem yaratmaz, problem çözer. Suni gündemlere gerek yok. Maçın bence en iyi hamlesi o değişiklikti. Nitekim sonuç da verdi. Toparlayacaktır. Forma için mücadele etmesi lazım.
Benim adım hıdır elimden gelen budur. Kimseden çekinmeden doğru bildiğimi yazdım. Konuyu da kendi adıma kapatıyorum. Zira böyle bir krizin gelebileceğini de aylar öncesinden yazmıştık.
https://t.co/ok8ilERzUm
İster götünü açarsın ister kafanı açarsın kimse kimseye karışamaz.Ben laikim diyen doğrusu budur diyen Ebu Cehil gibi Stalin gibi kâfirdir ister inansın ister inanmasın o da herkesin kendi bileceği şey benim hesabım başkasına başkasının hesabı da bana sorulmayacak sonuçta.
Sevgili Türk kardeşlerim,
Azerbaycan’ı ilgiyle izlediğiniz ve buradaki gelişmeleri yakından takip ettiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Ancak bazı konular var ki, onlara Türkiye’nin gerçekleri üzerinden bakarak Azerbaycan’ı doğru anlamak mümkün değildir.
Azerbaycan’ın laiklik geleneği çok köklüdür. 1918'de kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, Müslüman Doğu’nun ilk laik ve parlamenter cumhuriyetiydi ve 1919'da kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıdı. Bu, Müslüman dünyasında bir ilkti ve birçok Avrupa ülkesinden bile önce gerçekleşti. 1901'de Bakü’de Müslüman kızlar için ilk laik okul açıldı.
Bu geleneğin en güçlü sembollerinden biri, 1960'ta Bakü’de dikilen “Azad Kadın” heykelidir. Heykel, çarşafını üzerinden atan bir kadını tasvir eder ve kadının özgürleşmesini, eğitime ve toplumsal hayata eşit katılımını simgeler. Bu anıt bugün de Bakü’nün merkezinde durur ve Azerbaycan halkının değerlerini yansıtmaya devam eder.
Bu yüzden Azerbaycan’da din, hiçbir zaman Türkiye’deki kadar güçlü bir toplumsal etkiye sahip olmadı. Bizde tarikatlara bölünme ya da Sünni-Şii ayrışması yaşanmadı. Hatta pek çok insan Sünnilik ile Şiilik arasındaki farkı bile bilmez.
Sovyet sonrası dönemde Azerbaycan’da dini yaymaya en çok ilgi gösteren devlet İran oldu. İran’ın amacı, Azerbaycan’da Şii ideolojisinin kök salması ve insanların İran’ın dini liderini kendi liderleri olarak görmesiydi. Bugün de aynı hedefi taşıyorlar.
Azerbaycan devletinin attığı adımlar tam da bu nedenle milli çıkarlarımızı, milli değerlerimizi, yüz yılı aşkın laiklik geleneğimizi ve ülkemizin istikrarını korumaya yöneliktir. Bu konuya hassasiyetle yaklaşmanızı temenni ediyorum.