Memursen açık açık aradaki farkın 25.000TL olduğunu söylemelidir.
Bugün işçilere ZAMSIZ 65.000TL yatarken.
Memurlara ZAMLI 58.000TL yatmıştır.
Bu adaletsizliği memurlar kabul etmiyor.
Daha net ifadeler istiyor.
Okuduğumuz okulun girdiğimiz KPSS sınavının bir değeri olmalı
#Memur
2023 Hak İş Genel Kurulunda Sn. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
"En düşük memur maaşı, en düşük kamu işçisi maaşından (ikramiye-tediye-yemek-yol) aşağı kalmayacaktır" demişti.
2026 yılında
Taşerondan kadroya sınavsız geçirilen işçi geliri 87.000 TL,
KPSS ile atanan üniversite mezunu en düşük memur maaşı 57.400 TL.
Aradaki fark 30 bin TL.
Memurlara emekliliğe yansıyacak seyyanen 30 bin TL ek zam yapılmalıdır.
Kamuda çalışma barışı,eşitlik,motivasyon yok oldu.
#KPSSBoşunaMıydı
Ölenin yaşı sorulmadı, öldürenlerinde yaşı sorulmasın!
En ağır cezayı istiyoruz! Kimseye zararı olmadan yolda yürüyen kişiyi katletmenin en ağır cezası neyse onu istiyoruz! Katil, katildir!
#AhmetMinguzziEmsalOlsun
‼️ MEMURA VERİLEN ZAM DEĞİL, CÜZ-İ MİKTARDA ENFLASYON DÜZELTMESİDİR
1050₺’yi geçen elektriğe %100 zam!
Kiraya %60 zam!
Vergi, harç ve cezalara %43,93 zam!
⚠ Her geçen gün artan hayat pahalılığı ve zorlaşan şartlar altında MEMURA ise sadece %11,54 artış..
Kamu çalışanlarımıza bu yoksulluğa sürükleyen, toplu sözleşme masasında bu oranlara imza atanlardan başkası değildir!
Milyonlarca kamu çalışanımızın artık biraz da olsa nefes alma zamanı gelmedi mi?
Memura refah payını çok görmeyin…
Yoksulluk sınırı ile açlık sınırı arasına mahkum edilen memurun nefes almasına izin verin!
#MemurRefahaErsin
2025’te Vergi, harç ve cezalara %43,93 artış
Hükümetin 2025 enflasyon hedefi %17,5
2025 yılı için memur maaş zammı %6+5
Enflasyon farkıyla birlikte Ocak zammı ise %11,54
Bu tablo memur ve emekliye zulümdür!
#MemuraRefahPayı
👨⚖️ Van Gölü'nde cansız bedeni bulunan Rojin Kabiş'in babası, Narin Güran Cinayeti Davası öncesinde Diyarbakır Adliyesi önüne geldi.
🗣️ Yüreği yanan baba: “Niye benim kızımın akıbetini de sormuyorsunuz?
💢 Niçin kızımın haberini yapmıyorsunuz?"
Fiziksel fonksiyon değerlendirmesi ve rehabilitasyonu, fizyoterapistlerin temel yetkinlik alanlarından biridir ve bu sevk sistemi bilimsel ve uluslararası standartlarla tamamen uyumludur. Dünya genelindeki uygulamalar da bunu açıkça desteklemektedir.
Örneğin; ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya gibi gelişmiş sağlık sistemlerine sahip ülkelerde, fizyoterapistler hastaları doğrudan değerlendirme ve tedavi etme yetkisine sahiptir. Bu yetki, fizik tedavi hekimlerinin görev alanına müdahale etmek amacıyla değil, multidisipliner bir ekibin etkin bir üyesi olarak hizmet vermek amacıyla verilmiştir. Amaç, sağlık hizmetlerini daha hızlı, birey odaklı ve ekonomik bir şekilde sunmaktır.
Dünya genelinde 80'den fazla ülkede fizyoterapistlere doğrudan erişim hakkı tanınmıştır (Tablo👇). Bu sistem, hastaların uzman fizyoterapistlerle doğrudan iletişime geçmesini sağlayarak sağlık hizmetlerinde gereksiz zaman kaybını ve bürokratik süreçleri ortadan kaldırır. Örneğin, basit bir "Kalk ve Yürü" testi için bir hastayı önce FTR hekimine yönlendirmek yalnızca süreci uzatacak ve kaynak israfına yol açacaktır. Çünkü FTR hekimi de bu testi uygulamak yerine hastayı tekrar fizyoterapiste yönlendirecektir. Dolayısıyla, fizyoterapistlerin bağımsız hareket etmesi, hem sağlık sisteminin yükünü hafifletir hem de hastalara hızlı ve etkili bir hizmet sunulmasını sağlar.
Fizyoterapistlerin mesleki otonomileri, kapsamlı eğitimleri ve uzmanlık alanlarına dayanmaktadır. Eğitim süreci boyunca, hastaların fiziksel fonksiyonlarını bağımsız olarak değerlendirme ve tedavi etme becerileri kazandırılmaktadır bizlere. Bu yetkinlik, sağlık hizmetlerinde etkinliği artırırken, fizyoterapistleri multidisipliner ekiplerin önemli bir parçası haline getirir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Rehabilitasyon 2030 Girişimine baktığımızda, fizyoterapistlerin birinci basamak sağlık hizmetlerindeki rollerinin genişletilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Bu girişim, fizyoterapistlerin yalnızca sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmadığını, aynı zamanda sağlık sistemlerini daha sürdürülebilir hale getirdiğini vurgulamaktadır. DSÖ, fizyoterapistlerin bağımsız çalışmasının, rehabilitasyon hizmetlerine erişimi artıran ve sağlık sistemlerindeki yükü hafifleten bir çözüm olduğunun altını çizmektedir.
Sonuç olarak Fizyoterapistler, sağlık hizmetlerinde birey odaklı, bilimsel ve mesleki temellere dayalı bağımsız uygulama yetkileriyle, hem hastalar hem de sağlık sistemleri için vazgeçilmezdir. Gelişmiş ülkelerde bu uygulamalar yaygınlaşmış ve etkileri kanıtlanmıştır. Türkiye'de de bu yönde atılan adımlar, sağlık hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunulması için kritik önemdedir. Fizyoterapistlerin rollerini genişletmek yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda halk sağlığı için bir çözüm olarak görülmelidir.
Fizyoterapistler olarak, yalnızca tüm dünyada bilimsel ve uluslararası standartlarla kabul edilen mesleki yetkilere sahip olmak istiyoruz.. Hekimlerin yetki alanlarına müdahale etme gibi bir amacımızın olmadığını devamlı anlatıyoruz ve anlatmaya da devam edeceğiz.
Kahramanmaraş’ta konteynırda kalan depremzede, kar yağışının ardından isyan etti:
“Hükümet sesimi duy! Karda kışta ölmüşüm, isterseniz Silivri’ye götürün beni.”
+ Ben iyiyim. Enerjimizi daha önemli konularda harcayabiliriz.
- Şu anda bundan daha önemli ne olabilir ki?
+ Bilmem, belki de Gazze'deki insanların hayatları daha önemlidir.
ABD'li aktörün, Yahudi sunucuya verdiği cevap gündem oldu.