🔴Eğitim Sen Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim Raporu
Okulda Şiddeti Önlemek İçin Temel Politika Önerileri:
✔️Eğitim temel bir haktır. Piyasacı eğitim politikaları terk edilmeli; kamusal, eşit, ücretsiz, bilimsel, laik cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim güvence altına alınmalıdır.
✔️Eğitim politikaları demokratik ve katılımcı süreçlerle belirlenmeli; eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler karar süreçlerine etkin biçimde katılmalıdır.
✔️TYMM iptal edilmeli; bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve çoğulculuğu esas alan yeni bir müfredat hazırlanmalıdır.
✔️Sınav ve rekabet odaklı eğitim sistemi terk edilmeli; öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarını esas alan bütünlüklü bir eğitim modeli kurulmalıdır.
✔️Sınıf mevcutları 20-25 kişiye düşürülmeli; her öğrencinin öğretmen tarafından görüldüğü ve desteklendiği pedagojik bir güvenlik eşiği oluşturulmalıdır.
✔️İkili öğretim, kalıcı yaz saati uygulaması ve fiziki yetersizlikler sona erdirilmeli; eğitim süreçleri çocuğun biyolojik ritmine, gün ışığına ve gelişimsel ihtiyaçlarına uygun planlanmalıdır.
✔️Okul mimarisi çocukların sosyal, kültürel, pedagojik ve fiziksel ihtiyaçları esas alınarak yeniden düzenlenmeli; okullar demokratik yaşam alanları haline getirilmelidir.
✔️Tüm öğrencilere günde en az bir öğün ücretsiz ve nitelikli yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır. Bu uygulama sosyal yardım olarak değil, kamusal bir hak olarak sağlanmalıdır.
✔️Her okula yeterli sayıda psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı atanmalı; kadrolar öğrenci sayısına ek olarak yerel risk analizlerine göre belirlenmelidir.
✔️Okul güvenliği pedagojik ilkeler doğrultusunda sağlanmalı; öğrencileri kuşatan ve okulları güvenlikçi mekânlara dönüştüren uygulamalardan kaçınılmalıdır.
✔️Veliler; öfke yönetimi, bilinçli ebeveynlik ve çocuk hakları konularında sürekli eğitim süreçlerine dahil edilmelidir.
✔️Müfredata dijital yurttaşlık ve siber zorbalıkla mücadele içerikleri eklenmeli; güvenli raporlama mekanizmaları kurulmalıdır.
✔️Eğitim emekçilerine kriz yönetimi, akran arabuluculuğu, travma duyarlı pedagoji ve onarıcı disiplin konularında nitelikli hizmet içi eğitimler verilmelidir.
✔️Öğretmen ihtiyacı kadrolu ve güvenceli istihdamla karşılanmalı; ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarına son verilmelidir.
✔️Öğretmenleri hedef haline getiren, mesleki saygınlığı zedeleyen ve asli görevlerinden uzaklaştıran angarya uygulamalara son verilmelidir.
✔️Bireysel silahlanmayı sınırlandıracak yasal ve idari düzenlemeler derhal hayata geçirilmeli; Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenli Okullar Bildirgesi’ni imzalamalı ve uygulamalıdır.
https://t.co/MBgr508JDq
Eğitim Sen, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonunda açıkladığı raporda, “okulların ticari pazar alanına dönüştürüldüğü, bilimsellikten ve laiklikten uzaklaşıldığı, çocuk yoksulluğunun ve güvencesizliğin derinleştiği” değerlendirmesinde bulundu.
https://t.co/whb4YD6VPX
Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İzzet İldeş, geride kalan eğitim yılını “eğitimin değersizleştirildiği ve eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırıldığı bir dönem” olarak değerlendirdi.
https://t.co/py3hoBhf89
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan kadın öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümü, yalnızca bir ölüm haberi olarak geçiştirilemez; kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkını, güvenli çalışma koşullarını ve kamusal koruma yükümlülüğünü doğrudan ilgilendiren ağır bir sorumluluk alanıdır. Bu ölümün ardındaki tüm iddialar açığa çıkarılmadan; olası ihmal, baskı, mobbing, şiddet ve idari sorumluluklar etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulmadan bu dosyanın kapatılmasına, gerçeğin karartılmasına ve sorumluların korunmasına izin verilemez.
Kadın eğitim emekçilerinin görev yaptıkları yerlerde karşı karşıya kaldığı yalnızlaştırma, baskı, mobbing, güvencesizlik, elverişsiz barınma ve çalışma koşulları, idari keyfiyet ve şiddet riski; iktidarın kadınların yaşamını, emeğini ve güvenliğini korumayan politikalarından bağımsız değildir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıyla, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı uygulamalarla, cezasızlık politikalarıyla ve kamu kurumlarında yaygınlaşan erkek egemen yönetim pratikleriyle kadınların yaşam hakkı sistematik biçimde ihlal edilmektedir.
Kadınların yaşam hakkını savunmak şiddete, baskıya, mobbinge, cezasızlığa ve erkek egemen idari anlayışa karşı kamusal sorumluluğu büyütmeyi, eşit ve özgür bir yaşam için kararlı biçimde mücadele etmeyi gerektirir. Irmak Ayşe Koparan’ın ölümü tüm yönleriyle aydınlatılmalı, varsa idari baskı, mobbing, şiddet, ihmal, görevi kötüye kullanma, başvuruların dikkate alınmaması ve koruma mekanizmalarının işletilmemesi gibi tüm iddialar etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulmalıdır.
Eğitim Sen olarak, Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, sevenlerine ve tüm eğitim emekçilerine baş sağlığı diliyor, ölümünün üzerinin örtülmesine, sorumluların korunmasına ve kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkının görmezden gelinmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.
Sendikal Karara Yargı Eliyle Müdahale Kabul Edilemez!
“Öğrenci Gelişim Raporlarını
Doldurmuyoruz” kararımızın MEB tarafından yargı eliyle iptal edilmesine karşı düzenlediğimiz ortak basın toplantısı ile kararımızı basına ve kamuoyuna duyuruyoruz. https://t.co/z3tXpWKQSf
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!
🔴ODTÜ’de Yaşanan Provokatif Girişimler Kabul Edilemez! Üniversiteler Gerilimin Değil, Demokratik Yaşamın Alanlarıdır
Eğitim Sen olarak;
✔️Üniversitelerde gerilim yaratmayı hedefleyen provokatif girişimleri reddediyoruz.
✔️Şiddeti, hedef göstermeyi ve kutuplaştırıcı dili kabul etmiyoruz.
✔️Üniversitelerin güvenlikçi politikalarla değil; demokratik katılım, özgürlük ve çoğulculuk temelinde var olması gerektiğini savunuyoruz.
✔️Gençliğin demokratik taleplerinin kriminalize edilmesine karşı durmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz.
İnsan, toplum ve doğa yararına üniversite mücadelemiz; özgür bilimi, özerk üniversiteyi ve demokratik yaşamı savunma mücadelesidir.
✔️ODTÜ’nün özgürlükçü, demokratik ve dayanışmacı geleneğine sahip çıkmaya; üniversitelerde baskının, provokasyonun ve kutuplaştırmanın değil dayanışmanın ve özgür yaşamın egemen olması için mücadele etmeye devam edeceğiz.
https://t.co/QIUQ3GvsMc
Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığımız #YaşamNöbeti an itibarıyla devam ediyor.
Eğitim ve yaşamın şiddetten arındırılması için sizleri nöbetimize destek olmaya bekliyoruz.