Ey iman edenler! Hepiniz tam bir teslimiyet ile İslâm’da sebat edin ve (sakın) şeytanın adımlarına (telkinlerine) uymayın. Şüphesiz o (şeytan) sizin için apaçık bir düşmandır.
(Bakara Sûresi 2/208)
Serhend Takvim
رسالة رئيس السنغال لمنتخب بلاده:
"حافظوا على الصلاة في وقتها، ولا تقطعوا قراءة القرآن، ويجب على ساديو ماني أن يكون إمام الفريق لأن صوته جميل في التلاوة."
إن اكرمكم عند الله أتقاكم 🤍
Bana şu altı şeyi yapmayı garanti edin, ben de size cenneti garanti edeyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin. Söz verdiğinizde yerine getirin. Size bir şey emanet edildiğinde ona riâyet edin. Namusunuzu koruyun. Gözlerinizi haramdan sakının. Ellerinizi kötülüklerden çekin.
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 323)
Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni [ k.s.a ] Hazretleri Buyurdular:
Büyük ariflerden Şeyhu’l-İslam Ahmed Cami Hz.lerinin huzuruna bir Türkmen beyi geldi.
Yanında ailesi de vardı. Kadının elinde son derece güzel yüzlü bir çocuk bulunuyordu. Çocuğun iki gözü de kördü. Anne-baba büyük bir ızıdırap içindeydiler. Üzüntü ile Ahmed Cami Hz.lerine yaklaştılar ve:
“Efendim! Bu bizim tek oğlumuz; her şeyi güzel, fakat iki gözü görmüyor. Dünyayı gezdik, pek çok doktora gittik, bir çare bulamadık. Dua edecek bir çok veliye ve ulu kişiye gittik, fakat sonuç alamadık. Bizim malımız çoktur; bu yolda hepsini feda etmeye hazırız. Sizin dualarınızın Allah katında kabul edildiğini işittik; kapınıza geldik. Lütfen şu oğlumuza bir nazar ve dua edeniz de gözleri açılsın; bütün malımızı size hediye edelim. Eğer siz de himmet etmezseniz, biz kendimizi yerden yere vurup helak olacağız. Bizi boş çevirmeyin!” diye yalvarmaya başladılar. Ardından yüksek sesle ağlamaya başladılar. Ulu veli böyle bir istek karşında irkildi. Çünkü kendisinden mucize gibi bir şey isteniyordu. Bunu edebe aykırı buldu ve onlara:
“Bu ne acaib bir istek! Körlerin gözlerini açmak Hz. İsa Peygamberin (a.s) mucizesidir. Ahmed Câmi kim oluyor ki ondan bu işi istiyorsunuz? Dedi ve yavaş yavaş oradan uzaklaştı. O sırada Türkmen Beyi ile hanımı kendilerini yere atıp hıçkırarak ağlamaya başladılar. İşte o Anda Ahmed Câmi Hz.lerinin kalbine ilahi bir varidat ve nur hücum etti; içinde bir ses yankılandı, Hazret kendisini tutamadı, iradesi dışında dilinden:
-Biz yaparız, o değil!” sözleri döküldü.
Yanında bulunanlar bu sözü işittiler. Ahmed Câmi birden geri döndü; çocuğun yanına gitti, iki baş parmağını küçük yavrunun gözlerine dayadı ve: “Allah’ın izniyle aç gözlerini ve gör! diye seslendi.
Ellerini çekti, çocuk ışıl ışıl görmeye başladı. Herkes dehşet içinde kalmıştı. Anne-babası çocuğa sarılıp ağlamaya başladılar ve izin alıp sevinç göz yaşları içinde oradan ayrıldılar. Orada bulunanlar Ahmed Câmi Hz.lerine:
-Efendimiz! Önce: ‘Ahmed kim oluyor ki bu işi yapsın’ dediniz, sonra da: “Biz yaparız, o değil’ buyurdunuz. Bu sözlerin manası ne idi? diye sordular; Hazret şu cevabı verdi:
-İlk söz benim sözümdü ve doğrusu bu idi. Ben tek başıma bu işe güç yetiremezdim. İkinci söz bana ait değildi; o kalbime ilham edildi, sırrıma indirildi. O Rabbime ait bir ilhamdı. Bana:
“Ölüleri İsa mı diriltir, körlerin güzünü İsa mı açar, dilsizlerin dilini İsa mı çözer? Onların hepsini biz yaparız!” dendi. Sonra da:
“Geri dön, biz o çocuğun güzünün açılması için seni vasıta yaptık” buyruldu. Bu mana kalbime öyle tesir etti ki iradem dışında dilimden döküldü. O söz ve iş Cenab-ı Hak’tan geldi; Ahmed’in elinde zuhur etti, nefesinde gözüktü.”
Allahım! Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Ey celâl ve ikram sahibi! Beni ve ailemi, dünya ve ahiretin her anında sana ihlâslı kullardan eyle.
(Ebû Davud, Salât, 360)
Serhend Takvim
انا كل يوم بيزيد حبي وتقديري للسنغال👏👏
مدرب السنغال بابي ثياو تريند دلوقتي في امر ىكا بسبب تصريحاته في المؤتمر الصحفي
الصحفي : كانت هناك رياح شديده في ولايه نيوجيرسي اليوم والامن طلب من اعضاء البعثه عدم الخروج حفاظا علي سلامتكم لماذا خرجتم للصلاه؟
بابي ثياو : وهل يوجد شيئ اهم من الصلاه؟؟ اعتقد ان هذا سؤال ليس من شأنك انت خائف من رياح ونحن نخاف من الله الذي صنع الرياح نحن هنا من اجل لعبه ترفيهيه ونسينا اننا مخلوقين من اجل عباده الله
لو كان نهائي كاس العالم اليوم ونحن طرف في النهائي لخرجنا لأداء صلاه الجمعه حتي لو كلفنا خساره البطوله لاتتحدث معنا عن شعائر تخص ديننا.
افسم بالله الواحد فخور بالسنغال وخير ممثل للقاره الافريقيه تصريحات بابي ثياو عملت جدل كبير النهارده انا مشوفتش قوه وايمان كده في حياتي الصحفي حرفيا سكت ومعرفش يتكلم بعد الكلمتين دول....انا من النهارده سنغالي👏👏👏♥️♥️♥️
Şeyh Seyid Sultan Muhammed Saki Elhüseyni K.s Hz Bugün Medrese Sohbeti
Allah islamın başından bu zamana kadar bize iki büyük mucize vermiştir.
Birincisi Kuranı Kerim
İkincisi Peygamber a.s.v Efendimizin sevgisidir
Allah bizi bu iki nimetten ayırmasın.
https://t.co/UGEuQ2ccZq
İnsanlar şu iki şey sebebiyle helâk olurlar: Bunlardan biri tövbeye erişeceklerini ümit ederek günah işlemeleri, diğeri ise uzun yaşayacaklarını ümit ederek tövbeyi geciktirmeleridir.
(Süfyân-ı Sevrî [rahmetullahi aleyh])
Serhend Takvim
Ya Rabbi!
Bu gün Arefe günü. Hacılar Arafat’ta vakfe yapıyorlar. Onların dualarına bizi de kat. Onlarla berber bizleri de affet!
İslâm alemine selâmet ver. Mazlumları kurtar.
Amin!
Duanın en faziletlisi, arefe gününde yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin dediği en faziletli söz, “Lâ ilâhe illallahu, vahdehû lâ şerîke leh” (Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, tektir. O’nun ortağı yoktur) sözüdür.
(İmam Mâlik, el-Muvatta, Kur’ân, 8)
Serhend Takvim
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. (Ey müminler!) Siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah (hesap günü) hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
(Bakara Sûresi 2/148)
Serhend Takvim
Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] en çok yaptığı dua şuydu: “Allahım, bize dünyada da ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” (Rabbenâ duası)
(Buhârî, Daavât, 55)
Serhend Takvim
📍İNŞİRAH
Cerrah, ''3 tane göğüs kemiğin tümörden dolayı çürümüş, onları kesmem lazım'' dediğinde, paniklemeden,
- Sonra'' diye sordum.
+Onların yerine platin yerleştireceğim, göğüs kemiği vazifesi görecek.
- X Ray cihazından geçerken öter mi?
+Sanmam ama öterse beni de bilgilendirirsin.
Kalbe yakın aort damarı üzerindeki tümör 7 santimetreden büyüktü ve cerrahım bunun oldukça tehlikeli olduğunu en kısa sürede alınacak kemoterapi tedavisiyle ne kadar küçültülebilirse bu yönde bir sürecin ilerlemesi gerektiğini söylemişti. Oldukça acı veren ve bitkin düşüren bir kemoterapi sürecinin ardından yine cerrah ile bir araya gelmiştik. Şaşkınlığını dile getirdiği cümlelerle ifade ettikten sona,
- 7 cm'lik tümör yarıdan fazla küçülmüş ve iki göğüs kemiğin de nasıl olduğu konusunda fikir sahibi değilim ama kendi kendini yenilemiş. Sadece 1 göğüs kemiğinle ilgili platin takma düşüncem var, 9-10 saat sürecek ameliyatın da bu şaşırtıcı iyileşmeyle 2-3 saatte falan sona erecek gözüküyor.
-Hayırlısı...Rabbimize teslimiz, O'na aidiz ve O'na döndürüleceğiz.
Bir yandan tıbbi desteğini önceleyen cerrah diğer yandan benim inanca dair bağlılığıma şahit olunca, kendisini vesile gördüğümü şifa makamı olarak da Rabbe tam teslimiyet gösterdiğimi fark etmişti.
Ameliyat sonrasında herhangi bir platin takma işlemi yapılmamış, o birkaç günlük esnada da diğer göğüs kemiğinin hiç el değmeden onarıldığına şahit olan cerrahın, ''Nasıl olduğu konusunda yine fikir sahibi değilim, kesip yerine platin takmayı düşündüğüm 3 göğüs kemiğin de kendi kendini onarmış'' sözlerini İlahi mucizeye bağlayarak, ''Allah'tan'' diyerek tamamlamıştı.
Cerrahın şaşkınlığı benim için şaşırtıcı değildi. Çünkü kanser olduğumu öğrendiğimden itibaren her gün hem de defalarca kalbimin ve ruhumun derinliklerinde hissederek İNŞİRAH SURESİNİ okumuş, o suredeki ayetlerin manevi gücüne, maddi gerçekliğine sıkıdan sıkıya bağlanmış ve tıbbi vesilelere de yapışarak Rabbimize gerçek bir mütevekkil olarak tevekkül etmiştim.
Ve o inanç, o tevekkül, o yönelme; hikmet sahibi, çok çok merhametli, çok çok bağışlayan, tövbeleri çok çok kabul eden, sonsuz kudret sahibi Rabbimizin acımasıyla şifaya dönüşmüştü. Gerçekten de izzet ve şeref sahibi Rabbimizin ayette de buyurduğu gibi; Güçlükle birlikte bir kolaylık vardı.!
Bu geçici imtihan dünyasında dünyevi güçlüklerle karşılaşan kardeşlerime bir reçete, bir vesile, bir kolaylık kılavuzu olsun ve sıkıdan sıkıya yapışsın diye hayatımın bir kesitinde faydasını gördüğüm ve tarafı olduğum bu sınavı paylaşmak istedim..
📍İNŞİRAH SURESİ
(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı? Senin şânını yükseltmedik mi?
Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
Ancak Rabbine yönel ve yalvar.