2013 yılında O Ses Türkiye’ye katılan bir yarışmacının, söylediği şarkının gerçek bir dile ait olmadığı ve kendi uydurduğu kelimelerden oluştuğu ortaya çıktı.
Gençlerimiz, Epstein dosyasından çok şey öğrenebilir. Bu dosya, deli bir istisnai insanla ilgili değil. Bu dosya, güçten ve tatminsizlikten zehirlenmiş insanın dünyanın içini boşaltma yarışında kendisine sessiz yandaşlar toplaması ve nicelerini yoldan çıkarabilmesi ile ilgili.
On senelerdir, tüm öğrencilerime ve kariyer günleri konuşmalarıma gelen bütün gençlere, "yükseklere dal atacak ağacın kökleri derinde olmalı, oralarda rüzgarlar daha başka" derim. Gerçekten sizi seven ve sevdiğiniz insanlarla besleniyorsanız, aile geleneklerinizle ve sizi ısıtan güvenli limanlarınızla beraber kadir kıymet bilerek yolunuzu yürürseniz, size cayır cayır kabahatlerinizi söyleyecek ve o esnada da tereddütsüz yanınızda duracak dostlar edinip koruduysanız, istediğiniz yolu istediğiniz gibi yürüyün, mesele yok. Karşınıza nasıl insan çıkarsa çıksın ekseninizden sapmazsınız. Nitekim, yükselip rağbet gördükçe karşınıza iyinin de kötünün de en gösterişli örnekleri çıkacaktır. Zamanla ayıklarsınız ve herkese sizin hayatınızda sahip olması gereken doğru rolü verirsiniz.
Ancak hızlı büyüyeceğim ve yükseleceğim diye sadece gövdeye, dala, yaprağa yüklenirseniz, köklerinizi derinleştirip genişletmeyi ihmal ederseniz, kendi içinde huzurlu insanlara tahammülü olmayanların ve o huzurlu insanları kendisi gibi arsızlastırma açlığı hiç bitmeyenlerin rüzgarlarında merkezinizi yitirirsiniz. Devrilip gidersiniz. Size güvenmediğimden söylemiyorum. O rüzgarları iyi bildiğimden, bu mücadelenin ne kadar ciddi olduğunu çok tecrübe ettiğimden söylüyorum.
Ben de her insan kadar bol, belki daha fazla, kabahati olan biriyim. Bizim etrafımızdaki herkes gibi, bemim de en temelimde iyiye, güzele, huzura yönelim vardır. Oysa ana kalibrasyonu bu olmayan insanlar da var. Gençler böylelerini henüz pek tanımadı. Denk geldiklerinde de tanıyabilmeleri önemlidir. Kendilerini kökleri ile beraber savunabilmeleri için gereklidir. Çoğu insan, kabahatleriyle, çıkardığı derslerle, iyisiyle, kötüsüyle, eksikleriyle, daha olgun, merhametli, anlayışlı ve kanaatkar bir noktaya doğru evrilir ve yaşlanır. Ancak bazıları yolda pusulasını öylesine kaybeder ki, insanların köklerine dair, onları sabitleyen ve onlara eksen kazandırıp huzur veren, onlara yön veren her şeyi düşman bilirler.
Epstein dosyası ile ilgili olarak pek sorulmayan bazı başka soruları sorarak gençler kendilerinin tehlike ve risk tanımlarını bu yönden kuvvetlendirebilirler:
Örneğin, kabe örtüsünün bir zerresine sahip olmak, Epstein gibi bir insana ne katar? O buna neden talip olur? Söyleyeyim: Güçten ve korkudan başka beslenme kaynağı kalmayan, elini attığı her şeyi elde ettikçe elinin hissini kaybeden insanlar, bu kötülük girdabında kalpleri kararıp kalınlaştıkça, herkesi kendileriyle bir zemine alma yolunda iyice arsızlaşırlar. Herkesi ve her şeyi küçümseyerek ve küçülterek, içini kendi elleriyle boşalttıkları hayatlarının anlamsızlığının kendilerine özgü olmadığına, dünyayı ve hayatı kendilerinin tariflediğine inanmaya başlarlar.
Ona kabe örtüsünden parça gönderilirken gönderen tarafından milyonlarca insanın dualarından, gözyaşlarından, umutlarından bahsedilmesi bundandır. Zira alıcı bununla beslenmektedir. Ruhsuz ve kapkara olabilirim, ama bak bende ne var, derdindedir.
Epstein kadar şeytanlaşmışı inşallah karşınıza çıkmasın ama bu arsızlık, kendi doymak bilmezliğine ortak etme veya meze etme çabası, mutlaka çeşitli şekillerde karşınıza çıkacaktır. Daha küçüklerini tanıyabilmek için gösterişli örneğine çalışmak isteyebilirsiniz.
Epstein, bu kalp korozyonu tamamen kontrolsüz bırakılıp sonuna kadar teşvik edildiğinde, güçle de buluşturulursa, görüntünün ne olacağına dair iyi bir örnektir. Mideniz kaldırdığı ölçüde bu dosyayı incelemek ve özellikle de onunla karşılaşıp yolunu değiştirebilenlerin bunu nasıl teşhis edip nasıl yaptığına bakmak isteyebilirsiniz.
Epstein, bir günde Epstein olmadı. Etrafında insanlar toplayıp onların nüfuzundan beslendi. Neticeyi taşlamak, yeterince öğretmez. Yolculuğu incelemek gerek.