İBB Davası'nda savunma yapan tutuklu Ramazan Gülten, yürüttüğü faaliyetlerin tamamen hukuki birer yükümlülük olduğunu belirtti. İddianamedeki 'örgüt' suçlamasına dikkat çeken Gülten, "İddianame incelendiğinde, suç örgütü olarak gösterilen yapının İBB'nin kurumsal yapısından ibaret olduğu görülüyor" dedi.
https://t.co/YoFyFnudLp
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Kemal Bey ‘Eylül’de kurultayı açıklayacağım’ diye haber gönderdi, grup toplantısında konuşmak istedi. Dedim ki, ‘Bunu açıklasın, o kürsüden kendim anons ederim Kemal Bey’i…’
Ama o aracıya göre, muhtemelen birileriyle konuştu, vazgeçti.”
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
Binalardan çıktık, milletle yürüyoruz.
Bugün Tarihi Ulus Hali’nde esnafımızla, vatandaşlarımızla bir aradaydık. El sıktık, yüz yüze baktık, umut gördük.
Millete sırtını dönenin yolu daralır. Yönü şaşar.
Bizim yolumuz açık, yönümüz millettir.
Millet bizimledir!
Vatanını sevenler, bayrağını sevenler, ülkesini sevenler bir araya geliyor.
Mesele parti meselesi değil. Mesele ülkemizin kutsal değerlerine sahip çıkma meselesi. Bizi biz yapan tüm değerlerimizi koruma meselesi.
Ülkemizi demokrasiden, cumhuriyetten ve özgürlükten ayrılmaması için hep birlikte mücadele edeceğiz.
Hep birlikte bu zorba iktidardan kurtulacağız. Milletimiz rahat bir nefes alacak.
Öğretmenlere günlerdir resmen zulmediliyor!
İnsanca çalışmayı, taban maaş hakkını geri almayı, verilen sözlerin tutulmasını ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesini isteyen öğretmenler yerlerde sürükleniyor, sert müdahale ve ters kelepçelerle gözaltına alınıyorlar!
Seslerini duyurmak, dertlerini anlatmak için Meclis’e geldiler, burada da polisten şiddet gördüler.
En acısı; aynı saatlerde Meclis’teki komisyonda okullardaki şiddet olayları görüşülüyordu!
Bu ülkede adalet isteyen, hakkını arayan, emeğine sahip çıkan kim varsa, karşısına hukuksuzluk, baskı ve kötülük çıkıyor.
Öğretmenlere bu muameleye izin verenlere, eğitim sistemini bu noktaya getirenlere yazıklar olsun!
Bunların da elbet hesabı sorulacaktır.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“Kemal Bey ‘Eylül’de kurultayı açıklayacağım’ diye haber gönderdi, grup toplantısında konuşmak istedi. Dedim ki, ‘Bunu açıklasın, o kürsüden kendim anons ederim Kemal Bey’i…’
Ama o aracıya göre, muhtemelen birileriyle konuştu, vazgeçti.”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’tir.
Parti iradesine, üyelerimizin demokratik tercihine sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz.
CHP halktır, halkın dediği olur!
@ozgurcelikchp
CANLI BLOG | İddianamede hangi fiilinin ihaleye fesat karıştırma veya nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair tek bir somut tespit bulunmadığına vurgu yapan Gülten, örgüt yöneticisi olarak gösterilen Fatih Keleş'le hiçbir irtibatının olmadığını, dosyada herhangi bir iletişim kaydının konulamadığını belirtti.
2002 yılında bir kanunun yasalaşma süresi ortalama 121 gün iken, 2026 yılında bu süre 15 güne kadar düşmüştür.
Bu, yasama faaliyetinin güçlendiğini değil; denetim, müzakere ve katılım mekanizmalarının zayıfladığını göstermektedir.
Bir kanun 121 gün boyunca komisyonlarda tartışılıp toplumun farklı kesimlerinin görüşleri alınırken, bugün aynı süreçlerin 15 güne sıkıştırılması;
Hukuk devleti ilkesini, yasama kalitesini ve demokratik meşruiyeti tartışmalı hale getirmektedir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yaptırım talebinin de yer aldığı Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu 381 oyla kabul edildi.
İktidarın muhalefetsizleştirme, CHP’yi kontrol altına alma, Anayasa’yı rafa kaldırma, yargıyı siyasallaştırma eylemleri uluslararası camiadan açık bir kınama almış oldu.
📍 Bu operasyonların baş aktörü Akın Gürlek, adeta “istenmeyen kişi” ilan edildi.
İlk kez bir Adalet Bakanı bu yaptırıma tabi tutuldu.
İktidar kanadı ve Adalet Bakanı her ne kadar “tavsiye niteliği taşıyan siyasi metin” dese de bu rapordan Akın Gürlek’in isminin çıkarılması için çaresizce yoğun bir temas sürdürdüler.
Bu raporda dikkat çekilen hukuksuzluklar şöyle sıralandı:
📌19 Mart 2025'ten bu yana uydurma ithamlarla ve temel ceza hukuku ilkeleri çiğnenerek cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu’na geniş yer verildi. Bu tablonun, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ana muhalefetin güçlü adayını siyaseten engelleme çabası olduğu vurgulandı.
📌CHP'li 18 ve DEM Partili 10 belediye başkanının görevlerinden uzaklaştırılarak tutuklanması, raporda sert biçimde eleştirildi.
📌 Can Atalay ve Tayfun Kahraman davalarında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararların görmezden gelindiği belirtildi.
📌Yargının bağımsız olmadığına, tarafsızlığını yitirdiğine ve çifte standart uygulandığına dikkat çekilerek; Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının derhal hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.
CHP’yi etkisizleştirmeye yönelik mutlak butlan süreci ayrı bir raporda ele alınacak.
Bu rapor, ülkemizin içerisinde bulunduğu hukuksuzluk ve tek adam rejimini ne yazık ki açıkça ortaya koymuştur.
#CHP
#AkınGürlek
#AvrupaParlamentosu
#Hukuk
#Yargı