“Halkı yanıltıcı bilgiyi alanen yayma” ve “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla sevk edildiği mahkeme öncesinde @Basaranaksu_’nun yaptığı konuşmadan: “Bugünün Türkiye’sinde halka yanıltıcı bilgi verme suçu işlenmeden gerçekleri ifade etmek … imkansızdır”.
Gösterdiğimiz bu yönetme cüreti siyasi iktidarın ayaklarını yerden kesmeye yetmiştir. Bu irade büyüdükçe daha çok korksunlar. Durmak yok mücadeleye devam!
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde mücadeleyi sürdüren sıra arkadaşlarımızı selamlıyoruz.
Kayyımlarla, baskılarla ve yasaklamalarla mücadele etmenin tek yolu fiili-meşru-militan direniş pratiğidir.
İşgale karşı işgal!
Bilgi Üniversitesi Yalnız Değildir!
Bilgi Üniversitesinin bir gecede alınan kararla kapatılmasına karşı başlatılan direniş alanında insanlara neden burada olduklarını sorduk.
Yazı| Ne İntihar Ne Kaza Bu Bir Cinayet!
İlayda Zorlu’nun devlet-polis-aile işbirliğinde katledilişinin 1. ayında Öğrenci Kolektifleri (@kolektifler12 ) Yürütme Kurulu üyesi Eylül Naz Doğan yazdı.
https://t.co/AlOwwde7aB
Anne-Kız, İki Yoldaş
Muğla Milas’a bağlı İkizköy’de, Akbelen mücadelesi yedi yıldır yalnızca bir ormanı değil; toprağı, suyu, zeytinlikleri, köyleri ve yaşam hakkını savunuyor. YK Enerji’nin termik santrallerine kömür sağlamak için genişlettiği maden sahasına karşı İkizköylüler, şirketlerin kârına karşı yaşamı savunmaya devam ediyor.
Bu mücadelenin en güçlü hikâyelerinden biri de Nejla Işık ve kızı Esra Işık’ın anne-kız yoldaşlığı. Esra Işık, 42 gün tutuklu kaldıktan sonra köyüne döndü. Nejla Işık, “Evladımla sınadılar” derken; Esra, cezaevinde kendisini ayakta tutanın annesinin gururlu bakışları ve köyde dimdik süren direniş olduğunu anlatıyor.
Akbelen’de bu ilişki yalnızca bir anne-kız bağı değil; aynı toprağa, aynı geleceğe, aynı mücadeleye omuz verme hali. Nejla için Esra artık sadece evladı değil; arkadaşı, sırdaşı, yoldaşı. Esra için de annesi, bu yolda omzunu yasladığı en güçlü dayanak.
Onların sözleriyle: Bu mücadele bitmedi. Şirketler bu topraklardan gidene, zeytinlikler, çamlar ve köyler özgürlüğüne kavuşana kadar Akbelen direnmeye devam edecek.
Mayıs 2026, Milas/Muğla
Kiminle beraber olduğunuza bakarlar!
Bu bakanın binasının önüne işçiler onlarca kez gittiler kapı duvar oldu her zaman!
Tarihin en holdingçi çalışma bakanıyla gülümsemeli pozlar vermek için Disk’i Ankara’ya taşıdılar!
89 gündür sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutsak tutulan Afyon Kocatepe Üniversitesi Yoldaşımız Ceren Bostancı’nın duruşması yarın görülecek.
Afyon 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde havalandırmaya erişim hakkı engellenen, çıplak arama işkencesine maruz kalan, ajanlaştırma dayatılan ve tutukluluğu süresince görüş başvuruları reddedilen yoldaşımız Ceren ve tüm siyasi tutsaklar nezdinde hedef alınan gençliğin proleter devrimci mücadelesidir.
Memleketin ücra köşelerine kadar uzanan gençlik mücadelesine karşı faşizan pratikleriyle devrimcilere sopa gösteren devlet karşısında sırtımızı dayadığımız tarihin gerçekliği ve işçi sınıfının gücü ile meşru-militan mücadelemizi bulmaya devam edecek.
Ceren’i alacağız, mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz!
''Bir madenci kaba bir dille sözümüzü kesti, belini açıp sargılarını gösterdi. “Bırakın kardeşim bunları, biz sizi biliyoruz. Bakın ben belimi kırdım, bu halde geldim bu toplantıya. Sizi bilmesek, güvenmesek gelir miydim buraya? Ne zaman başlıyoruz, bize onu söyleyin” dedi.''
Faşist Provokasyona Geçit Vermeyen Sıra Arkadaşlarımızın Yanındayız!
ODTÜ bahar şenliğinde alanı provoke eden faşist gruba karşı direnen sıra arkadaşlarımız ev baskınlarıyla, sokaklardan gözaltına alınıyor. Ne devlet eliyle alanlara girerek provokasyon yapanlar ne de gözaltılar bizi yıldırabilir.
Holdinglerin aparatı, tüm toplumsal mücadelelerde mücadeleyi bölmek için konum alan faşist çeteler, halkımızın hassasiyetlerine yaslanarak suçlarını gizleyemezler.
Halkımız kazanacak, holdingci çeteler aşağıdan yukarıya tarihe karışacak.
Kendimize güveniyoruz, halkımıza güveniyoruz, insanlığın on bin yıllık özgürlük arayışına güveniyoruz.
Celalileriz biz. Kimse önümüzde duramaz. İleri!