Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ali Korkmaz ve Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Fatih Çelik ile yeni yönetimi ile bir araya geldik. Başkan Çelik ve yeni yönetimine hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
Sn. Kılıçdaroğlu, Baykar'dan bahsederken "tek sorunumuz rekabet ortamının yaratılması" demişsiniz.
Sadece siz değil, son dönemde karşılaştığımız iftira ve karalamaları dile getirenler de bu temelsiz argümana sarıldılar.
Daha önce size ve diğerlerine cevaben anlattıklarımızı tekrar tane tane izah edeceğim.
Hatırlarsanız, Milli SİHA’lara jitem diyen, bize devlet şirketlerinden insan kaynağı çalma iftirası atan, belediyeden para aldığımız yalanını söyleyen vekillerinizi neden Diyarbakır’da, İzmir’de, Malatya’da listelerde yükselttiğiniz sorusunu cevaplamamıştınız. Sezgin Tanrıkulu’nun ismi verilince duymazdan gelmiştiniz.
Rahmetli Babamız bu iftiraları size yıllar önce mektupla ve telefonda şikayet etmiş fakat o zaman da duyars��z kalmıştınız.
Nihayet, başka bir iftirayı siz atınca, Babamız Özdemir Bey size dava açmış ve mahkeme sizi tazminata mahkum etmişti.
Kazanılacak tutarın da şehit ailelerine bağışlanmasını vasiyet etmişti.
Bu tutarsız halinizi bir kez daha milletimizin takdirine sunuyoruz.
Rekabet meselesine gelince...
Baykar, rekabet sayesinde doğdu, rekabet ederek sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri oldu.
Türkiye Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üretti, İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti.
Hâlihazırda Türkiye’de İHA üretimi yapan biri vakıf şirketi, 7 firma var. Hangi tekelden bahsediyorsunuz?
Baykar, ABD, İsrail ve Çin firmalarını rekabette geride bıraktı, 30 ülkeye ihracat yaptı. Dünyanın en büyük İHA ihracatçısı oldu.
Biz mi rekabetten çekineceğiz?
Baykar, şimdiye kadar Ar-Ge yatırımının tamamını öz kaynaklarıyla yaptı. Tek kuruş nakit, devlet hibesi ya da banka kredisi almadı. Elde ettiği tüm gelirlerin %75’ini, bu yılki gelirlerinin %99,3’ünü ihracattan kazandı. 2022 ihracatı 1.2 milyar dolar.
Rekabetten neden korkalım?
Türkiye’de toplam savunma harcamaları içinde Baykar’ın payı %1’in altında. Hangi tekelden bahsediyorsunuz?
Baykar’ın öncülüğünde 2.5 milyonu aşkın ziyaretçinin katılımı ile düzenlenen Teknofest’te bu yıl yarışan 332 bin takım ve 1 milyon genç içinde 4.000’den fazla İHA takımı vardı. Bu yarışmalardan yepyeni teknoloji şirketleri doğuyor.
Siz değil Türkiye’den, dünyadan bize benzer bir örnek daha gösterebilir misiniz?
Yunanistan'dan Amerika'ya kadar dünyanın en önemli yayın organları Milli SİHA'larımızın paradigma değiştirdiğini, savunma doktrinlerinin yeniden yazıldığına dair makaleler yayınladı. Ancak içerde yaptığımız işe dair söylenen, yazılan, hep aynı algı, hep aynı iftiralar...
Baykar rekabetten kaçar mı?
Desteklerken (!) keşke hakikati çarpıtmasaymışsınız.
Tekrar anlatayım; derdimiz Türkiye’de tekel olmak filan değil. Biz Türkiye için, terörle mücadelemiz i��in bu İHA’ları ürettik. Asıl Baykar öncesinde tekel ve yurtdışı bağımlılığı vardı. Ülkemizin bu alanda yakaladığı dünya liderliğini sürdürmesini istiyoruz. Nuri Demirağ’a konulan engeller konulsa, üretim izni verilmese, test uçuşları için izin verilmese, bu İHA’lar geliştirilmeye nasıl devam edilecek?
Amasız, fakatsız bir desteğinizi görmek için daha ne olması lazım…
Bizim için "rekabete girmeden iş yapıyorlar" iması yapmaktan vazgeçin.
Bizi ziyaretinizi tekrar tekrar anlatıyorsunuz. Fakat o ziyarette size anlattıklarımızı da, sonrasında ortaya koyduklarımızı da malesef hiç anlamamışsınız.
Biz gerçekleri anlatmaktan yorulduk, siz ise cümle arasına, kelime oyunlarıyla sıkıştırılmış ifadelerle hakikati çarpıtmaktan yorulmadınız.
Destek talebimiz yok, TAKOZ koymayın başka ihsan istemeyiz…
28 Mayıs'ta sandığa giderek tercihte bulunacak tüm kardeşlerimden, şu soruları kendilerine samimiyetle sormalarını istirham ediyorum.
Seçimden önce bedava ev vadedip sonrasında depremzedelerimizi misafir oldukları yerlerden atmaya kalkanlara itibar edilir mi?
Ne bürokratik ne de siyasi hayatında ülkeye hiçbir hayrı dokunmayan bir şahıstan bu millete fayda gelir mi?
17-25 Aralık darbe girişiminde FETÖ’cülerle iş tuttuğunu bizzat kendi ağzıyla itiraf eden birine güven olur mu?
Meydanlarda 6-8 Ekim olaylarının azmettiricilerini cezaevinden salma sözü verenlerin bölücü örgütle mücadele etmesi beklenebilir mi?
Rakiplerini tasfiye etmek için şantaj, tehdit, baskı, kaset kumpası dâhil her yolu meşru görenlerin siyasi ahlakına güvenilir mi?
Dün ak dediğine bugün kara diyen, dün söylediğini bugün inkâr eden, adı “çarkçıya” çıkmış birine elbette güvenilmez, evlatlarımızın geleceği emanet edilmez.
Milletimiz, 14 Mayıs’ta Meclis çoğunluğunu 323 milletvekiliyle Cumhur İttifakı'na vererek aslında iradesini beyan etti.
Cumhurbaşkanlığında da %49,5 oy oranıyla 27 milyonu aşkın vatandaşımız şahsımıza teveccüh gösterdi.
İnşallah 28 Mayıs’ı aziz milletimizin irade ve desteğiyle, rekor bir oy alarak tamamlayacağız.
Erdoğan'ın 45 günde hastane inşa ettiği Hatay Defne'de:
Kılıçdaroğlu'na %90,4, Erdoğan'a %8,4 oy çıktı.
CHP % 50.5,
AParti %6 oy aldı.
Sosyal Konut projelerine Hayır kampanyası yürütüp yüzlerce insanın ölümüne sebep olan TİP bile %28,2 aldı.
Hiç kimsenin Defne halkına hakaret,küfür ettiğini,
Bir kişinin olumsuz yorum yaptığını,
Tek kişinin tehdit ettiğini görüp duydunuz mu?
Duyamazsınız!
Aramızdaki fark da tam olarak bu.
İyilik kazanacak.
İyiler kazanacak..
Seçimler halkın kararını verdiği bir demokrasi şölenidir.
Ülkemiz köklü bir demokratik kültüre sahiptir.
Milli menfaatlerimizi gözetmek, milletimizin kazanımlarını daha da ileri götürmek asıl amaç olmalıdır.
Halkımıza hizmet edecek yönetimi belirleyecek seçim sandıkları milli iradenin tecelli ettiği yegane yerdir.
Ülkemizi daha iyiye, daha güzele götürecek seçimler hayırlı ve uğurlu olsun.
Biriz ve beraberiz...
Çok kıymetli dava arkadaşlarım!
Yarın, hepinizin güne erken başlamasını ve en geç 06.30'da sandık başında hazır bulunmanızı rica ediyorum.
Sandık görevlileri kardeşlerim, iyi biliyorsunuz ki sandık namustur ve seçim sandıkta kazanılır.
Her birinize sandık nöbetinde kolaylıklar diliyorum. Allah yâr ve yardımcımız olsun.
Aziz milletim,
Gençlik yıllarımızdan beri aktif siyasetin içindeyiz, sizlerin huzurundayız.
21 yılı iktidarda olmak üzere 40 yıllık siyasi hayatımızda daima demokrasiyi ve millî iradeyi savunduk.
1994’ten beri hangi haksızlıklara maruz kalırsak kalalım; adaleti gözettik, hakkaniyetle davrandık.
85 milyonun tamamını bağrımıza bastık, hiç kimseyi ötekileştirmedik.
Hiçbir vatandaşımızın hayat tarzına, yaşam biçimine karışmadık.
Toplumumuzun tüm kesimlerinin hak ve özgürlük alanlarını genişlettik.
Bizden önce bu ülkede başörtüsü, kılık kıyafet yasakları vardı; kaldırdık.
Liselerimize katsayı adaletsizliği uygulanıyordu; sonlandırdık.
İnsanlar inançlarını özgürce, rahatça yaşayamıyorlardı; değiştirdik.
Terör örgütleri vatandaşlarımıza nefes aldırmıyordu; başlarını ezdik.
Demokrasimiz ağır aksak, zor yürüyordu; güçlendirdik.
Devlet vatandaşına tepeden bakıyordu; yeni bir anlayış ikame ettik.
Yabancı ülkeler sürekli bize ayar veriyor, yön çiziyordu; dur dedik.
Elbette bu mücadelede pek çok engelle, baskıyla, tehditle, zorbalıkla, kumpasla, karalama kampanyasıyla karşılaştık.
Demokrasi hamlelerimizin önü kesilmek istendi, darbe girişimleriyle hayatımıza kastedildi.
Ama biz diklenmeden dik durarak, ülkemizi 21 yıl öncesine göre daha özgür, daha müreffeh, daha huzurlu, ekonomik olarak daha güçlü bir konuma getirdik.
2002’den bu yana sadece hizmet siyaseti, eser siyaseti ve kardeşlik siyaseti yapıyoruz.
İnşallah 14 Mayıs’tan sonra da tüm Türkiye için aşkla çalışmaya devam edeceğiz.
Bazı anket firmaları Kılıçdaroğlu’nu Recep Tayyip Erdoğan’dan 5-6 puan önde gösteriyorlar ki böyle bir rakam yok. Bakın çok dikkatli olun; bunun özellikle yapıldığını düşünüyorum çünkü kendileri de biliyor yaptıkları bütün anketler de Tayyip Erdoğan önde hem de açık ara farkla önde. Ama insanlara böyle bir algı verip huzursuzluk ortamı oluşturabilecek bir zemini hazırlamaya çalışıyorlar.
Sevgili Gençler,
Dün tarihimizin en büyük petrol rezervini Cudi Gabar’da keşfetmenin sevincini milletimizle paylaştık.
Bir dönem teröristlerin gezdiği dağlarımızdan artık yüreklerimizi yakan haberler değil, müjdeler geliyor.
Peki bugünlere nasıl ulaştık? Gelin birlikte bakalım
Türkiye, dünyanın en büyük petrol yataklarına sahip stratejik önemde bir bölgede yer alıyor.
Ancak hemen yanı başında petrol ve gaz fışkıran ülkemiz, bu coğrafyanın zenginliklerinden yıllarca istifade edemedi, ettirilmedi.
Yıllar önce Merhum Raif Karadağ’ın “Petrol Fırtınası” adlı eserinde, ülkemizin bu kaynaklardan niçin dışlandığı cesaretle anlatılmıştır.
Bugünkü başarılarımızı incelediğimizde, bölücü terörden darbeler ve sokak olaylarına kadar Türkiye’ye saplanan hançerlerin gerisindeki sebepleri çok net görebiliyoruz.
Meğer topraklarımızdan petrol çıkmaması için terör örgütüyle, siyasi istikrarsızlıklarla, küresel şirketlerle elimiz, ayağımız bağlanmış…
Emperyalist güçlerin bölücü örgüte ve Suriye’deki uzantılarına onca silahı niçin verdiğini; ülkemizi bir terör koridoruyla niçin kuşatmak istediklerini artık daha iyi kavrıyoruz.
Ortada hiçbir sebep yokken niçin birilerinin terörle mücadelede en önemli gücümüz olan İHA’ları, SİHA’ları ve bunları üreten firmalarımızı hedef aldığını artık çok daha iyi anlıyoruz.
Bunların hepsi Türkiye’yi enerji yarışının dışında tutmayı amaçlayanların birer oyunundan ibarettir.
Biz yaptığımız hamlelerle işte bu oyunu, işte bu kirli tezgâhı bozuyoruz.
Terör örgütlerinin başını sınırlarımız içinde ve ötesinde ezerek, milletimizin ayağına vurulan zincirleri de kırıyoruz.
Yer altı ve yer üstü zenginliklerimizi kullanmamızın önüne geçecek herkesin hakkından gelecek, her engeli aşacağız.
Bunu da inşallah sizin için, sizlerle birlikte başaracağız.
#GönülCoğrafyasıOkumaları
𝟓. yılı “𝐃𝐞𝐫𝐬𝐚𝐚𝐝𝐞𝐭 𝐈𝐬𝐭𝐚𝐧𝐛𝐮𝐥”
İlimiz genelinde lise öğrencilerine yönelik düzenlediğimiz yarışmamıza şiir, deneme ya da öykü türlerinden herhangi biriyle 19 Mart’a kadar başvurabilirsiniz.
#KılavuzGençlik
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi A takımı, Kılavuz Arama Kurtarma ve Kılavuz İzcilerimizden oluşan 150 kişilik ekibimiz #Kahramanmaraş'a doğru yola çıktı.🤝
Kardeşlerimizin yanındayız! 🤲🏻
Efendimizin hayatını ve ahlakını temele alarak kurduğumuz Kılavuz Gençlik Projesi’nde nihai hedefimiz
Efendimizin hayatını rol model almış, onun ahlakıyla ahlaklanmış nesiller yetiştirmektir.
Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’e karşı yapılan aşağılık saldırıyı lanetliyorum. Mukaddes değerlerimize yönelik saldırılar, fikir özgürlüğü parantezine alınarak ısrarla görmezden gelinemez! Tüm İslam alemini hedef alan eyleme izin veren İsveç makamlarını kınıyorum.
#STOPSWEDEN