2 gün önce gittiğim konser hayatımda en çok eğlendiğim anlardan biriydi +18 yaşında 10 binden fazla kişiyle, alkol tüketimi olan bi yerde hiçbir taşkınlık veya olay çıkmadan eğlendik. Kızlar o kadar yoğun tempoda dans ederken şarkıların büyük bir çoğunluğunu canlı söylediler, konuşmamız gereken yetenekleri olmalıyken şu an konuştuğumuz şeyler ülkenin geldiği yeri gösteriyor. Siz güzel olan her şeye karşısınız ama biz tekrar o konserlere gidip aynı şekilde eğlenip aynı şekilde mutlu olmaya devam edicez, başaramayacaksınız, 6 tane güzeller güzeli yetenekli tek istedikleri hayallerinin peşinden koşmak olan kızları da size yedirmeyiz. Bize bir gençlik borçlusunuz ve o gençliği söke söke alacağız. #manifest
Bugün sevgili kızım Doğa Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesinden başarıyla mezun oldu. Ev hapsinde olduğum için mezuniyet törenine maalesef katılamadım. Oysa bir babanın belki de en fazla gurur duyacağı anlardan biri de çocuklarının mezuniyet anıdır. O yüzden içim buruk. Ancak ümidim yüksek. İnanıyorum ki sevgili Doğa ve bugün mezun olan arkadaşları ülkemizin gerçek bir hukuk devleti olması, hukukun üstünlüğü ve kusursuz işleyen bir demokrasi için bizden daha fazla mücadele edecekler. Kızıma ve gençlerimize inancım tam. Hepsinin yolu ve bahtı açık olsun.
2021'de bypass olan Şafak Başa, 3 Mart'ta, rutin kontrole gidiyor. "10 dakikalık bir anjiyo" diye düşünülüyor ama öyle olmuyor. Bir bakılıyor ki açılan üç damarlardan birisi hiç çalışmıyor, bir tanesi ise yüzde 70 yeniden tıkanık vaziyette. Tek bir damar, kalbin yarısını besliyor. Yani 2021'de yapılan ameliyatın neredeyse hiçbir işlevi kalmamış. Stent çok riskli bulunuyor. Yine riskli bulunmakla birlikte yeni bir açık kalp ameliyatı kararı veriliyor. Böyle bir operasyonun tedavi süresi en az üç ay.
Mahir Polat da Başa'nın sağlık durumundan haberdar, o da kendi doktorunu tavsiye ediyor. Hatta beraber gitmeyi konuşuyorlar. Ancak o plan, Mahir Polat tutuklandığı için hayata geçemiyor. Bir yere kadar bir süre ilaçla tedavi ile gözlenip sonra ameliyat yapılsın yönünde karar verildiği düşünülüyor.
Oysa durum farklı(ymış). 19 Mart operasyonu olunca Başa, "Bu durumda ameliyat olmam doğru olmaz" demiş. Ameliyatı ertelemiş. Ameliyatı erteliyor ama durum ertelenebilir türden değil aslında. Başa'ya, rahatsızlığını gidermekten ziyade rahatsızlığı sırasında pıhtı atılmaması için kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor.
Kan sulandıcı ilaçların da riski, özellikle yüksek stres durumlarında beyin ya da mide kanamasına yol açabilmesi.
Ve İSKİ tarihinde, halkın temiz su içebilmesi için yaşamsal önemde olan su havzalarının etrafında en fazla kaçak yapı yıkan Genel Müdür Şafak Başa, o tekerine çomak soktuklarının şikayetlerinin dikkate alınması nedeniyle 85 saatten fazla bir süredir gözaltında.
Bazıları iyi niyetli ya da kötü niyetli, "Bu kadar hastalarsa nasıl çalışıyorlarmış?" diyor. Yanlış yaklaşım.
Doğrusu şu: Bu kişiler, gerçek anlamda canlarını dişlerine takarak çalışıyorlar. Çalıştıkça iyileşmeseler de iyi hissediyorlar. Üreterek şifalanıyorlar. Kötülükle, halkın çıkarları için mücadele ederek. Mahir Polat, Şefik Başa gibi kişiler, bu durumları reklam eden kişiler de değiller. Hatta bu yazılanlar, onlardan da bağımsız/habersiz, yaşadıklarının çok az bir kısmı.
Velhasıl, şaire atıf yaparak:
"Yaşamak görevdir bu yangın yerinde
Yaşamak, İstanbul'un su muhafızına sahip çıkarak"
Gözaltına alınan İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa’nın emniyetteki ifadesinden:
“Ekrem İmamoğlu meslek hayatımda en rahat çalıştığım ve kariyere, kurumsal bilgiye önem veren bir yöneticidir.
Allah şahittir ki genel müdür olarak şahsıma hiç bir zaman kanunsuz bir emir vermemiştir.”
İSKİ GENEL MÜDÜRÜ ŞAFAK BAŞA NEDEN GÖZALTINA ALINDI?
İŞTE CEVABI:
Adamın biri İSKİ’ye maden ruhsatı başvurusu yapıyor. İSKİ, Bakanlığa bağlı MAPEG’e soruyor, “Buraya ruhsat vermek uygun mu?” MAPEG açıkça “Uygun değil” diyor. İSKİ de doğal olarak ruhsatı vermiyor.
Sonrası mı? Bu şahıs kurumu basıyor, tehditler savuruyor. Valilik olayın ciddiyetinden dolayı İSKİ Genel Müdürüne koruma tahsis ediyor.
Ancak aynı kişi, 28 Mart’ta savcılığa gidip “İSKİ Genel Müdürü ve Ekrem İmamoğlu benden rüşvet istedi, vermeyince ruhsatımı vermediler” diyerek şikâyette bulunuyor. Ortada belge yok, kanıt yok, sadece tek bir kişinin sözleri var.
10 yıl kaymakamlık, 13 yıl mülkiye müfettişliği, 10 yıl da TESKİ ve İSKİ Genel Müdürlüğü yapmış, tam 33 yıl devletine dürüstlükle hizmet etmiş namuslu bir kamu görevlisi Şafak Başa, sadece bu asılsız iddialar yüzünden şafak vakti evinden alınıyor.
Bu hukukun değil, hukuksuzluğun fotoğrafıdır.
Bu adalet değil, vicdanların susturulmasıdır.
Adalet, asılsız suçlamalarla değil, somut delillerle sağlanır.
Gözaltına alınan İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa’nın emniyetteki ifadesi:
“Ekrem İmamoğlu meslek hayatımda en rahat çalıştığım ve kariyere, kurumsal bilgiye önem veren bir yöneticidir.
Allah şahittir ki genel müdür olarak şahsıma hiç bir zaman kanunsuz bir emir vermemiştir.”
Ek olarak; Şafak Bey’in sağlık durumu hayati risk taşıyor. Kalbe giden iki ana damarın biri %100, ikincisi %70 tıkalı. Gözaltı olmasa bu hafta ameliyatı planlanacaktı. İfadesi hen��z bugün alınabildi. Nezarethane koşullarına asla uygun değil. Derhal serbest bırakılmalı!
İzmir dönüşü uçakta İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa’nın ifade metnini okudum.
İBB’ye yönelik operasyonun bir parçası olarak, bazı kişilerin “sıraya girerek ifade verdiği” söylenmişti.
Oysa gerçek bambaşkaymış.
M.E. isimli bir kişi, İSKİ’den maden ruhsatı almak için başvuruda bulunuyor.
İSKİ, usul gereği MAPEG’den yani Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden görüş alıyor.
MAPEG bu başvuruya olumsuz yanıt veriyor.
Ve İSKİ bu olumsuz görüşü resmi yazıyla firmaya bildiriyor.
Ancak bu şahıs, defalarca İSKİ’ye gelerek Genel Müdür’ü rahatsız ediyor, baskı kurmaya çalışıyor.
En sonunda bu taciz tutanak altına alınıyor, İçişleri Bakanlığı’na resmi başvuru yapılıyor ve Şafak Başa’ya koruma tahsis ediliyor!
Peki sonra ne oluyor?
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na operasyon yapılınca, aynı şahıs tekrar İSKİ’ye gelip yine baskı kurmaya çalışıyor.
Görüşme talebi reddedilince, gidip Savcılığa ifade veriyor ve “bana rüşvet için engel oldular” diyor.
Gerçekler çarpıtılıyor, kurumsal işleyiş suç gibi gösteriliyor, tertemiz sicilli bürokratlar linç ediliyor.
Oysa Şafak Başa sadece İSKİ Genel Müdürü değil;
devlet terbiyesiyle yetişmiş bir kaymakam, bir mülkiye başmüfettişi.
Kısa süre ��nce Mülkiye Müfettişleri tarafından denetlenmiş ve tertemiz rapor almış.