Bütün namuslu insanlara, medyadaki dostlarımıza, iş dünyasına, Cumhuriyetçilere ve topluma çağrı yapıyorum; Tele1'in yağmalanmasına engel olalım, bize sahip çıkın!
MERDAN YANARDAĞ
Mesajımızı RT’leyerek yaygınlaştırmamıza yardımcı olur musunuz? 🎨
Açık Çağrı: Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması başvuruları Başladı!
Görsel sanatlar alanındaki güncel çalışmalar için alan açmak ve genç sanatçılara destek olmak amacıyla ilkini düzenlediğimiz “Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışması” başvuruları 17 Nisan - 17 Mayıs 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.
Galeri Beylikdüzü Görsel Sanatlar Yarışmasına; https://t.co/yVXqRzAEq0 adresinden başvurabilir, şartname ve başvuru koşullarına da aynı siteden ulaşabilirsiniz. Tüm gençleri bekliyoruz. #galeribeylikdüzü #yarışma #gençsanatçılar #başlıyoruz
@avrasyaanket Sn: Özkiraz bizde sizi doğru bildiğini söyleyen zannediyorduk. Ama öyle değilmişsiniz anladık. Siz sosyal demokratlığı bırak demokrat bile değilsiniz. Sn: Kılıçdaroğlu’na bağlı fanı bırak fanatiksiniz. Hiç bir araştırma ve anketiniz tutmadı halen ……,,,,
Uzun zamandır içimde kopan fırtınaların aksine, beni kahreden ve gözlerimin önünde gerçekleşen hadiseler için sakin ve naif cümleler kuruyorum. Hakkı haykırmanın hiç faydasını görmediğim için. Yani bir işe yaramadığını bizzat tecrübe ettiğim için. Bir de olmuşla ölmüşe çare yok derler. Sakinim… Bas bas bağırmamıza rağmen bazı şeyler olmuş, bazı şeyler de ölmüş olduğu için. Okumaya mecaliniz varsa, şimdi aynı sakinlikle bir soru sormak isterim.
Bu memlekette adalet dediğimiz şey maalesef hiçbir zaman tam olarak adil olamamıştır. Çoğu zaman gücü eline alanın balansına maruz kalmış, on yıllardır binlerce farklı mağduriyet yaratmıştır.
Bugün mesela, Türkiye Cumhuriyetinin adaletine güven duymayan, anayasanın hiçe sayıldığını haykıran milyonlar var. İnsanlar hep beraber, farklı birçok konu için “adalet istiyoruz!” diye bağırıyorlar. Şimdi bunun nedenini nasılını konuşmaya lüzum yok elbette, görüyoruz zaten, biliyoruz… Bizzat bugünümüzde yaşanıyorlar. Ayrıca konuşan da çok zaten, biz en iyisi düne bakalım.
Geçmiş yıllarda da adaleti elinde tutan güç tarafından ezildiklerini söyleyen, mağdur edildiklerini dile getiren insanlar vardı bu ülkede. Tıpkı bugünün mağdurları gibi “adalet istiyoruz!” diye bağırıyorlardı. İbadetlerini yerine getirdikleri için dışlanmayan, damga yemek istemeyen insanlar. Sırf başörtüsü taktığı için okuma hakkı elinden alınan, iş bulamayan insanlar. İki satır ��iir okuduğu için hapse atılan politikacılar vardı… Ne oldu sonra? Dün yaşadıkları mağduriyetleri anlatarak diğer tüm mağdurlardan destek aldılar. İlk başta sol kesimden oy aldılar, sonra sağa yanaştılar. Mağdur edilmemiş kesim mi var olm memlekette? Yok. Her kesimin mağduruna dönem dönem kucak açtılar. Herkese kucak açmak da zor mesele. Mhp dediğin zaman başlığı, kime hitap edeceği bellidir mesela. Chp için de öyle. Dem’in adı değişir, rengi değişir ama onun da başlığı nettir. Peki sizce Ak partinin başlığı nedir? Sağcı mı, solcu mu, muhafazakar mı? Koyamazsınız başlık. Koysanız bile başlığı hangisine koyacaksınız? 2005’in Ak partisine mi? 2013’ün Ak partisine mi? Peki ya şimdikine?
Öyle veya böyle… Güç Ak partinin ellerinde. Dilerlerse pek tabii adaleti de sağlarlar… Ancak bugün, seçildikten sonra hapsedilen siyasetçiler, tutuklanan gazeteciler, fikrini belirttiği için yargılanan gençler, kıyafeti açık diye kendi mezuniyetine alınmayan ��ğrenciler var. Aynı dün gibi… Öyle değil mi? Dün adalet arayanlar, bugün gücü ellerine alınca, dün için ne aradıklarını mı unuttular? Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin… Adalet kişiden kişiye, fikirden fikire değişir mi? Değişiyorsa buna adalet denir mi? Dünün mağdurlarının bugünün mağdurlarını nasıl yarattığını izliyoruz resmen. Üzgünüm, bunun adı adalet değil, olsa olsa intikamdır. İsteyen kızsın, ne demişler, “intikam arayan iki mezar kazsın.”
Sonu var mı? Yok.
Dini bütün, cennet arzulayan, müslüman kardeşlerim yanıtlasın… Defalarca izledim… Diamond Tema tam olarak nerede hakaret ediyor Hz. Peygamberimize? Yanlışı var derseniz tamam, “yanlış biliyorsun, gel doğrusunu anlatalım” diyebilir, cahil bir çocuk yerine Diamond’un karşısına siz çıkabilirsiniz. Hakaret etti deyip yok etmeye çalışmak adalet mi? Cevap verin.
Kaşını sevmezsin, gözünü sevmezsin, ideolojinisi sevmez, fikrini beğenmezsin ona sözüm yok da… Aksini ispat seçenekken beğenmediğiniz cümlelerin, yok etmeye çalışmak adalet mi? Cevap verin.
Ben cahilim, lütfen siz söyleyin… Bu adil mi? Bu adalet mi? Evet adalet diyen varsa aptala anlatır gibi anlatsın da dinleyeyim.
Bir görüşü mat etmek için değil, adalet için cevap verin. Adalet suçu bırakıp, suçu kimin işlediğine odaklanıyorsa, hesap sormak yerine kimlik soruyorsa… Bugünse bugün, yarınsa yarın! Ama sakin, ama sert! Yazar söyler yine adalet dilenirim. Dünü geçin artık, dün yoktum ben, olsaydım inanın sizin için de direnirdim. Lütfen bana bügünle gelin, bugünle cevap verin. Partili gibi değil, insan gibi cevap verin. Bu adil mi?
Atatürk benim için bir put değil. Atatürk benim canım ciğerim.
Ben Özgürlükçü bir insanım. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Ama SAYGI duymak zorundasınız. Kimse benim bu kadar çok sevdiğim kişiye benim önümde laf söyleyemez.
Ayrıca ATATÜRK bir siyasi lider değildir. Bu ülkenin kurucu ve ebedi lideridir.
Varın sevmeyin, bu sizin hakkınız. Ama SAYGI duymak zorundasınız. Aynı şey sizin sevdiklerinize karşı benim için de geçerli
Hem Necip Fazıl'ı örnek alıp, hem Atatürk'ten yana olunmaz.
Dün gece Arabistan'da yaşanan rezaletten sonra Türk milleti Atatürk'e sahip çıkarken, bu gece iktidar, tescilli Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Necip Fazıl'ı anıp "Necip Fazıl Ödülleri" dağıttı.
Peki iktidarın öve öve bitiremediği Necip Fazıl kimdir?
Necip Fazıl, önceleri "Atatürk Dirilecektir" diye Atatürkçü çizgide yazılar yazacak kadar bir Cumhuriyetçiydi. Sonra CHP'den milletvekili olmak istedi, yüz bulamayınca DP'ye yanaştı ve Menderes'ten sızdırdığı paralarla finanse ettiği Büyük Doğu dergisinde Atatürk'e, İnönü'ye, CHP'ye ağza alınmayacak çirkin bir üslupla saldırdı.
Yassıada Duruşmalarında Necip Fazıl'ın Menderes'e yazdığı para isteyen mektuplar ortaya saçılırken, Menderes de Necip Fazıl'a örtülü ödenekten 147 bin lira para ödendiğini doğruladı. Bkz,👇
https://t.co/Oo5JS4ztir
Necip Fazıl yıllar boyunca Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığıyla ürettiği gerçek dışı tarih tezleriyle genç kuşakları Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Atatürk'e düşman eden, ayrıca para karşılığı yazılar yazmak yanında kumar vb. kötü alışkanlıkları olan biriydi.
Yıllarca Atatürk'e ve Cumhuriyet'e yalan ve iftiralarla saldıran Necip Fazıl çocuklarımıza rol model olamaz.
Üç okuma önerisi:👇
https://t.co/vOMFajqO7X
https://t.co/ezKDbcuqF1
https://t.co/PcR5xJuC6W
Atatürk bir isim değildir.
O'nun ismi Mustafa Kemal'dir.
Atatürk ilimdir.
Atatürk bilimdir.
Atatürk ufuktur.
Atatürk gelecektir. ,
Atatürk barıştır.
Atatürk gençliktir.
Atatürk 100 yıl geriye özenmek değil.
Atatürk yüz yıllar sonrasını öngörmektedir.
ATATÜRK LİDERDİR !..
Atatürkçülük bir ideoloji değildir. Türkiye Cumhuriyeti'nin vazgeçilmez en büyük değeridir.
Alman gazeteci Günter Wallraff, 1983 yılında sıra dışı bir iş yapmaya karar vermişti. Kılık değiştirip 2 yıl boyunca Türk işçisi “Ali Levent Sinirlioğlu” takma adıyla çalışacak, böylece misafir işçilerin çalışma şartlarını yakından görmüş olacaktı.
Siyah bir peruk ve lens taktı. Türk bir babanın Yunanistan’da büyüyen oğlu olarak Türkçesinin az olduğunu söyleyecekti. Tüm hazırlıklarını tamamladıktan sonra gazeteye ilan verdi: “Sağlam ve yapılı yabancı işçi iş arıyor. Ağır ve pis işlerde çalışırım. Ücret önemli değil.” İlk bulduğu işlerden biri inşaat işiydi: