Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Sezai Karakoç'un sözlerine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
— Merhum bir şairimizin ifadeleriyle, onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak
— Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar
— Vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar
https://t.co/Rv8qZkk4Qn
Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz. #UNGA81
Bu noktada bazı temel prensipleri paylaşmak istiyorum:
Evvela uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.
Unutulmasın ki yapanın yanına kâr kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkûmdur.
İkinci olarak uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.
Türkiye olarak Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bu ilkeyle hareket ettiğimiz her konuda netice aldık, hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.
Üçüncü olarak iş birliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.
Dördüncü olarak dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.
Son olarak insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.
Bilinmelidir ki teknokutuplaşma ve dijital hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.
Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir; bu insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.
Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir. #UNGA81
Eğer Birleşmiş Milletlere olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir:
Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. #UNGA81
Lübnan’da çocuklar, gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.
Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.
Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.
Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.
Güvenlik Konseyi, dünya 5’ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
Dünyada en çok Müslüman nüfusun yaşadığı Hindistan’da Müslümanlara işkence ediyorlar, canavarca saldırıyorlar, hayatlarını cehenneme çeviriyorlar, İslâm medeniyetinin incisi camileri yıkıyorlar buldozerlerle hem de dünyanın gözü önünde aşa@ılık mahl@klar!
Kimse bu barbarlığı durduramayacak mı?
İstail’in kölesi Hindistan’a karşı sert yaptırımlar uygulanmalı, Hindistan dünyadan tecrit edilmeli!
Hindistanda 300 milyon Müslümana işkence edip görüntüleri paylaşan putperestler,Hindistan tarafından cezalandırılmak şöyle dursun ödüllendiriliyor. "Mahmud'un fethettiği yerde Allah'tan başkasına secde edilemez" diyerek Hind kıtasına İslam mührünü vuran Gazneli Mahmud,neredesin?
Anadolu’nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesinde, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimizi rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.
Biz elinde on binlerce masumun kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz.
Bu ülkenin dış politikasını sadece Türk milleti belirler, başka hiç kimse Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez.
Başımız dik, alnımız ak bir şekilde; bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada, Anadolu’da var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz.
Tahriklerle, tertiplerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracağını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkûmdur.
Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz.
Herkes emin olsun, rahat olsun…
Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, hiçbir kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.
Bizleri hüsnükabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum.
Rabb’im birliğimizi, dirliğimizi, bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kaim eylesin… 🇹🇷
Bugün akşama doğru isgalci İsrail uçakları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un doğusunda çeşitli hava saldırıları düzenledi.
Gazze'de soykırım devam ediyor
Bizlere bugünleri gösteren, bu güzelliği bizlere yaşatan Cenab-ı Allah’a sonsuz hamdüsenalar ediyorum. 25’inci yaş günümüz, 25’inci doğum günümüz kutlu olsun. @Akparti#MilletimizleÇeyrekAsır
Bugün 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz, AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Adalet ve Kalkınma Partimizin 25’inci kuruluş yıl dönümü ülkemize, milletimize, demokrasimize, tüm insanlığa hayırlı, uğurlu olsun. #AKPARTİ25YAŞINDA
14 Ağustos 2001’den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir kardeşime ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Çeyrek asırdır bu harekete gönlünü veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan kurucularımızdan yöneticilerimize…
Bakanlarımızdan milletvekillerimize; il, ilçe, belde başkanlarımızdan belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimizden mahalle ve köy temsilcilerimize…
Sandık müşahitlerimizden üyelerimize kadar yol ve dava arkadaşlarımın tamamına teşekkür ediyorum.
Kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan hanım kardeşlerimize, AK Parti Kadın Kolları’nın tüm mensuplarına bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum.
25 yıldır heyecanıyla partimize renk katan, dinamizm katan gençlerimize; AK Parti’nin alnı ak, yüreği ak, bahtı ak gençlerine teşekkür ediyorum.
Sandık her kurulduğunda sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlerimize aynı şekilde gönülden teşekkür ediyorum.
Bugüne kadar belki oyunu alamadığımız ama tercihlerini daima saygıyla karşıladığımız vatandaşlarımıza da demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum.
15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı bünyesinde Türkiye’nin bekası, milletimizin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdüğümüz ittifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle çok özel hazırlanmış çiçek göndererek 25’inci yaşımızı kutlayan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile telefon etmek veya mesaj göndermek suretiyle heyecanımızı paylaşan siyasi partilerimizin değerli genel başkanlarına ayrıca teşekkür ediyorum.