Çocukluktan bu yana arkadaşım ve hayatım boyunca gördüğüm tek günahsız insan olan @benantanir 💕, Hakkın rahmetine🤲 yükselerek hasretini duyduğu tüm sevdiklerine kavuşmuştur. Tüm sevdiklerinin kaybı sonrası kimsesi kalmayan bu müstesna insan için dualarınızı ve rt rica ediyorum
@FATMATAS_1085@HurmaEdit Kardeşim, her ülke kendi iç işlerine müdahaleyi istemez ve de tıpkı bizim istemediğimiz gibi.Aliyev, Karabağı alırken İsrail ve Rusyadan destek aldı ve şimdi de bedelini ödüyor gibi görünüyor. Siz tabii ki görüş belirtebilirsiniz ama kanaatimce devletimiz tarafsız olmak zorundadr
Akp’nin eskisi, yenisi, bakanından, bakan yardımcısından, genel başkan yardımcısına, gençlik kolları yöneticilerine, SPK, BDDK, Borsa İstanbul yöneticilerinden, özel kalem müdürlerine, bürokratlarına, gırtlağına kadar battığı ortada bir skandal var!!!
Soruşturamayacağı için zamana yaymak, zaman kazanmak tevil edilemeyecek siyasi riski en az maliyetle yönetmek istiyor!
Vurguncuları değil de vurguncu Akp yöneticilerini ifşa eden gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’yı tutuklamaları zaten ‘Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ misali failin kim olduğunun teyidi!!!
Yaptıkları vurgunun bedelini millete ödetmek için şimdi de TBMM’ye kanun teklifi sunuyorlar!!!
Kurduğunuz YAĞMA DÜZENİ’nin tabii sonuçları bu skandal ve vurgun!
Norveç’te 11 kilometrelik mesafe, Parlamento Başkanı’nın istifasına yetiyor, bizdekilerin gözü milyar dolarlarla doymuyor!
Mesele bir daire, birkaç metrekare yahut birkaç kilometre meselesi değil; kamu ahlakı, siyasi sorumluluk ve hesap verebilirlik meselesidir.
Devletin itibarı, yönetenlerin kendileri için oluşturdukları ayrıcalıklarla değil, millete karşı taşıdıkları sorumlulukla ölçülür.
Peki ya Türkiye’de milyarlarca liralık fon vurgunları, kamu kaynaklarının talanı, yolsuzluk iddiaları(!) ve mağdur edilen milyonlarca vatandaşımız?
Küçük bir kural ihlalinin siyasi sorumluluk doğurduğu ülkeler var; bir de büyük skandalların karşısında sorumluluğun sahipsiz kaldığı ülkeler…
Oysa devlet yönetmek; makamın, yetkinin ve kamu kaynaklarının sahibi olmak değil, bunların hesabını millete verebilmektir.
Siyaset, imtiyazın değil, mesuliyetin makamıdır. Gözü aç, gönlü aç, vicdanı körelmişlerin değil, şerefiyle millete ve devlete hizmet etmek isteyenlerin alanıdır.
Demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir. Hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve hesap verebilirlik yoksa kamu gücü milletin emaneti olmaktan çıkar, ayrıcalıkların aracına dönüşür.
Milletin alın terinin, birikiminin ve geleceğinin hesabını sormak; bu ülkenin her vatandaşının hakkıdır.
Tebrikler Akp👏👏👏
Sandıkta kazanmadığınız bir belediyeyi daha şantajla, tehditle, ballı vaadlerle yaptığınız transferlerle kitabına uydurarak gasbettiniz:)
Utanmazlık tabelasına bir çivi daha çaktınız!
Siyasal İslamcı zihniyetin sahte DEMOKRASİCİLİK OYUNU zaten bitmişti!!!
İnanmadığınız Milli irade kavramına 6 Mayıs 2019’da kaybettiğiniz İstanbul BB Seçimlerini iptal ettirerek açıktan tecavüz etmiştiniz!!!
Bugün Bakanlar Kurulu toplanıyor ve iki ana gündem maddesinden biri ‘fon krizi’ denen ‘kravatlı soygun’ meselesi.
Birileri sistemi düzenleyen, denetlemesi gereken, ‘hakem’ vasfındaki kuruluşlardaki bağlantılarını kullanarak içeriden (inside) bilgi alıyor, vatandaşın rızkını kimi hisselerde topluyor, sonra içeriden aldığı bilgi ile bu hisseleri satıp (trade) vatandaşın helal rızkını kendine trasnfer ediyor.
Bakıyorsunuz işin içinde bir bakan yardımcısı, BDDK yetkilileri, SPK yetkilileri ile sıhri ilişkileri olan isimler, üst düzey bürokratlar var.
19 Ağustos'ta Cumhuriyet Başsavcılığının SPK'ya yazdıığı yazıdan haberdar olarak paraların çıktığı ortada.
Siyasi, bürokratik sistemde oluşan ahbap-çavuş ilişkilerinin sebebiyet verdiği bir yozlaşma ve güvenlik açığı çok net!!!
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası toplumsal vicdanda ve finansal piyasalardan başlayarak tüm ekonomide yapılan usulsüzlük ve Kravatlı Soygun ile ilgili topluma güven verilmesi için topyekun SPK, Borsa İstanbul, BDDK’dan başlayarak üst yönetimleri radikal bir karar ve tutumla yeni isimlerden oluşacağını kamuoyuna açıklamalıdır!!!
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti bilinçli, sistematik bir akılla her sahada KRAVATLI SOYGUN (kitabına uydurulmuş) ‘ a muhatap!!!
Fon Krizi diye ortalığa saçılan hadise 23 yıldır Anayasası, kanunları, kurumları bilinçli bir yıkım mühendisliği projesi neticesinde erozyona uğratılan, tarumar edilen bir ülkede oluşturulan kişi devleti ve ahbap-çavuş düzeninden dışa vuran çürümelerden biri!!!
Bu krizden sadece bu fonlara yatırım yapan 500 bine yakın vatandaş değil 86 milyon tüm Türkiye zarar gördü!!!
Sadece bu yağmayı yapanları, susanları, koruyanları yargılamak yetmez beraberinde asıl yapılması gereken Fon Krizi gibi sistematik hataları veren SOYGUN DÜZENİ’ni sorgulamaktır!!!
Bugün İzmir’de, Türk siyasetinin ilkeli isimlerinden, İzmir Büyükşehir Eski Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura’yı ebediyete uğurladık.
Bir ömrü devlete, millete ve memlekete hizmet idealine adamış; siyaseti makam ve ikbal değil, emanet, sorumluluk ve ahlak meselesi olarak görmüş bir devlet ve siyaset adamıydı.
Maliye bürokrasisinden yerel yönetime uzanan hayatında kamu kaynaklarına ganimet değil, milletin emaneti olarak baktı. Belediyeciliği siyasi propaganda sahnesi değil; planlama, disiplin, hesap verebilirlik ve şehircilik meselesi olarak gördü.
Bugün kendisini uğurlarken yalnızca bir şahsiyeti değil, siyasetin giderek unuttuğu bazı kavramları da hatırlıyoruz:
Emanet.
Liyakat.
Hesap verebilirlik.
Kamu ahlakı.
Devlet ciddiyeti.
Millete sadakat.
Bunlar geçmişte kalmış kavramlar değil; Türkiye’nin bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu siyaset zemininin temel taşlarıdır.
Demokrat siyasi geleneğin bize öğrettiği hakikat açıktır:
Devlet millet içindir.
Belediye şehir içindir.
Siyaset ikbal için değil, hizmet içindir.
Şehirler belediye başkanlarının, kamu malı da hiçbir siyasi iktidarın tapulu malı değildir.
Dr. Burhan Özfatura’nın ardından geriye yalnızca hizmetleri değil, “Siyaset nasıl yapılmalı?” sorusuna bıraktığı bir cevap da kalmıştır.
İzmir’e, Türk siyasetine ve kamu hayatımıza bıraktığı iz için kendisini şükranla yad ediyorum.
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Başta Özfatura Ailesi olmak üzere İzmirimizin, sevenlerinin, dostlarının ve Demokrat Parti camiamızın bir kez daha başı sağ olsun.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne Limanından Taşucu-Mersin Limanına hareket eden feribotun batması sonu büyük bir acı yaşıyoruz.
Vefat eden vatandaşlarımızla birlikte hala ulaşılamamış kayıplarımız var.
Duamız acılarımızın katlanmaması için.
Bu kazada vefat eden vatandaşlarımıza, kardeşlerimize rahmet diliyorum, kurtarılan vatandaşlarımıza sağlık ve geçmiş olsun dileklerimi paylaşıyorum.
Allah milletimizi ve Kıbrıs’ımızı böyle facialardan korusun!