Bir erkeğin sizi istemesiyle, sizi kaybetmek istememesi aynı şey değil. Çünkü bir insan sizi isteyebilir, sizi özleyebilir, size karşı güçlü şeyler hissedebilir. Ama bunların hiçbiri, sizi hayatında tutmak için bir şey yapacağı anlamına gelmez. Asıl fark, sizi kaybetme ihtimali ortaya çıktığında değil, siz hala hayatındayken nasıl davrandığında anlaşılır. Çünkü bazı insanlar sizden vazgeçmek istemez ama sizin için değişmek de istemez. Sizi hayatında ister ama size gerçekten yer açmaz. Giderseniz üzülür, ama kalmanız için gereken şeyi yapmaz. İşte bu yüzden bazen birinin “Seni kaybetmek istemiyorum.” demesine değil, sizi kaybetmemek için ne yaptığına bakmak gerekir. Çünkü istemek bir duygudur, kaybetmemek için çabalamak ise bir seçimdir.
Çocuklarla özel kombinler yapıyor kendi piyarlarını kasıyorlar...
Anıtkabir'e götürüp anneyi babayı arkada bırakıp şekilcilik oynuyorlar...
Standartlarının çok üstünde bir evi 3 yıllığına tutmuş , kirasını ödemiş , sonra ne olur bu insanların hayatları , daha yüksekten düşerlerse canları daha çok yanmaz mı demiyor ; iyilik yaptık diye pazarlıyorlar ...
Babaya ayakkabı t shirt alacaklar onu bile denerken kayda alıp servis ediyorlar...
Ben izlerken utandım.
Bir şey yaparken düşünün ya...
Gerçekten bir şey yapıyor muyum diye düşünün.
İyiliğe naifliğe ince düşünceye dair her şeye çok uzaksınız.
Kimse kaygılı doğmaz, kaygıyı öğrenir"
Taşıdığın korkuların çoğu sana ait değil. Korkunun ne olduğunu bile bilmediğin yaşlarda, birileri onları sana öğretti.