Şule Yüksel Şenler Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı bir ajandır. Başı açık kadınların “orospu” olduğunu ve cehennemde yanacağını söylemiştir.
Türk kültürünün bir parçası olan yazmayı kafirlik olarak görmüş, Alman Katolik Rahibesi Rotraut Scheer’den öğrendiği türbanı pazarlamak için onunla birlikte Anadolu’yu dolaşmıştır.
“Erkekler karılarını dövebilir, eziyet gören kadın sabrettiği takdirde allah katında büyük derecelere ulaşır.” demiştir ancak ilk kocası tarafından şiddete uğradığı için boşanmış ve “büyük derecelere” ulaşamamıştır.
Kendisi CIA ajanıdır. 6. filoyu desteklemiştir. Siyasal islamın kadın temsilcisidir.
Bu kadın ilk çözüm sürecinin en büyük destekçilerindendi, süreç sonunda güneydoğu savaş alanına dönüp onlarca insan ölünce “çözüm sürecini desteklediğiniz için pişman oldunuz mu?” diye sordular “insan hiç umudundan pişman olur muuu” demişti..umudum dediği süreç sonunda toplam 250 tane devlet görevlisi, 310 tane sivil öldü amk
Kavgam'da bile yazıyor bu tiplerin karakteri.
Medya özgür falan değildir, aparattır. Ne duymanızı istiyorlarsa onu bu ilkesiz benliksiz adamları bulur, söyletirler.
Bir Fenerbahçe Spor Kulübü kongre üyesi olarak soruyorum; ne hakla, kimden aldığınız yetkiyle?
Biz size "Fenerbahçe'ye sportif başarı kazandırın" diye oy verdik Saadettin Bey, Türk askeri şehit olunca soyunma odasında halay çeken kansızlara alkış tutasınız diye değil!
Haddinizi bilin!
"Kuvayı Milliye'nin sembolü, Atatürk'ün takımı" diyoruz, Fenerbahçe iktidarın borazanı değildir!
Sportif başarısızlıklar unutulur, affedilir ama vatana, millete ihanetin affı olmaz.
Utanmadan sıkılmadan aynı oyunu başa sardılar tekrar oynuyorlar.
Çünkü yine karşılarında CHP'nin bu sefer iktidar olacağı, olamasa da oy verecek başka parti olmadığı düşündürülen, imhası çoktan gerçekleşmiş, kimliksiz ama kendini Atatürkçü sanan bir kitle var.
Siyaset bitti..
Fatih Altaylı: “Elimde dumanı tüten bir anket sonucu var. Gıcır gıcır.
Araştırmanın anketine katılanların %35,8’i son genel seçimde AK Parti’ye oy vermiş. CHP’ye oy verenlerin oranı %25,8, MHP’nin oranı %10,3, İYİ Parti’nin oranı %10,1 ve DEM’in oranı %8,9.
Ankete katılanlarda 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a oy verenlerin oranı %49,3, Kılıçdaroğlu’na oy verenlerin oranı ise %44,9’muş.
Bu örnekleme sorulan ilk soru ‘Bugün bir seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?’
Bu soruya gelen yanıtlara göre CHP hâlâ 1. parti olma durumunu koruyor. CHP’nin oy oranı kararsızlar dağıtılmadan %25, kararsızlar dağıtıldıktan sonra %32,2.
AK Parti’nin oy oranı ise kararsızlar dağıtılmadan %22,9, dağıtıldıktan sonra %29,5.
Üçüncü parti DEM olmuş ve oy oranı kararsızlar dağıtılmadan %7,2, kararsızlar dağıtıldıktan sonra %9,3.
MHP’nin oyu kararsızlar dağıtılmadan %5,5, dağıtıldıktan sonra %7,1.
Takip eden parti İYİ Parti, kararsızlar dağıtılmadan %4,9, kararsızlar dağıtıldıktan sonra ise 6,3.
Ardından Anahtar Parti gelmiş. Kararsızlar dağıtılmadan %3,6, dağıtıldıktan sonra 4,7.
Yeniden Refah’a teveccüh gösterenlerin oranı kararsızlar dağıtılmadan %2,7, dağıtıldıktan sonra %3,5.
Anlamlı oranda oy almayı başaran son parti Zafer Partisi olmuş ve kararsızlar dağılmadan %2,3, dağıtıldıktan sonra %3 oy almış.
Oranlar benim düşündüğümden farklı. Zafer Partisi’ni daha yüksek beklerdim. Yeniden Refah’ı da. Anahtar Parti ikisinden de oy çalmış gibi.”
Benim taraftar olarak anladığım şu:
Geçiş süreci için geldim, hocayı da kovdum ki Avrupa'ya dahi gidemeyelim.
Artık yerime gelecek olan hangi cenahtan bilmemkim ise, geldiği gibi başarılı görünsün diye elimden geleni giderayak yaparım.
TBMM'nin 106.kuruluş yıldönümü kutlu olsun!
Evet, yıktılar.
Gün gelir, yeniden kurarız
Bugün yine çocuklar sömürülüp istismara uğrarken bu bayram kutlanamazcılar üşüşecektir. Meclis mi kaldı filan diye de değersizleştirip, 23 Nisan'dan nefret ettirecek şekilde kusacaklardır.
Allah Allah! İnsanlar hiç farkında değil TBMM'nin işlevsizleştiğinin, ülkede çocuk haklarının darbelendiğinin, çocuk işçiliğinin, çocuk istismarının arttığının falan
Radikal-İki bakiyesi vijdan mastürbasyonları bunlar. Adeta bir oksimoron. İnsanlar (oturdukları yerden de olsa) kuruluşa selam duruyor. Selam duranla, selam durulanla rabıtası nedir çocuk istismarının, çocuk sömürüsünün? Sahip çıkamadığın egemenliğini, sahip çıkamadığın ve aşamadığın Cumhuriyet'in nasıl tahrip edildiğini konuşup, özeleştiri vereceksin. Salaklığın lüzumu yok!
Bir halkın, bir ulusun sırtına bu kadar suçluluk yüklemek neden? Üstelik gurur duyacağı bir günde bunu yapmak...
23 Nisan'ı kutlayanları polyannacılıkla itham etmek, hadi gerizekalılık demeyelim, ciddi bir kavrayış sorununa karinedir. Siperi yanlış yere kazmışsın ve Yıldırım Türkergillerin vijjdan mastürbasyonuyla malülsün demektir. Yani senin beynin iğdiş edilmiştir. Mini mini Erk Acarerlersinizdir. Mini mini Ece Temelkuranlarsınızdır
23 Nisan bayramımızdır. Kutlamaktan geri durmayın!
Dünya tarihinin en hukuki kurtuluş savaşını vermiş ulusuna selam olsun!
Çok talihsiz ve vasıfsız bir politik portföy oluştu. Yazık.
Cidden yaş ayırt etmeksizin kişisel hijyen, ilkokul seviyesinde hayat bilgisi ve zihinsel yeterlilik testi yapılması lazım bu siyasilere
An itibariyle ilk Emine Ülker Tarhan şokumu yaşıyorum. Aşağıda kendisinin Sezgin Tanrıkulu ile birlikte verdiği Terörle Mücadele Kanunu 2(2), 6(2), 6(3), 6(4), 6(5), 7(2) ve 7(3) maddelerinin kaldırılması kanun teklifini okuyun. E komisyon da Sezgin Tanrıkulu da bunu diyor zaten. Terör örgütünü affedelim yasa değişikliği teklifi bu. Anlaşılan o ki Tarhan’dan da pek bir şey beklemeyin.
https://t.co/xtvKfk8qTw
➡️ 2023 CB seçimleri öncesinde Kılıçdaroğlu'nun adaylığını açıkladığı ve Altılı Masa, adı bile gülünç olan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem zırvalığını vaad ettiği günlerde sosyal medyayı saran coşkuya istinaden diğer hesapta yazmıştım. Tabii ki bozgunculuk yapmakla, umutsuzluk aşılamakla suçlanmıştım. Hey gidi! :)
🔴 Arkadaşlar, tekeller büyüdükçe demokrasi biter. Neo-liberalizmde halk diye bir mefhum yoktur. Böcekleştirilmiştir ve sürekli manipüle edilir. Pelteleşir. Yegâne vazifesi de sandığa gidip düzenin meşruiyetini tekrar tekrar üretmekten ibarettir. Neo-liberalizmde seçimler sadece şekil şartıdır. Oy verirsiniz ve "söz hakkı" sahibi olduğunuza dair bir simülasyonu gerçeklik zannedersiniz. Oysa demokrasi zannettiğiniz seçim mizanseni, düzen için yalnızca bir rıza imalathanesidir.
Oy verdiğiniz parti hasbelkader kazansa bile değişen bir şey olmaz. Devlet ve burjuvazi, onu da kendi çıkarları doğrultusunda çoktan kafeslemiştir. Birinin arkasında devletin ve burjuvazinin bir kanadı, diğerinin arkasında da diğer kanadı vardır.
Kendinizi kandırmaktan vazgeçin artık
🔴 "Seçimle iktidar değişmez. Yalnızca haminizi değiştirirsiniz" demiştim.
Çünkü iktidar her daim burjuvazide ve burjuva devletindedir. Sizin umutlarınız üzerinden rıza üreterek önünüze koydukları temsilcilerini seçtirirler ve vahşi sömürü düzeninin "sürdürülebilirliğini" sağlarlar.
Önünüze konan partilerin ve liderlerin/lider adaylarının istisnasız hepsinin, sermayenin farklı fraksiyonlarıyla ya da farklı emperyal başkentlerle vasalaj olarak nitelendirilebilecek bir ilişkisi vardır.
Yani mevcudu devirip yenisini seçtiğinizde iktidar değil, yalnızca haminiz değişir. Ve seçtikleriniz sizden önce, kendilerini oraya getirten sermaye gruplarının ya da emperyal başkentlerin çıkarlarını kollarlar. Siz sadece "sürdürülebilir" sömürüye rıza üretmişsinizdir.
🔴 Carl Schmitt, Parlamenter Demokrasinin Krizi kitabında olsa gerek, parlamentonun fuzuli bir dekor olduğunu ve kararların başka merkezlerde verildiğini söylüyordu. Neredeyse 100 sene olmuş :)
Yaşadığımız ülkeden, TBMM'den pay biçin!
Sermayenin ihtiyaçlarını teminden ve devletin zor gücünü bileylemekten başka ne iş yapar parlamento dediğiniz?
Çoğunluğu yakaladığınız bir senaryoda, oy verdiğiniz vekillerin sizin çıkarlarınızı kollayacağı boş inancına nasıl kapılıyorsunuz? Ya da parlamento dışı merkezlerde alınan kararlara direnebileceklerini nereden çıkarıyorsunuz?
Neden sizi gözetme ihtiyacı hissetsinler? Size ne borçları var ki? :) Her seçimde histeriyle sandığa koşan mini mini tıpış tıpışlardan ibaretsiniz. Her türlü işbirlikçiliğe, her türlü rezilliğe, her sömürüye rıza üreten çocuklarsınız onlar için. Önünüze düşmanınızı koysalar, ona bile oy veriyorsunuz. Sadullah'a, Davutoğlu'na, Babacan'a oy verdirmediler mi? :) Düne kadar pirom dediğiniz, dedem dediğiniz ve oy vermeyenleri ya da eleştirenleri vatan hainliğiyle suçladığınız Kılıçdaroğlu'na küfrederek sıyrılabileceğinizi zannediyorsanız, çok çok yanılıyorsunuz. Karşınızdakini kandırabilirsiniz ama kendinizi kandırmayın! Tam da anlattığım şekilde dolandırıldınız ve bir kez daha "despot baba" karşısına çıkaracağınız "müşfik baba" bulma peşine düşen ergen agresyonuyla malül çocuklara döndünüz.
Düşürürler. Manipülasyondur ve sizi düzen içinde tutup rıza üretimine devam etmeniz için kasten yaparlar bunu. Zannettiğinizin aksine, Tayyip Erdoğan sizi çok seviyor :)
🔴 Devlet dediğiniz aygıt, sirk kurar. Hani Kurtlar Vadisi'nde Doğu Bey, "Biz tahterevalliyiz. "Biz tahterevalliyiz. Bi birini yukarı çıkarırız, bi diğerini. Bazen yukarıdakini aşağı indiririz. Aşağıdaki bir daha yukarı çıkamaz. O zaman oyuncuları değiştiririz" diyordu. Bu kadar basittir işte!
🔴 Klasikleştiği üzere, "Peki ne yapmalı?" diye soracaksınızdır. Bir sosyaliste bunu sormak da enteresan tabii :)
Bu düzenden ve önünüze attığı aktörlerden umudu tamamen kesmekten, seçimlerin bir mizansen olduğunu kabullenmekten, ekmek ve adalet mücadelesi için örgütlenmekten başka hiçbir yolu yok!
@HarpCografyasi@fdenizgundogdu@EuRiderFx Hocam biraz kendinize güvenseniz, fevkalade bir Türkçeniz olduğundan bence tarihi harika bir şekilde yeniden yazabilirsiniz. Daha istekli olun lütfen..
Tarım Kredi marketlerde Ata tohumu satışa girmiş, bir çok kişi bana aynı soruyu soruyor toplu olarak cevap vermek açısından yazıyorum, bu tohumlar geçen yıl da satıldı ve ben de aldım birçoğu da bildiğim tanıdığım cinsler gayet verimli ve Ata tohumları. İsteyen satın alıp ekebilir ve tohumları sürdürebilir
@gokcekaatun Ne oldu fikirleriyle baş edemeyence iftira mi arıyorsunuz. Kemalizm yıkıldı bitti. Irkçılık bitti. Müslüman Türk milleti liderliğinde büyük Türkiye Cumhuriyeti kurulacak.