@Profiozturk Hocam derin İngiltere siyasal İslam ve ulusalcılarla ülkemizi kontrol altında tutuyor
Askeriye kontrol dışına çıkmak üzereydi müdahaleye izin verildi
Kerim Has doğru yere parmak basıyor
Türkiye İngiltere nin kontrolünde bir devlettir bence de
Çin yaklaşık 2 milyon Müslüman Türk kardeşimizi eğitim ve ıslah çalışması adı altında zorla toplama kamplarında tutuyor. Doğu Türkistan'da bir halk her türlü asimilasyon yöntemi kullanılarak adeta yokediliyor. Nerede insanlık? Nerede İslam ve Türk dünyası?
Adalet Bakanlığı ve Bakan Tunç Twitter’dan çok sık gelen ziyaretçileri bildiriyor. Beklediğimiz ise Yusuf Kerim kanununun değişmesi, hapisteki hastalar ve bebekler ile ilgili bir tweet. Ümidimi kaybetmiyorum
Bu nasıl bir kindir ki anayasal hak olan basın açıklaması için toplanan insanlara bu şekilde saldırıyorsunuz. Bu şekilde davranarak insan hakları mücadelesi veren insanları sindireceginizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
@ihd_genelmerkez
@ihdadana
İngiltere İstihbarat Şefi @ChiefMI6 Hakan Fidan’ın özellikle 15 Temmuz’daki rolünü bilmiyor mu?
Bal gibi de biliyor.
Yine özellikle 15 Temmuz sonrası MİT’in işkence ve kaçırma faaliyetlerinden haberi yok mu?
Bal gibi de var.
Peki bu dostluk ne?
İnsan şunu yazarken utanır be!
R tipi cezaevleri “ iyileştirme” yani rehabilitasyon cezaevleri . 86 yaşında yatalak bir ağır hastanın nesini iyileştirmeyi planlıyorlar acaba? Bırakın ölecekse evinde ölsün.
Elazığ 1 No'lu Y. G. Cezaevi savcı ve idari yetkililerine sesleniyorum; mahpus yakınlarının bize ilettiği saldırı ve yaralama olayı ile ilgili halen niye bir açıklama yapmıyorsunuz?
Mahpus ve yakınlarını niye endişe içinde bırakıyorsunuz?
Göreviniz vahim iddia ile ilgili bir açıklama yapmak değil mi?
Siz susuyorsanız, @adalet_bakanlik@yilmaztunc niye açıklama yapmıyor?
Suud zindanlarındaki Türk Akademisyen Muhammed Ali Çağlar'ın cezaevinden gelen ses kayıdı:
"Lütfen beni kurtarın. Hastayım, artık dayanacak gücüm kalmadı"
%98 engelli 86 yaşındaki ağır hasta Mustafa Said Türk'ü cezaevine gönderme kararı almışlar!
Herhalde cezaevinde ölsün istiyorlar!
Bu hekimler hipokrat yemini etmiş mi acaba?
R Tipi Cezaevine gönderebilir kararını hangi vicdan ile hangi bilimsel görüş ile alabildiler?
@saglikbakanligi Sn. @drfahrettinkoca sizin babanızı bu halde cezaevine gönderseler bu doktorlara ne derdiniz?
Bir hekim olarak isyan etmemem mümkün değil!
Nurettin Topçu “Merhametin olmadığı yerde insan yoktur.” der ve “İnsanlık merhamet üzerine kuruludur.” diye de devam eder. Psikiyatrist Kemal Sayar da “Merhamet insanlar ve diğer canlılar için dünyayı emin bir yer kılmaktır; merhamet acımak değil acıtmamaktır.” diyor.
Bugün ceza ve tutukevlerinde ileri derecede hasta ve yaşları oldukça ilerlemiş, tedavileri ve iyileşme süreçleri cezaevi şartlarında mümkün olmayan mahkumlar mevcut.
Yaşam hakkı anayasal teminat altındadır. Devlet, ceza ve tutukevlerindeki yurttaşlarının da yaşam hakkını korumakla mükelleftir. Yaşları çok ilerlemiş ve kendi ihtiyaçlarını dahi göremeyen insanların cezaevinde çile çekmesinin hangi adalete sığdığını ya da hangi kamu yararını karşıladığını doğrusu merak ediyorum. Seksenli yaşları çoktan aşmış, suçları ve hükümlülükleri ne olursa olsun yatalak durumda olan cezaevinden hastaneye dahi en az dört beş kişinin yardımıyla götürülebilen, birçok kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin infazlarının ertelenmemesi konusu kamu vicdanını yaralamaktadır. Bu konuda ilgililerle yaptığım görüşmelerde karşımıza çıkan tek engel, Adli Tıp Kurumu’nun bu kişiler için gerekli raporları vermemesidir. Böylece durum, şekle bağlı bir engel ile bu insanların cezaevinde ölümüne yol açacak bir noktaya gelmiştir. Maalesef Adli Tıp mensupları ki şahıslarını kişiliklerini bilen ve onlara saygı duyan insanlarız ama onlar Hipokrat yeminlerini bir kenara bırakıp intikam alma duygusuyla bu insanların ıstırap çekmesini ve oralarda can vermesini gerektirecek raporlarla cezaevi şartlarında tedavilerinin mümkün olduğunu söylemektedirler. Bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Bu intikam ve öç almanın değil, adaletin, vicdanın ve merhametin konusudur. Bu şartlarda hala ceza ve tutukevlerinde tutulan insanlar hayatlarında ya da vefatları halinde varisleri Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu yetkilileri hakkında hizmet kusuruna dayalı davalar açarlarsa hukukî ve cezaî sorumluluklar doğabilir. Bu durum da kurumların yıpranmasına ve uluslararası alanda çeşitli yaptırımların doğmasına sebebiyet verebilir.
Üç yıl kadar önce şartlı tahliye hükümlerinde yapılan düzenlemeler ve en son bir ay önce denetimli serbestlik hükümlerinde yapılan değişiklikler ile adi suçlardan hükümlü binlerce mahkum -ki bunlar gasp, cinayet, uyuşturucu ticareti, organize suçlar vs. gibi- tahliye edilmişken ağır hastaların ceza ve tutukevlerinde tutulmasının ceza ve infaz hukukuyla bağdaşır bir yanı yoktur.
Sorunun çözümü bence basittir. Eğer infazın ertelenmesi ile alakalı Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki süreç değiştirilebilirse bu mümkün olacaktır. Ama Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu’na bu konulardaki raporlarınızı gerçekten tutuklu ve hükümlünün bugünkü durumuna göre rahatlıkla veriniz ve bu konuda pozitif davranın demesi de mümkündür. Eğer bu konular düşünülmüyorsa tam teşekküllü devlet hastanelerinden verilecek raporlar da esas alınabilir. Adli Tıp muhafaza edilecekse dli tıp raporlarının karşısında bir üniversite hastanesinin hakemliğine de başvurabilir. Çözüm basittir ve bunun karşılığı insan hayatıdır, merhamettir, adalettir ve vicdandır. Hem tutuklu ve hükümlüleri hem de ailelerini devlete bağlamanın yolu intikamcı yollarla değil kuşatıcı, kapsayıcı ve merhametli yollardan geçmektedir. Bunun gerçekleştirilmesini çok arzu ediyorum ve bu konuyu da yakından takip edeceğim. İlgililerden rica ediyorum lütfen bu konuyu çözme noktasında irade göstersinler.
Çin markası Chery'nin karıştığı bir kaza.
Çarpışmaya rağmen aracın hava yastıkları açılmamış.
Çin malı kullanmayın; ailenizin ve kendinizin canını tehlikeye atmayın!
Aynı zamanda Çin mallarında milyonlarca Uygur'un çalınmış emekleri var. Çin, yıllardır Uygurları köle işçi olarak kullanıyor.
Çin malı, kardeş kanı!
Yakılan Kuranlara hep bir ağıza bağrışıyorsunuzda, Çin’de Müslümanlara yapılan soykırıma niye ses çıkarmazsınız?İsveçe bağırdığınızda ses çıkarmazlar, ama Çinlilere karşı gelin bakın ne oluyor!
KHKlı canına kıyıyor ülkede gündem olmuyor. KHKlı ailelerin çocukları intihar ediyor ülke sessizliğe bürünüyor. İnsan olan bu acı olaylar karşısında görmedim, duymadım tavrı geliştiremez. Siyasi tarafgirlikliklerimiz bizlere vicdanlarımızı kaybettirmemeli.
Yaklaşık 300 bin kişi işinden edildi.
-130 kişi intihar etti.
-1000 den fazla insan ya iş kazası ile ya da yakaladıkları hastalıktan öldüler.
-On binlerce evlilik sona erdi.
-On binlerce insan depresyonda.
-152 çeşit hak ihlali yaşandı yaşanmaya devam ediyor
#KHKlınınSesiniDuyun
@freelancer080 Başkasını şirkle itham etmek kolay
O sözlerle kastedilen şey nedir acaba
Ben de bilmiyorum
Ama Allah a iman etmiş insanlar
Tövbeyi Allah a yapmadıklarını düşünmek saçma gibi