@finans_okur Borsayı borçlarımızı veya gelirlerimizi dolar kuruna göre de görebilmeliyiz.
Dolar bazlı harcama takibi gelir takibi hisse takibi çok hoş olur.
Barış Alper Yılmaz'ın Suudi Arabistan'a gitme isteği ve kulüple arasında cereyan eden şeyler bir tarafa bana göre onun vizyonunu net şekilde ortaya koyuyor.
25 yaşında Avrupa'nın en üst düzey organizasyonu Şampiyonlar Ligi'nde boy gösterip değerini daha da arttırma imkanı kendi ellerindeyken "vurgun" yapmak için bunu feda etmek bana göre vizyonsuzluk.
Ayrıca bir menajerin de işi sadece daha büyük para kazanacak takımı bulmak değildir. Almanlar menajerlere "berater" yani danışman der. Menajer kariyer planlaması da yapmalıdır ve gerekiyorsa yüksek teklifleri bile geri çevirmelidir, eğer doğru dürüst işinin ehli biriyse.
Genç yaşta Suudi Arabistan'a giden oyunculara scoutlar derhal soru işaretini koyuyorlar. Yani takip edilip yeşil ışık verilen oyuncuların ışığı hemen sarıya döndürülüyor. Mesela Jhon Duran buna güzel bir örnek.
Scout’lar için parasal motivasyonu yüksek transferler "kariyer değil, para mı daha ön planda?" sorusunu akla getiriyor.
Diğer yandan ligin kalitesinin çok düşük olması ve Avrupa kupalarında oynama fırsatının elden gitmesi bu oyuncular için hep eksi yazıyor ve değeri azalıyor. Jhon Duran en azından bir yılda bunu anlayıp Avrupa'ya dönüş yaptı.
Yani futbolda kariyer yapmak ve değerini arttırmak istiyorsan Avrupa'da olacaksın. Oraya gidip Avrupa'ya dönmek istediklerinde ise oralarda alacakları paraları Avrupa'da bulamıyorlar ve daha azına razı olmak zorunda kalıyorlar bu da mutsuzluk yaratıyor.
Kısaca scout’lara göre bu yol bir kumar; bazıları için kariyerinde büyük para kazanma şansı, bazıları için ise adeta bir bumerang olma ihtimali var.
Avrupalı taraftar gözünde de Suudi Ligi herhangi bir değer taşımıyor. Dolayısıyla oraya giden oyuncuları büyük çoğunluk takip etmiyorlar ve o oyuncular milli maçlarda ancak hatırlanıyor.
Bundesliga'da 25 Ocak günü oynanan ve 2-2 sonuçlanan Dortmund-Bremen maçında Dortmund'un ikinci golü için Almanya Futbol Federasyonu bir açıklama yaparak "gol sayılmamalıydı" dedi.
Olay şu:
Pozisyonda fotoğraftaki 5 numaralı Bensebaini, takım arkadaşı pas vermek için topa dokunduğunda net şekilde ofsaytta. Daha sonra ofsayttan çıkıyor ve top kendisine doğru geliyor. Ancak o topa dokunmayıp üzerinden atlıyor ve arkada bu nedenle etkilenen Bremenli oyuncu topa müdahale edemiyor oyuncuya çarpan top kendi kalesine gol oluyor.
VAR müdahale etmiyor hakem de golü veriyor. İşte DFB buna pozisyonda ofsayt verilmeliydi dedi.
Burada püf noktası ne. Bu gol Bremen'e belki galibiyete mal olan ciddi bir hata. Ama ne yapıldı hata federasyon tarafından kabul edilip kurumsal bir açıklama yapıldı. Ham VAR kaydı falan yayınlanmadı.
TFF de dün ham VAR kaydı açıklayacağına "Müdahale edilmeyen pozisyona görüşümüze göre müdahale edilmeliydi ancak görevli VAR'ın yorumu bu şekilde olmuştur, Oğuzhan Çakır'ın da VAR çağırmasına rağmen monitöre gitmediği iddiaları gerçeği yansımamaktadır" dersiniz biter, hayat devam eder. Ama siz illa kuyuya taş atacaksınız.
Ham VAR kayıtlarını ilk kez açıklamanızın ŞEFFAFLIKLA mı yoksa beyanlarınızda artık İNANDIRICILIĞINIZIN kalmadığının farkına varmanızla mı bir alakası var?
Karşılaşmanın son dakikasında Barış Alper Yılmaz’a yapılan insanlığa sığmayan faulün ardından gerçekleştirilen VAR konuşmalarını merakla bekliyor olacağız!
90 dakika boyunca yaşanan tüm skandal hakem kararlarına rağmen; İYİLER DAİMA KAZANIR!
Bu maç Galatasaray tarihinin en açıkça direkt hakem saldırısı yaşanan müsabakasıydı.
Bir çete ülkenin en büyük camiasına saldırıyor.
İnsanlar sokağa dökülsün isteniyor.