Tam 33 yıl önce bugün, Türk rock grubu Pentagram’ın gitaristi “Ümit Yılbar” terör örgütü PKK tarafından şehit edildi.
Sanat camiasında kimse çıkıp Ümit Yılbar’ı şehit eden terör örgütü PKK’yı lanetlemedi; Teröre karşı duran bir avuç Türk sanatçıyı ise sektörde barındırmadılar.
Öğrenciyi mi koruyalım?
Öğretmeni mi koruyalım?
Hayvanı mı koruyalım?
Ormanı mı koruyalım?
Kadını mı koruyalım?
Kendimizi mi koruyalım?
Ben böyle devrin amina koyayim. Bir kişi sorumluluk bile almıyor ülkede.
Bu günleri de gördük. “Aramız bozuk, kanımız bozuk değil” paylaşımları yaparlar. Ardından malum takımla birlik olup Bursaspor’a küfür ederler.
Çok şükür, bizim tribünlerimizde böyle hainlikleri, böyle kanı bozuklukları göremezsiniz. Bursaspor tribünlerinin hainlerle mücadelesi, dün olduğu gibi bugün de devam edecektir.
Hakan Fidan’dan nağmeler: “Suudi Arabistan'a ciddi bir saldırı var ve biz de sözümüzün eriyiz. Devlet olarak imza attığımız bir konu var ve bu konuda dayanışma içerisindeyiz. Askeri ihtiyaçlar, özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunları karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz”…
Evladım..! Ciddi bir sıkıntınız var..! Mekke Anlaşması’nın daha metnini bile görmedik… TBMM’nin onayından geçmemiş bir anlaşmayı nasıl oluyor da uygulayabiliyorsunuz… Cumhurbaşkanınızın çiftliği mi burası…
Benim adım Ayşegül Aydın, TÜRK'üm.
Dershaneden evime dönerken bir afgan tarafından te*avüze uğradım. Karşı koyduğum için afgan te*avüzcü sinirlendi, başımı taşla ez*rek beni
ö!dürdü. Ö!düğümde henüz 17 yaşındaydım...
Apo itine yapılan villayı ne çabuk unuttuk değil mi?
Ya da 3 gündür süren PKK'lı itlerin taziyesi? Hatta bugün DEM'li bir milletvekili ise "Ne mutlu Türküm diyene" yazısının silinmesini istemişti bu arada.
Ama neyse siz Kurtlar Vadisi konuşmaya devam edin iyi uykular öptüm.
ilk çözüm sürecinde de böyleydi.
FETÖ'cüler tarafından Atatürk kötüleniyordu. Hatta Atatürk'ün ölmeden önce ki görselleri paylaşılıyordu. Atatürkçülük bitti, öldü diye mesaj veriyorlardı.
O dönem yine terör örğütüne taviz verilirken bir yandan da tarikatlarla Cumhuriyetin temeline dinamit döşüyorlardı.
Yine aynı şeyler tekerrür ediyor.
Oyun aynı, plan aynı sadece kişiler ve zaman farklı.
Abisi dağda terörist, kendisi şehirde terörist. Eşit değilim diyor, kimliğim yok diyor milletvekili olmuş Türk halkının vergisi ile aç karnını doyuruyor.
Vatansız şeref yoksunu.
Yunan katliamı sistemli bir aygıt tarafından yürütülüyordu. Esir bir Yunan askeri, şehirleri yakmak için üç bin kişilik kuvvet kurulduğunu, bunlardan bininin şehri yakmakla, bininin halkı katletmekle, kalan bininin de saklananları aramakla görevlendirildiğini itiraf etmişti.
Nagehan Alçı'nın bizzat Devlet Bahçeli'yi kaynak göstererek verdiği "Öcalan'a İmralı'da konforlu ev inşa ediliyor" haberine Murat Ağırel, Sözcü TV'yi kapattırmayacak şekilde cevap veriyor;
Büyük devletler ihanetle yıkılmaz, ihanetle küçülür.
Bebek katili teröriste bu kadar taviz verirsen seni devlet diye kimse umursamaz. Tükürüğünle boğacağın örğüte özgürlük verirsen, devlet diye kimse seni muhatap almaz.
@samiltayyar27 Doğrusuna bak vay be lütfetmiş. Teröriste dubleks diye gerine gerine söylemek ve yapmak size kısmet oldu. Vatanına silah sıkana dubleks villa yapmak sizin tam da size layık olandı. Türkiye Cumhuriyeti düşmanını pamuklara sarıp sarmalayın. O terörist vatan haini ………..
‘’Abdullah Öcalan’a İmralı Adası’nda bir ev inşa edildiğini söyledi. Önünde bahçesi olan, insani yaşam koşulları sunan, ev konforuna sahip bir yer…
Öcalan’ın burada normal hayatın akışına uygun şekilde yaşayabileceğini, ancak henüz bu eve geçmeyi kabul etmediğini anlattı.
‘Neden?’ diye sordum. Verdiği yanıt şu:‘Çünkü statü istiyor.’’
Bir düşünün…
On binlerce insanın hayatını kaybettiği PKK terör örgütünün elebaşı terörist için cezaevinde bahçeli, ev konforunda yeni bir yaşam alanı hazırlanıyor.Kabul etmiyor ‘’Statü’’ istiyormuş !
Daha önce Adalet Bakanı Akın Gürlek gazetecilere bu iddiayı yalanlamıştı.