Bizim hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok.
Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden ve dahi macera arayan olursa hodri meydan demekten çekinmeyiz.
“Kanun açık, vicdan daha da açık!”
"Siz önce maaşları ve Sgk'ya borçları ödeyin!"
5393 sayılı Belediye Kanunu ortada:
Belediye veya iştiraki 3 yılın üzeri kiralama yaparsa, Belediye Meclisi’nin onayı şarttır.
Burada 9 yıllık bir kiralama var.
Meclis kararı yok.
Sözleşme kamuoyuna açıklanmıyor.
Bedel tespit komisyonu incelemesi yok.
Diyoruz ki: “Sözleşmeyi iptal edin, meclisten getirin. Geçerse, meclisten geçsin. Bu, kanunun emridir.”
Cevap: “Ben maaş almıyorum, maaşa ihtiyacım yok.”
Biz de diyoruz ki: “O hâlde halkın parasına, mülküne sahip çık. Çünkü senin değil, Karşıyaka halkının malı.”
Pazar yerini gizlice kiralayarak “tekstil fuarı” diyemezsiniz. Teksitil tanıtım günleri diyorlar, çünkü pazarcılık yönetmeliğine de aykırı. Bir fuar 9 yıl sürmez, sürse de bu parayı belediye alır, başka şirketlere peşkeş çekilemez!
Adını değiştirerek kanunu dolanmak, hukuku yok saymaktır.
Üstelik tezgâhları alan özel şirket, şimdi aynı yerleri pazarcılara çok daha yüksek bedelle satmaya çalışıyor.
Ayıptır. Günahtır. Hukuksuzdur.
“Gençsin, anlamazsın.” diyorlar.
Ben diyorum ki:
Toy olan; belediyeyi yönetemeyendir, bütçeyi planlayamayandır, maaş ödeyemeyendir.
En azından ben sorumlu olduklarımın SGK'sını ödüyorum. Maaşını ödüyorum!
Karşıyaka’nın hakkı satılık değildir.
Biz, kamu malının bir şirketin kasasına değil, halkın sofrasına dönmesini istiyoruz.
Hukuka uyun. Çünkü hukuksuzluk görev bitince de peşinizi bırakmaz.
#Karşıyaka #Belediye #Şeffaflık #Kamuzararı #Hukuk #Şeffaflık
💳2 Nisan’da kartlı alışverişlerin tutarı, Mart ayı ortalamasını geçti
🫰1 Nisan’da 14 milyar TL olan alışveriş miktarı 2 Nisan'da 28 milyar TL’ye yükseldi
💰2 Nisan Çarşamba günü, bayramdan önceki çarşamba günü haricinde mart ayındaki diğer çarşamba günlerinden daha yüksek ciro elde edildi
https://t.co/fyxOvM2Gkd
Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, yerin ve göğün esenlikle dolduğu, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’nin milletimiz, âlem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gecemiz mübarek olsun.
Bu ülke yakın tarihinde çok büyük acılar yaşadı, kirli senaryolarla nice evladımız bizden kopartıldı.
Kardeşi kardeşe kırdırmak için çok sinsi, çok kalleş oyunlar oynadılar; sokağı adres gösterdiler, kavgayı körüklediler.
Gençlerimizin ve milletimizin geleceğini kararttılar.
Aynı apartmanda yaşayan, aynı üniversitede okuyan, aynı sırayı paylaşan, aynı mahallede büyüyen gençlerimizi birbirine düşman ettiler.
Sırf çıkarlarını korumak, menfaatlerini sürdürmek; paralarına para, siyasi ikballerine ikbal katmak uğruna bu ülkenin pırıl pırıl gençlerini, fidan gibi delikanlılarını bozuk para gibi harcamaktan çekinmediler.
Şunun bilinmesini isterim…
Siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz, birbirimizin kader ortağıyız.
Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Bizim bu vatandan başka gidecek bir yerimiz yok.
Bizim birbirimizden başka sığınacak kapımız yok.
Bizim bir olmaktan, beraber olmaktan, diri olmaktan, hep beraber Türkiye olmaktan başka bir seçeneğimiz yok.
Bizim idealimizdeki gençlik; sahteyle hakikiyi ayırt eden, ufku ve vicdanıyla zamana yön veren, her şart altında kendisi olmayı başarabilen öz güven sahibi bir gençliktir.
Bu gençlik; sokakları ateşe veren, ağzı ve ahlakı bozuk değil, duruşuyla edep timsali olan bir gençliktir.
Bu gençliğin neşvünema bulması, serpilmesi, güçlenmesi için son 23 yıldır büyük bir gayretle çalışıyoruz.
Anaokulundan üniversiteye bu ülkenin evlatlarının bilgiyle donanması, ruh köklerinden kopmaması, kim olduğunu unutmaması, taşıdığı potansiyelin farkına varması için çaba harcıyoruz.
Bilhassa yükseköğrenim kurumlarımızı ve üniversite öğrencilerimizi daha geniş imkânlarla buluşturmak için yurt, burs ve kredi hizmetlerimizi her geçen gün geliştiriyoruz.
Akademik kadrosundan barınmaya, teknolojik altyapısından müfredat içeriğine kadar her alanda üniversitelerimizi ve öğrencilerimizi çağın imkânlarıyla buluşturma noktasında elimizden gelen ne varsa yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.
Kendi pisliklerini kapatmak için gençlerin arkasına saklanan korkakların ucuz siyasetine kanmayacağız.
Hakkını yedikleri yüz binlerce gencin yüzüne bakamayacak sahtekârların alçak senaryolarının parçası, figüranı, piyonu asla olmayacağız.
Nefreti, husumeti ve öfkeyi değil, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi büyütmemiz gereken günlerden geçiyoruz.
Sabırla, sağduyuyla, aklıselimle, soğukkanlılıkla hareket etmemiz gereken gerçekten çok hassas günlerden geçiyoruz.
Provokasyonlara gelmeyeceğiz, kışkırtmalara prim vermeyeceğiz, öfkemize kesinlikle yenilmeyeceğiz, sonu felakete varabilecek karanlık yollara asla girmeyeceğiz.
Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık, bu ülkeyi kolay kurmadık, bugünlere kolay getirmedik.
Her karış toprağında bir aslanın yattığı bu cennet vatanı sokak terörüne teslim edemeyiz.
Gençlerimizden uyanık olmalarını özellikle rica ediyorum.
Genç arkadaşlarımı kendi bataklıklarına, kendi karanlık dünyalarına, kendi çirkefliklerine çekmek isteyen ağzı ve ahlakı bozuk müptezellere karşı çok dikkatli olunmasını istirham ediyorum.
Gençlerimizden; gözü kendi çıkarlarından, şaibeyle geldikleri koltuklarından başka hiçbir şeyi görmeyen kifayetsizleri, kendi siyasi kariyerlerinden başka hiçbir şeyi umursamayan muhterisleri ademe mahkûm etmesini bekliyorum.
Sayın Aslanoğlu’nun hesap-kitap bilmediğini kooperatif skandalından zaten biliyorduk. Belki biraz İzmirli mağdurlardan utanır da hesap öğrenir diye düşünüyorduk. Ancak görüyoruz ki, bilgiden ve hesap yapmaktan uzak bir yaklaşımla kendi yanlışlarını örtbas etmeye çalışıyor.
1.) 449 milyar TL yatırım: Bu rakam, 22 yıl boyunca yapılan yıllık harcamaların toplamıdır. Döviz cinsinden 22 yılda yaklaşık 100 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirilmiştir. Ancak sizin dile getirdiğiniz bu yıl İzmir’den toplanan vergiler, güncel yılın değerleridir. 22 yılda bugünkü değerle toplamda 3,6 trilyon TL yatırım yapılmıştır. Buna karşılık, İzmir Büyükşehir Belediyesi son 20 yılda dolar bazında toplam 20 milyar dolarlık bütçe yönetmiştir. Ancak bu bütçeyle İzmir’e yapılan yatırımların durumu ortadadır.
2.) İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yılki bütçesi 90 milyar TL’dir. Döviz cinsinden bu rakam yaklaşık 2,3 milyar dolar etmektedir. İlçe belediyelerinin bütçeleri de eklendiğinde, İzmir’de toplamda 30 belediye ve Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi 150 milyar TL’yi geçmektedir. Bu bütçenin yüzde 94’ü, merkezi hükümetin topladığı vergilerden İzmir’e aktarılmaktadır. Kendine göre hesap uzmanı olan Şenol Bey’e hatırlatmak gerekir ki, İzmir’den bu yıl toplanan 500 milyar TL’lik verginin 150 milyar TL’si doğrudan belediyelere hizmet yapmaları için geri ödenmektedir. Ayrıca, İzmir’de görev yapan 134 bin kamu görevlisinin maaşları da bu rakamlara dahil değildir.
3.) Kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan bir parti olan CHP’nin altı okundan biri halkçılık, diğeri ise devletçilik ilkesidir. Bu ilkeler, sosyal devlet anlayışını benimsemeyi ve her vatandaşa eşit hizmet sunmayı gerektirir. Bu nedenle, tüm illerden toplanan vergiler, ülke genelinde eğitime, güvenliğe, sosyal yardımlara ve sağlığa harcanmaktadır. Ancak görüyoruz ki Şenol Bey’e göre Hakkâri, Van ya da deprem bölgesi illerine yatırım yapılmasın, oradaki memurlara maaş ödenmesin. Çünkü İzmir, onun gözünde başka bir ülkenin şehri gibi görünüyor. Zaten geçmişte, kooperatif yolsuzluklarını birlikte planladıkları eski belediye başkanı “ayrı bayrak, ayrı para basalım” derken, il başkanı olarak tek kelime etmemişti. Çünkü o dönemde gündemleri, kooperatifler üzerinden bir sistem kurmaktı ve kötü hesap bilme alışkanlıkları yüzünden kooperatiflerin durumu ortada. CHP’nin bu ülkede neden iktidar olamadığı, Şenol Bey ve onun gibi düşünenlerin bu dar bakış açısından açıkça görülüyor: “İzmir’de toplanan vergiler İzmir’de kalsın, başka şehirlere devlet olarak yatırım yapılmasın” anlayışı.
4.) İzmir’de toplanan vergilerin yüzde 40’ı, ülke genelinde satın alınan sigaraların ÖTV’sinden gelmektedir. Ancak sigara firmalarının merkezleri İzmir’de olduğu için, Hakkâri’de ya da deprem bölgesinde bir paket sigara alan vatandaşın ödediği ÖTV, İzmir’in vergi gelirine yazılmaktadır.
Tüm bunları öğrenip bilgi sahibi olmak yerine, yalan üzerinden siyaset yapmaya devam ediyorlar. Bu nedenle, kendisine tavsiyemiz: Yüzde 94’ü merkezi hükümetten gelen 91 milyar TL’lik bütçenizi doğru kullanın, çalışanlarınızın maaşını ödeyin ve mağdur ettiğiniz kooperatif mağdurlarına bir açıklama yapın.
Son olarak, Grup Başkan Vekilime talimat veriyorum: Pazartesi günü size eşlik ederek Vergi Dairesi’nden randevu alıp tüm bu anlattığımız detayları açıklasınlar. Belki bu vesileyle, sorumluluk sahibi bir siyasetçi gibi davranarak gerçekleri öğrenir ve İzmir kamuoyunu ucuz siyasetinize mahkûm etmezsiniz. Çünkü İzmirliler, sizin 25 yıldır süregelen kötü yönetiminizden fazlasıyla çekti.
Bu güzel şehrimiz için devlet tarafından yapılanları küçümseyip, yapmadıklarınızın ise üstünü kapatamazsınız.
Son not: Güzelliklere layık olan şehrimizi bütün kalbimle çok seviyorum.
Gazze’de sağlanan ateşkesin Filistin için kalıcı bir özgürlüğe vesile olmasını yürekten diliyorum.
Savaşla, ölümle ve zulümle hiçbir sonuca varılamayacağını, adaletsizlikle düzenin asla sağlanamayacağını bir kez daha görmüş olduk.
Yaklaşık 1.5 yıldır çok büyük bir zulüm karşısında imanıyla, ihyasıyla, sabrıyla dünyadaki tüm vicdanlı insanlara ilham veren, hal ile tebliği en iyi şekilde gösteren Gazze’nin yiğit halkını saygıyla selamlıyorum.
Hiç kuşkusuz zafer Gazzeli masumların olacaktır. Türkiye olarak, her daim hakkın sesi olmayı, adaleti savunmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. #FilistinİçinTekYürek olacağız. #FreePalestine
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız @RTErdogan: Terör belasını ilanihaye bitirmek için ülkemizin önüne yeni ve önemli bir fırsat penceresi daha açılmıştır. Bunun heba ve heder edilmesini doğru bulmuyoruz.
Umudun, İcraatın, Geleceğin #AdıAkParti
Kılıçdaroğlu “CHP’yi yönetmek ülke yönetmekten zor” derken galiba haklıydı…
Adamlar hiçbir şey beğenmiyor yav!! Kırmızı kart projesine tepki çok.
Şu video fondaki “İçim yanar” şarkısıyla harika olmuş.
Doğası, yeşili ve bereketli topraklarıyla ülkemize zenginlik katan, efeler şehri Aydın’da gerçekleştirdiğimiz 8. Olağan İl Kongremiz hayırlı, uğurlu olsun.
Her daim birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmemiz temennisiyle, İl Başkanı seçilen Mehmet Erdem ve yönetimini tebrik ediyor, çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum.
Umudun, İcraatın, Geleceğin #AdıAkParti
Bizim siyasetimiz, 'kart' göstermek üzerine değil, gerçekleri göstermek üzerine...
2024 yılı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinde AK Parti Grubu olarak İzmir’in tüm sorunlarını cesaretle dile getirdiğimiz, etkin ve yapıcı bir muhalefet anlayışıyla şehrimiz ve hemşehrilerimiz için çözüm odaklı siyaset ürettiğimiz bir yıl oldu. İzmirlilerin beklentilerini merkeze alarak, sorumluluk bilinciyle hareket ettik ve eksikleri gidermek için mücadele ettik.
Bu süreçte bizlere destek veren başta İl Başkanımız Sayın Bilal Saygılı ve milletvekillerimize, emeği geçen tüm meclis üyelerimize ve bize güvenen hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. İzmir’in daha yaşanabilir, daha güzel bir şehir olması için 2025 yılında da aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, İzmir’e sevdalıyız!
İzmir’in en büyük sorunu, çözüm üretmek yerine bahanelere sığınan CHP yönetimidir. Körfez kokusu, maaş krizi ve altyapı sorunları, yıllardır çözülememiş ve bu beceriksizlik artık kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Kendi başarısızlıklarını örtmek için sürekli hükümeti suçlayan bu zihniyet, en hafif tabirle İzmirlilerin idrak ve muhakeme gücünü küçümsemektedir.
Maaşları ödeyemeyen bir belediye başkanını savunmak için Ankara'dan İzmir’e koşan Özel’in açıklamaları, CHP’nin içine düştüğü acziyetin en net göstergesidir. Körfezi temizlemek, bütçeyi doğru kullanmak ve işçilerin alın terinin hakkını vermek gibi temel görevler bile yerine getirilemezken suçu başkalarına atmak sadece hemşehrilerimizi kandırma çabasıdır.
Artık gerçekler açıktır: İzmir’in sorunları bahanelerle değil, kararlılıkla çözülmelidir. İzmir halkı hizmet beklemektedir. CHP’nin yaptığı ise bir hizmetsizlik kısır döngüsünde şehri geri bırakmak ve sorumluluktan kaçmaktır.
��eyrek asırdır yönettikleri İzmir hala koku, çukur, su baskını ve trafik gibi çözümü basit meselelerle gündeme gelirken hükümet düşmanlığıyla bu sorumluluğu üstünden atmak, beceriksizliğin itirafıdır.
İzmir hizmeti, İzmirliler konforlu ve temiz bir şehri hak etmektedir.
Son olarak; CHP’nin sevdiği İzmir değil, İzmir’in sunduğu makam koltuklarıdır.
Biz bu millete sadece siyasi mücadelemizdeki başarımızı değil, canımızı da borçluyuz.
Süreci sancılı da yürüse sonuçları ülkenin ve milletin hayrına olacak politikalarımızla şükran borçlu olduğumuz 85 milyonun her bir ferdi için gece gündüz çalışıyoruz.