Sorunumuz anlaşamamak değil. Konuşsak, anlaşırız. Dinlesek, çözeriz. Ama anlamaya, dinlemeye, sorunları çözmeye gerek duymuyoruz. Bütün ilişkileri mücadele haline getirip, haklı olmayı, mutlu olmaya tercih ediyoruz. Yani anlamaktan kaçıyoruz. Anlamak eylem gerektiriyor çünkü.
“Vefat eden insanın rehberde kalan numarası, sesini özlediğinde, sesi var diye açıp izlediğin videoları, silmeye kıyamadığın mesajlar�� ve hala unutup masa hazırlarken onuda düşünüp çatal, kaşıktan birer tane fazla koymak insanın canını fazlasıyla acıtıyor.”
Bana karşı anlayışını hiç kaybetmeyen, beni severken değiştirmeye çalışmayan, bir kusurum olduğunda iğnelemek yerine bana anlatmaya çalışan ve nezaketini hiç yitirmeyen insana saygım sonsuz.
Yeryüzünden birer birer eksilirken toprağın altında çoğalmaya başlıyor sevdiklerimiz. Ve dünyanın kıymetsizliğini toprağın altındaki sevdiklerin arttıkça anlıyorsun.
- Murat Adatepe
#gönüldağı
Bir süreliğine çiçeğinizi, böceğinizi, yiyeceğinizi, içeceğinizi, atınızı, arabanızı paylaşmayı bırakın.
Aldıklarınıza, verdiklerinize, reklamlarınıza bir süre ara verin.
Evleri başlarına yıkılmış, bebeğini toprağa vermiş, annesini babasını kaybetmiş insanlar var.
Saygılı olun!