Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Koşulsuz sevmeyi başarabilen insanların çoğaldığı, ayrımcılığın olmadığı, Defne'nin aslan yürekli babası Semih'e sarılıp öptüğü an kadar güzel bir bayram dilerim hepinize...
Bayramınız kutlu olsun.
Alevler rüzgarın da yoğun etkisiyle müdahalelere rağmen büyümeye devam ediyor. Serinyol ve MKÜ tarafında vatandaşlar panik içinde destek bekliyor. #Hatay#Antakya
138 aydın, sanatçı ve yazar yaptıkları ortak çağrıyla “Suriye’deki Alevi kıyımını durdurun” dedi. Suriye’deki saldırılara kayıtsız kalınmaması gerektiği ifade edilirken “Bütün halkımızı bu kaygı veren gidişata karşı kenetlenmeye, yetkilileri de bu kıyımı durdurmak için harekete geçmeye, çağırıyoruz” https://t.co/RJoHp7Jv1V
Suriye'de günlerdir Aleviler katliama uğruyor...
Lazkiye'de hergün onlarca Alevi katlediliyor...
Kerbela'dan bugüne tarihin her döneminde neden Aleviler hep katliama uğruyor neden?...
Suriye'de Aleviler katliama uğrarken hem Türkiye'de hem bölge ülkelerinde neden hekes sus pus...
Ey insanlar Suriye'de Aleviler katliama uğruyor neden suskununuz...
Türkiye'de bu üç sendikadan başka öğretmen sendikası yok mu?
#ÖMK sadece bu üç başkanın üyeleri için mi çıkıyor?
Nasıl desteklemezsiniz şu onurlu mücadeleyi?
Nasıl susarsınız? Nasıl?
Ama şunu bilin ki kurtuluş yok tek başına #YaHepBeraberYaHiçbirimiz#meclisÖMKyıreddet
Hatay Antakya
Üzümdalı Şehit Metin Sürer Ortaokulu idarecileri,
öğretmenleri ve 200 öğrenci ile depremde vefat eden öğretmenlerimizin ve tüm deprem şehitleri anısına
Bugün Hatay'da çekim yaparken iki kişi yaklaşıp selam verdi. Nerede çalıştığımı sordu, freelance çalışıyorum dedim. "Siz" dedim, "Polisiz" dedi. İçimden "şimdi bir sürü sorgu sual" diye geçirirken işin rengi polisin sorusuyla değişti: "Yeni yapılacak evlerin ne zaman teslim edileceği hakkında bilginiz var mı acaba?"
Ben "Kimliğinizi alabilir miyim? Basın kartınızı görebilir miyim? Ne çekiyorsunuz?" türünden sorular beklerken bu soru karşısında şaşırdım açıkçası. Konu hakkında etrafta çok spekülatif bilgiler dolaştığını, ne yazık ki net bir bilgimin olmadığını söyledim. Sonra hikayesini anlatmaya başladı. Maraşlıymış, depremden zor kurtulmuş. Ardından yanındaki polis memuru arkadaşı ile bir çadırda kalmaya başlamışlar. Ancak mesai saatleri nedeniyle gündüz de uyuması gerektiği için çadırda yapamamış. Bir de üstüne çocuğu ve eşinden ayrı kalmasından dolayı ailevi sorunlar baş gösterince bir ev tutup eşi ve çocuğunu Hatay'a getirmiş: "Evimi yeni kurmuştum, kredilerim bile bitmemişti henüz. Her şey gitti, sıfırdan hayat kurmaya çalışıyorum. Şimdiden bu eve 300 binin üzerinde masraf yaptım. Onun için de kredi çektim. Bize yeni evler Aralık'ın son haftası teslim edilecek dendi, ortada hiçbir şey yok. Hadi yaptılar teslim ettiler diyelim, nasıl ödeyeceğiz bunu? Kredi vereceklermiş, bu krediyi nasıl ödeyeceğiz biz? Zaten şu an maaşımın yarısı krediye gidiyor!"
Konuyu yetkililere sorduklarında ne cevap verdiklerini merak ediyorum: "Cevap vermiyorlar ki, ha bugün ha yarın diyorlar sadece." En azından bu konuda ortaklaştığımızı, benim sorularıma da cevap vermediklerini söylüyorum.
Sohbetin bu noktasında diğer polis memuru "Zamanınız varsa size bir şey göstermek istiyorum" diyor. Hep beraber arkadaki binanın girişine gidiyoruz. Durup kolonları işaret ediyor: "Şimdi bu bina az hasarlıya çevrilmiş. Yani önce yıkalım denmiş, sonra yıkılmasına gerek yok denmiş. Biz ileride bu sağlam olup olmadığı belirsiz evlerde mi kalacağız?"
İşin uzmanı olmadığımı ama evet kolonların pek de sağlam durmadığını söylüyorum.
Sohbetimiz bir süre daha devam ediyor. Ardından "Kusura bakmayın sizin de zamanınızı alıp başınızı şişirdik" diyor. "Rica ederim, ne demek, her zaman" filan bir şeyler çıkıyor ağzımdan.
Bir başka paylaşımımda yazdığımı tekrar etmek istiyorum burada: Hatay sandığınız kadar kötü değil, daha da kötü...
🇹🇷“Ölürsem ilk başta babam ağlamasın. Annem fazla üzülmesin. Bol bol paylaşın beni. Herkes böyle paylaşsın.”
Kısacık hayatında, bu vatan için ölürken, O’nun bu kısacık vasiyetini yerine getirmek de bize düştü…
Huzurla uyu evlat…
#SehidimizVarTürkiye