Dünya petrol krizine doğru hızla koşarken,
Erdoğan bugün Irak'la günlük 1 milyon varil petrol tedariki için anlaşma yaptı.
Bu neredeyse Türkiye’nin ihtiyacı demek.
Deposunu doldurup gezerken Erdoğan'a küfredeckler.
Irak Başbakanı, değerli kardeşim Sayın Ali Zeydi ve heyetiyle bugün Ankara’da bir araya geldik, ilişkilerimizi kardeşlik zemininde daha da ileri taşıyacak belgelere imza attık. 🇹🇷����🇶
Biz geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız.
Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizin ve Terörsüz Bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog halindeyiz.
İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız.
Öte yandan Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayisi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.
Bu savaş ortamı bizleri sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında da iş birliğimizi derinleştirmeye sevk ediyor.
Körfez bölgesinin dünyayla bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hale geldiğini görüyoruz.
İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir.
BP’nin operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri’ne ortaklık verilmiştir.
Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.
İklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğimizin ilerletilmesi yönündeki irademiz tamdır.
Irak’la geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımak istiyoruz.
Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum.
TPAO, Kerkük’te faaliyet gösteren BP’nin yüzde 15 hissesi devraldı.
Şirket, petrol ve doğalgazda yaklaşık 3 milyar varillik rezerv ve üretim potansiyelini ekonomiye kazandıracak.
Sadece ekonomik değil stratejik bir hamle.
Bu akla şapka çıkarılır���
ÖNÜMÜZDE AHBAP GİBİ BİR ÖRNEK OLDUĞUNA GÖRE YOĞURDU ÜFLEMEMİZ LAZIM
- Gülben Ergen’in başkanı olduğu “Çocuklar Gülsün Diye” isimli derneğin faaliyet sonuçları (kaç okul yapıldığı, kaç çocuğa ulaşıldığı gibi) kamuoyuna düzenli aktarılıyor; ancak Ahbap örneğinde olduğu gibi bağış tutarlarını ve gelir-gider kalemlerini ayrıntılı gösteren kapsamlı mali raporlar aynı görünürlükte yer almıyor.
BİZ DE İSTER İSTEMEZ MERAK EDİYORUZ
1) Son 10 yılda toplam ne kadar bağış toplandı?
2) Bu bağışların ne kadarı bireysel, ne kadarı kurumsal?
3) Her okulun yapım maliyeti ne kadar oldu?
4) İdari giderlerin toplam bağış içindeki oranı nedir?
5) Bağımsız denetim raporları kamuoyuna düzenli ve ayrıntılı biçimde açıklanmıyor mu, yoksa açıklanıyorsa neden kolay erişilebilir değil?
86 milyon olarak bizim başka vatanımız yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok; biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz; son nefesimize kadar da inşallah burada olacağız.
Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.
Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun…
Dedeleri nereden gelmiş olursa olsun…
Mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun…
Değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir.
Ve bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir.
86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Google'da "Avrupa Parlamentosu Akın Gürlek" diye arattığımda karşıma SolHaber, İlke TV, Medyscope vs çıkıyor.
Verilmesi gereken ana savaş ALGORİTMALAR üzerine olmalı.
Bu mecralarda verdiğimiz emeğin yarısı baştan gidiyor.
Akıntıya karşı kürek çekiyoruz...
Sezai hoca karaciğer nakli konusunda dünyada bir ilki gerçekleştiriyor. Günlerdir "hiçbir şey beğenmeyen tuhaflar" önündeki salatayı tartışıyor.
Yok başka ülkede olsa havyar yermiş, büyük tören yapılırmış. Bizde kıymet bilinmezmiş...
Hocanın eğitimini Diyarbakır ve Malatya'da yaptığını kimse yazmıyor.
Malatya'da ülkenin en iyi hastanelerinden birisinde görev yaptığını kimse konuşmuyor.
Neden?
Çünkü sürekli kendimizi dövmemiz lazım.
Ülkede güzel şeyler hep tesadüf zaten değil mi?
Hiçbir başarı tesadüf değildir.
Dünyanın ilk 8’li çapraz karaciğer nakli Malatya’da gerçekleşti.
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde, Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğinde gerçekleştirilen 8'li çapraz karaciğer nakli, tıp tarihine adını yazdırdı.
İran krizi boyunca politikalarımıza köstek olmaya çalışanlar:
Siz dış politika gibi tecrübe, bilgi, birikim, omurga gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin.
Gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, birbirinizin kuyusunu kazın.
Sizin en iyi bildiğiniz iş budur…
🚨Pakistan 🇵🇰Büyükelçisi Birleşmiş Milletler'de 🇺🇳İsrail'e 🇮🇱sert bir şekilde çıkıştı: 'İsrail bir mağdur değil. O bir işgalci, bir çete, uluslararası kararları ⚖️ihlal eden ve Gazze ile Filistin'de devlet terörizmi uygulayan bir güçtür.'"
https://t.co/JxdqMjtH6q