Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Sayın Emine Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi (#NATOsummit) için Ankara'da bulunan devlet ve hükûmet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resepsiyon ve resmî akşam yemeği verdi.
https://t.co/r4XoxyG1KC
Türkiye ile Kanada Arasında Serbest Ticaret Anlaşması (STA) Müzakerelerinin Başlatılmasına ilişkin Ortak Bildiri
Ülkemizde gerçekleştirilen NATO Zirvesi (#NATOsummit) marjında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasında 7 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen görüşme vesilesiyle Liderler, Türkiye ile Kanada arasında Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin resmen başlatıldığını duyurmaktan memnuniyet duyarlar.
Ticaret Bakanlarımız Bolat ve Sidhu, Haziran 2026’nın başında Ekonomik Ortaklığa İlişkin Ortak Bakanlar Bildirisi yayımlayarak kapsamlı bir Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) yönelik istikşafi nitelikteki görüşmelerin başlatıldığını ilan etmişlerdi. Söz konusu açıklama, Türkiye ile Kanada arasındaki ekonomik ortaklığın daha da derinleştirilmesine yönelik ortak iradeyi ve bu alandaki önemli potansiyelin karşılıklı olarak teyidini yansıtmaktadır.
Türkiye ve Kanada, kapsamlı, modern ve her iki tarafın yararına olacak bir Serbest Ticaret Anlaşmasına yönelik müzakerelerin başlatıldığını resmen ilan ederek bu süreçte bir sonraki adımı atmaktadır. Daha yakın ekonomik iş birliği; ekonomik büyümeyi destekleyecek, istihdam oluşturulmasına katkı sağlayacak, rekabet gücünü artıracak, tedarik zincirlerini güçlendirecek ve işletmelerimizin giderek daha dinamik hâle gelen küresel ekonomide başarı elde etmelerine yardımcı olacaktır.
Her iki ülkenin teknik heyetleri, anlaşmanın kapsamı ve hedeflerinin belirlenmesi ile müzakerelerin ilk turuna hazırlık amacıyla gerekli teknik çalışmaları önümüzdeki aylarda yürütecektir. Her iki Hükûmet Türkiye-Kanada ortaklığını güçlendirecek ve iki ülkedeki işletmeler, çalışanlar ve halklar için yeni refah fırsatları yaratacak yüksek nitelikli bir anlaşmanın hayata geçirilmesi amacıyla birlikte çalışmayı beklemektedir.
Suriye’nin başkenti Şam’da meydana gelen bombalı saldırıları en güçlü şekilde kınıyorum.
Suriye’nin huzurunu, güvenliğini ve istikrarını hedef alan her türlü terör eylemi, yalnızca Suriye’nin değil, bölgemizin ortak geleceğine yönelik bir tehdittir. Şiddetin ve terörün hiçbir meşruiyeti olamaz.
Türkiye Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Suriye’nin kalıcı istikrar ve güvenliğine yönelik çabaları desteklemeyi ve Suriye halkıyla dayanışma içinde olmaya devam edecektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan’ın Ev Sahipliğinde Devlet ve Hükûmet Başkanları ile Eşleri Onuruna Düzenlenen Resepsiyon ve Resmî Akşam Yemeği
https://t.co/ZUBcWl42Rp
NATO Ankara Zirvesi vesilesiyle ülkemize resmî bir ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı, değerli dostum Sayın Donald Trump’ı ağırlamaktan memnuniyet duydum.
Gündemimizdeki pek çok meseleyi, inanıyorum ki Sayın Başkan’la dayanışmamız ve güçlü ilişkilerimiz sayesinde hayırlı bir neticeye ulaştıracağız. 🇹🇷🇺🇸
İnovasyon şart, ancak tek başına yeterli değil.
İnovasyon, ancak sanayileşme ile gerçek bir stratejik güce dönüşür.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, 5 milyar dolar tutarındaki destek bütçesiyle HIT – Yenilikçi Savunma Teknolojileri Çağrısı'nı başlatıyoruz.
Kapsamlı yatırım teşvik programımız HIT-30 kapsamında, geleceğin kritik teknolojilerini geliştiren yatırımlara kapsamlı bir destek paketi sunacağız:
✔️ %60'a varan vergi teşviği
✔️ Kamu alım desteği
✔️ İstihdam desteği
✔️ %20'ye varan hibe desteği
✔️ Kamu test ve doğrulama altyapısına erişim
✔️ Yatırım arazisi tahsisi
✔️ Yatırımın %70'ine kadar uygun finansman
HIT – Yenilikçi Savunma Teknolojileri Çağrısı, yenilikçi şirketlerin daha hızlı ölçeklenmesini ve üretim kapasitesini güçlendirmesini sağlayacak.
İnovasyonu endüstriyel kapasiteye, endüstriyel kapasiteyi de stratejik güce dönüştürüyoruz.
Avrupa'nın üretim merkezi Türkiye, en ileri savunma teknolojilerinin yaygınlaştırılmasını hızlandırmak için yatırımlara ev sahipliği yapmaya hazır. 🇹🇷
🌐 https://t.co/ncZ26kwMVe
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi (#NATOsummit) için Ankara’da bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
Kabulde Türkiye-Kanada ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde Türkiye ile Kanada ilişkilerini ticaret, güvenlik, savunma sanayii, enerji başta olmak üzere birçok alanda geliştirmek için gayretleri artırmanın ve iş birliği potansiyellerini değerlendirmenin iki ülkeye de fayda sağlayacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanımız Türkiye olarak NATO’nun Avrupa sütununun güçlendirilmesini savunduğumuzu ancak bunun “Transatlantik Bağın” yerini alamayacağını, Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin Avrupa Birliği’nin savunma girişimlerine dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
The “Allies in Ankara” programme, jointly organised by the Directorate of Communications of the Presidency of the Republic of Türkiye, the Munich Security Conference, and the SETA Foundation, provided an important platform to assess NATO’s evolving security paradigm and Türkiye’s strategic role within the Alliance.
The security environment we face today is far more complex and multidimensional than ever before. Emerging challenges ranging from hybrid threats and cyberattacks to disinformation and AI-enabled risks require a comprehensive and integrated approach to security. In this context, the NATO Summit in Ankara (#NATOsummit) represents a historic gathering where critical decisions shaping the future of the Alliance will be made. The concept of NATO 3.0 reflects a renewed security vision that addresses both military and non-military dimensions while placing resilience and collective action at the heart of the Alliance’s strategic outlook.
Under the leadership of President Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye continues to be one of NATO’s strongest and most reliable Allies through its capable armed forces, advancing defence industry, diplomatic capacity, and constructive contributions to regional and global crisis resolution. Today, Türkiye is not only an indispensable actor in its own region but also a key pillar of Euro-Atlantic security.
Türkiye is often described as a bridge between East and West. Yet, in many of the crises we face today, Türkiye stands as an essential actor between West and West, thanks to its broad diplomatic reach and its capacity to contribute to de-escalation efforts.
I am confident that the discussions held in Ankara will make a meaningful contribution to strengthening the spirit of the Alliance, deepening our shared understanding of security, and promoting stability across our region.
I would like to express my sincere gratitude to our Minister of National Defence, Mr. Yaşar Güler, for honouring our program with his presence, and to thank the Munich Security Conference, the SETA Foundation, and everyone whose dedication and efforts made this event possible.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı ve SETA Vakfı iş birliğiyle düzenlediğimiz “Müttefikler Ankara’da” programında, NATO’nun değişen güvenlik anlayışını ve Türkiye’nin İttifak içindeki stratejik rolünü değerlendirme fırsatı bulduk.
Bugün karşı karşıya olduğumuz güvenlik ortamı, geçmişe kıyasla çok daha karmaşık ve çok boyutlu. Hibrit tehditlerden siber saldırılara, dezenformasyondan yapay zekâ destekli risklere kadar uzanan yeni meydan okumalar, güvenliğe bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmayı zorunlu kılıyor.
Bu yönüyle Ankara’da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi (#NATOsummit), İttifakın geleceğine ilişkin önemli kararların şekilleneceği tarihî bir buluşmadır. NATO 3.0 yaklaşımı ise askerî ve askerî olmayan bütün unsurları birlikte ele alan, dayanıklılığı ve ortak hareket kabiliyetini merkeze yerleştiren yeni bir güvenlik vizyonunu ifade etmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; güçlü ordusu, gelişen savunma sanayisi, diplomatik kapasitesi ve krizlerin çözümüne sunduğu katkılarla NATO’nun en güçlü ve en güvenilir müttefiklerinden biri olmayı sürdürmektedir.
Bugün ülkemiz, sadece bulunduğu coğrafyanın değil, Avrupa-Atlantik güvenliğinin de vazgeçilmez aktörlerinden biridir. Türkiye çoğu zaman Doğu ile Batı arasında bir köprü olarak tanımlanır. Oysa bugün karşı karşıya olduğumuz birçok krizde Türkiye, diplomatik erişim alanı ve gerginliği azaltmaya katkı sunma kapasitesi sayesinde Batı ile Batı arasındadır.
İnanıyorum ki Ankara’da gerçekleştirilen istişareler, İttifak ruhunun güçlenmesine, ortak güvenlik anlayışının derinleşmesine ve bölgemizin istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır.
Programımızı teşriflerinden dolayı Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler’e teşekkür ediyor; iş birliği dolayısıyla Münih Güvenlik Konferansı ile SETA Vakfı’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Basın İlan Kurumumuz ile Türkiye İş Kurumumuz arasında, yerel ve ulusal basınımızın insan kaynağını güçlendirmeye yönelik iş birliği protokolünü imzaladık.
İletişim ekosisteminin hızla değiştiği dijital çağda, güçlü bir medya yapısının ancak nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla, basın mensuplarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesine, mesleki gelişimlerinin desteklenmesine ve medya sektörümüzün güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
İmzalanan protokol kapsamında, Basın İlan Kurumu sisteminde yer alan basın işletmelerinde işbaşı eğitim programları uygulanacak; gazeteci adayları mesleki tecrübelerini doğrudan sahada edinirken, medya kuruluşlarımız da nitelikli insan kaynağına kavuşacaktır.
Bu iş birliğinin özellikle yerel basınımıza ve Anadolu medyamıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği üzere, Anadolu medyası milletimizin sesidir. Bu sesi daha da güçlendirecek her adım, aynı zamanda ülkemizin iletişim kapasitesine yapılmış önemli bir yatırımdır.
Bu vesileyle, desteklerinden dolayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a, Basın İlan Kurumu ile Türkiye İş Kurumu’nun kıymetli yöneticilerine teşekkür ediyor; protokolün medya sektörümüz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
İlim yolculuğunu insanlığın ortak hafızasına dönüştüren, İslam medeniyetinin bilim tarihindeki zengin mirasını dünyaya tanıtan Prof. Dr. Fuat Sezgin’i vefatının 8. yıl dönümünde rahmetle, minnetle ve saygıyla yâd ediyorum.
Hayatı boyunca ortaya koyduğu kıymetli eserler ve ilim dünyasına sunduğu eşsiz katkılar, bugün de yol göstermeye devam etmektedir.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Bir çocuğun hayatına umut olmak, ona sevgiyle kucak açmak ve güven dolu bir yuva sunmak, yapılabilecek en büyük iyiliklerden biridir. Koruyucu aile; merhametin, fedakârlığın ve toplumsal dayanışmanın en güzel tezahürlerinden biridir.
2012 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde başlatılan Gönül Elçileri Projesi, gönüllülük kültürünü güçlendiren, toplumsal dayanışmayı pekiştiren ve sınırları aşan örnek bir iyilik seferberliği olarak yoluna devam etmektedir.
Hayatlarını çocuklarımızın geleceğine adayan tüm koruyucu ailelerimize gönülden teşekkür ediyor, Koruyucu Aile Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.