Dün İdlib’te Doğu Türkistanlı bir aile ile tanıştık. 11 yıl önce adam Çin tarafından tutuklanacağını anlayınca kaçmak zorunda kalmış; ancak çocuğuna pasaport çıkartamayınca babasına emanet edip çıkmış ülkeden. Tam 11 yıldır bir kez olsun haber alamadım yavrumdan da babamdan da dedi. Bunu der demez gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı. Akıl alır acılar değil bunlar…
Allah Doğu Türkistan’ı Çin zulmünden kurtarsın, bu nasip olana kadar da Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin imtihanlarını kolaylaştırsın.
🗣️ İhsan Şenocak:
Ailenin nasıl çöktüğünü, doğum oranının niçin düştüğünü bilmeyen var mı?
Peki; arifler, alimler, şeyhler, mütefekkirler milletimiz büyük bir krize savrulurken niçin susar?
Zira konuşması gerekenlerin önemli bir bölümünde, vakıflarının ya da makamlarının zarar görme endişesi var.
Gezgin Erhan İdiz'in Afrika'da yaşanan çaresizlik ve fakirlikle ilgili anlattığı yürek burkan hikaye:
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim” dedi sesini kısarak.
Yahya, 48 yaşında. Bir beyaz adamın dükkanı önüne koyduğu dikiş makinesiyle terzilik yapıyor.
Eskiden kıyafet satıyormuş. 10 yıllık birikimiyle aldığı kıyafetler çalınınca beş parasız kalmış. Güney Afrika’ya gidip işçilik yapmış ama bir yıl sonra geri dönmüş.
Neden döndün diye sorunca, “Oradaki göçmen ortamı, bir Müslüman’a yakışmazdı.” diyerek geçiştirdi.
Yahya, 18 yıldır terzilik yapıyor.
İkindiye kadar 12 TL kazanmıştı. Yetiyor mu diye sorunca, “Buna da şükür, bazı günler hiç kazanamıyorum.” dedi.
Sevinçle elindeki önlüğü gösterdi. Beyaz adamın eşi için dikiyormuş. Eğer bitirebilirse 6 TL de oradan kazanacakmış.
Burada emeğin karşılığı yok ama buna ra��men fiyatlar çok pahalı. Bu yüzden Yahya hiç öğle yemeği yemiyor.
Fakat şanslı. Normalde çoğu kişinin dikiş makinesi kiralık olur. Makine sahibi ile terzi, parayı bölüşür. Yahya’nın makinesi eşine aitmiş. 10 yıl önce bir iş adamı hediye etmiş.
Sadece bir dikiş makinesi ile 5 kişilik ailesini geçindirmeye çalışıyor.
Evini sordum, “7 kilometre uzakta.” dedi. Minibüs parası günlük kazancının iki katından fazlaymış, bu yüzden her gün yürüyerek geliyormuş.
- Zor olmuyor mu?
“Yok, koşarsam 45 dakikada da gelirim.” dedi.
- Bisikletin yok mu?
“Eskiden vardı ama tekerleği tükendi artık.”
- Tamir ettir.
“Param yetmez”
- Biriktir.
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim. Tahtadan bir kumbara yapıp içine her gün para atıyordum, bir gün eve gidip tahta kumbarayı kırdım ve yemek aldım.”
Yahya makinesini beyaz adamın dükkanı önünde tutmak isterse ona kira ödemek zorunda. Bu yüzden 500 metre ötedeki bir depoya taş��yor her akşam. Depo sahibi iyi adammış, para almıyormuş.
Arkadaşım, Yahya’ya 100 TL uzatınca mahcup bir şekilde kabul etti. Ne yapacaksın diye sordum, “Uzun zamandır yalnızca nsima (mısır unu bulamacı) yiyoruz. Bugün yanına patates alacağım.” dedi.
Oradan ayrılırken dönüp Yahya'ya baktım. Mutluluğunu uzaktan bile görmek mümkündü.
Şimdi vakit akşam, muhtemelen Yahya bir sofra başında çocuklarıyla patates yemenin mutluluğunu yaşıyor."
Bu cümleyi TRT yönetimi yazmış olamaz!
Bu toplum yüzyıllık hüdayinabit soysuz bir toplum değildir!
Bin yıl İslâm’ın bayraktarlığını yapmış bir millete bu şekilde hakaret edemezsizi!
Kimsiniz siz?
Ne yapmak istiyorsunuz?
#teşkilat
Gaziantep’te Manifest isimli gereksiz grubunun konser biletleri ilk bir haftada 8 bin 300 adet satılmış.
16 Mayıs günü Gaziantep'te ilahi sanatçısı Mevlan Kurtishi'nin konseri var !
Haydi Gaziantep! Gerçek kimliğini göster ve bu konsere destek ver !
🔴 Adem Özköse:
Dünyanın her yerinde Filistin destekçileri tarafından protesto edilen İsrail destekçisi şirketler İstanbul’un göbeğinde rahatça silahlarını sergiliyor.
İsrail’i protesto etmeyi sadece Burger King gibi yemek şirketlerine indirgeyip Gazze’deki katliamları açıkça destekleyen silah şirketlerine karşı sessiz kalmak bir çelişki değil mi?
🔴 Gaziantep’te İslami çevrelerin tüm tepkilerine rağmen ‘Manifest’ isimli sapkın şarkı grubunun konseri iptal edilmedi.
Protesto için toplanan vatandaşlar, konsere izin veren Belediye Başkanı Fatma Şahin’e ve ‘aile yüzyılı’ söylemlerine tepki gösterdi.
Hanta virüsü ile halkı korkutacak (pardon aydinlatacak) ekip antrenmanlarıni tamamlayıp yakında sahnelerdeki yerlerini alirlar. Artizler, siyasiler, tohturlar, bilimciyim diye iddia eden akademi içinde ama dünyadan haberi olmayan amcalar ablalar, okumuşu, okumamıșı, youtube kralları …..hepsi pek bi bilecek!
Konuda gerçek bilgisi olanlar yine yerilecek, sövülecek, Google’dan silinecek…
Artık akıllandık demeyin! Tarih tekerrürden ibarettir!
Şimdiden yayınlıyorum.
➖Hantavirus yalanı 07.05.2026 tarihinde, daha yeni devreye sokuldu.
➖Ancak, Hantavirus mRNA aşı üretim patenti 24.04.2025 tarihinde alınmıştır.
✔️Yani salgın olmadan patenti alınmış ve her şey planlıdır.
📌Sakın oyuna gelmeyin.
Kendinizi ve milletimizi bu küresel itlerin kölesi yapmayın.
Yöneticiler mi?
Zaten onların işbirlikçileri...
@Ceylin52219293
İsrail doğum oranında dünya rekoru kırıyor! Ama Yahudi sermayeli ajanslar, ülkemize 'köpek anneliği'ni pazarlıyor!
Kendi nüfuslarını ikiye katlayanlar, bizi bu reklamlarla çocuksuz bir geleceğe hapsetmeye çalışıyor!
Bu ülke sahipsiz mi?
"Erkeğim ama kadın hissediyorum"
"Transım ama kadınım"
"Panseksüelim her şeye arzu duyuyorum"
"Trans çocuklar vardır"
"8 kedim var ve onların annesiyim"
LGBT, hatta LGBTQIA ...VYZ cinsiyet kimleri vardır.
Tanrıya değil uçan spagetti canavarına(!) inanıyorum, kartal gibi uçmak istiyorum o halde ben kartalım mantığında düşünceler hepsi. Bunun sonu yok.
Bauman'ın "akışkan" dediği yere böyle böyle geldik işte. Queer teori de cinsiyet kimliklerinde tam da bunu istiyordu. Her şey bu kadar göreceli, subjektif, akışkan değil öyle. Kavramlar bu kadar akışkan hale gelirse her şeyin içi boşalır, yozlaşır, asimile olur.
Elbette insanlar hayvanlarıyla her tür sevgi bağını gönüllerince ve keyfince kurabilir. Ama çocuk artış hızını düşünün tarihin en korkunç seviyesine gerilediği bu zamanlarda, üstelik anneler gününde sayısız annelik teması yerine kedi köpek anneliği vurgulu bir reklam net propagandadır. Kimse kimseyi saf yerine "ayol ne kadar da abartılar" moduna koymasın.
Kimse alınmasın diye söylemiyorum ama gerçekten 200.000 kişiye Ata tohumu dağıttık biraz da kendi aralarında dağıtmalarını beklerim açıkçası neticede bunlar sürdürülebilir tohum amaçlarımızdan birisi de tohum bağımlılığını ortadan kaldırmak. Bir iki yıl içerisinde bir döngü kurup ben tamamen dağıtma işinden çekileceğim inşallah, tüm zamanımı sağlıklı tarımı daha çok anlatmaya ayırmak istiyorum.
HERKES PAYLAŞIRSA İPTAL EDİLİR ⚠️
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta
yaşanan olaylar henüz tazeyken;
Gazze’de soykırım, Doğu Türkistan’da zulüm ve gözyaşı devam ederken,
Bu festival toplumsal vicdanı yaralamaktadır.
Gaziantep Manifest iptal edilmelidir.
@TC_icisleri 🇹🇷
#ManifestKonseriİptalEdilsin
🚨 APPLE’S SHOCKING PATENT EXPOSED: AIRPODS THAT CAN READ YOUR THOUGHTS AND MONITOR YOUR BRAIN IN REAL TIME!
Apple has filed patent US20230225659A1 for revolutionary earbuds loaded with hidden electrodes that slide deep into your ear canal. These devices are designed to measure electrical brain activity through EEG, along with muscle movements, eye movements, heart rate, and far more biosignals than anyone expected.
Not bulky lab equipment on your scalp. These sensors sit quietly inside and around the outer ear for superior accuracy with almost zero visible hardware and no annoying movement. The patent openly admits this setup delivers cleaner, more reliable brainwave data than ever before.
Picture this: While you listen to music, take calls, or scroll in silence, your AirPods are secretly mapping your brain activity. Every thought pattern, stress spike, focus level, emotional shift, and subconscious reaction could be captured and sent straight to Apple’s servers.
They will market it as helpful features like seizure alerts or advanced sleep tracking. But this technology opens the door to total neuro-surveillance on a global scale. Your most private mental data harvested 24/7 under the guise of a simple pair of earbuds.
Who really gets access to your brain signals? Apple? Their business partners? Governments? Or anyone willing to pay in the exploding neuro-data market?
Full patent details are posted in the comments below. Read it before the narrative changes.
What are they truly building with your mind?
Stay awake. Your ears may be the front line in the war for mental freedom. 🧠🔊
🔴 Prof. Dr. Ahmet Kavlak:
Medreseler, dergahlar, tekkeler kapatıldı. Bu ülkede Kuran-ı Kerim toprak evlerin duvarlarında saklandı. İnsanların ders alması yasaklandı.
Sonra insanlar ahlakı ve İslamı öğrenemeyince görüyor musunuz Müslümanları diye sorular çoğaldı.
Aslında bu soruyu benim sormam lazım.
1920'lerden beri bu ülke seküler olarak idare edilmiyor mu? Tüm kanunlar seküler değil mi? Eğitim seküler değil mi? Senin sekülerliğin ahlaklı insan yetiştiremedi.