Yüz binlerce gencin hakkının yendiği diploma sahtekârlığı dâhil ortaya bir sürü pislik saçılıyor…
Sağdan soldan balya balya paralar fışkırıyor…
Yüz milyarlarca liralık korkunç bir vurgundan bahsediliyor…
Ama CHP Genel Başkanı ve şürekâsı bunların hiçbirine cevap veremiyor.
Milletin huzuruna çıkıp “sahtekârlık yoktur, hırsızlık yoktur; yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, irtikâp, iltimas yoktur” diyemiyorlar.
“Ne biz ne de arkadaşlarımız harama el uzatmadı” diyemiyorlar.
Kendi belediye başkanlarına, kendi belediye yöneticilerine; beraber iş yaptıkları, yıllarca birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarına kefil olamıyorlar.
Aslanlar gibi çıkıp iddialara cevaplar vermek yerine bize saldırarak, Cumhur İttifakı ortağımıza ve onun muhterem Genel Başkanı’na edepsizlik ederek, sokakları karıştırarak, gençlerin arkasına saklanarak, marjinal sol örgütleri öne sürerek yavuz hırsız misali suç bastırmaya çalışıyorlar.
CHP Genel Başkanı’na soruyorum:
Sayın Özel, neden korkuyorsunuz, neden çekiniyorsunuz; bu telaş, bu panik havası, bu saldırganlık niye?
Daha düne kadar “şaibe yok” diyordunuz.
Daha düne kadar şeffaflıktan, dürüstlükten dem vuruyordunuz.
Ne oldu da birden etekleriniz tutuştu?
Ne oldu da dizleriniz titremeye başladı?
Şimdi kimi tasfiye edecek, kimi sırtından hançerleyeceksiniz?
Alengirli yollarla şimdi kimin ayağını kaydıracaksınız?
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
Türkiye, bekasını ve güvenliğini koruma noktasında nasıl tavizsiz bir iradeye sahip olduğunu pek çok kez göstermiştir.
İş o raddeye varırsa yine bir gece ansızın gelebiliriz. Allah’ın izniyle bunu yapabilecek gücümüz, kapasitemiz ve kabiliyetimiz ziyadesiyle mevcuttur.
Suriye’nin parçalanmasına, hangi kisveyle olursa olsun üniter yapısının bozulmasına rıza göstermeyiz.
Bu konuda bir risk görürsek gerekli adımları süratle atarız.
Suriye’deki ihtilafı ve DEAŞ tehdidini fırsata çevirip farklı hülyalar görenler, son gelişmeler sonrasında bölgemizin kadim gerçekleriyle yüzleşmişlerdir.
Bu gerçek, bölgenin geleceğinde teröre yer olmadığıdır.
Tercihini terörden ve şiddetten yana kullananları bekleyen tek akıbet, silahlarıyla birlikte toprağa gömülmektir.
Açık söylüyorum, bunun önüne hiçbir güç geçemez.
Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.
Umudun,İcraatin,Geleceğin Adı AK PARTİ
Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ın katılımlarıyla gerçekleştireceğimiz AK Parti Denizli İl Başkanlığımızın 8. Olağan Kongresi’nde kongre heyecanını yaşamaya davet ediyoruz.
TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR
Sosyal medya üzerinden sürekli bize sataşarak, bize hakaret ederek, bize laf yetiştirerek kendisini hatırlatmaya çalışan Bay Kemal kusura bakmasın.
Dostları tarafından atıldığı o kuyudan kendisini biz bile kurtaramayız.
Sırtına yediği o paslı hançeri biz bile çıkaramayız.
14-28 Mayıs seçimlerinde mazlumları hedef göstererek güya seçim kazanmaya çalışan Hitler özentisi, ırkçı faşist zihniyete, milletimiz sandıkta geçit vermedi.
Türkiye’yi kaosa ve kardeş kavgasına sürüklemeyi amaçlayan hayasız akınlara milletimizle birlikte göğüs gerdik.
Mülteci ve insanlık düşmanı bu zavallı zihniyetin siyasette selasını ise “baba-oğul gibiyiz” diyerek kefil olduğu en yakınındaki isimler verdi.
Şimdi Ankara’daki ofislerinde ne kapılarını çalan var ne halini hatırını soran var ne de ülke gündemine dair fikirlerini merak eden var.
Bir köşeye atıldı ve unutuldu.
Ne yapsalar boş, ne yapsalar beyhude.
Tarihin tozlu raflarında unutulup gitmekten kurtulamayacaklar.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sn Yankı Bağcıoğlu’nun Milli Savunma Bakanlığına bağlı disiplin mekanizmasını etkilemek üzere emekli askerleri eylem yapmaya çağırması çok sorumsuz bir yaklaşımdır.
Sn Bağcıoğlu emekli bir asker olsa da, bugün bir siyasi partinin genel başkan yardımcısıdır; yaptığı çağrı doğal olarak “siyasi”niteliğe sahiptir.
Böyle bir çağrı emekli askerlerimizi de son derece yanlış bir çerçevenin içine sokacak bir basiretsizliktir.
CHP Genel Başkan Yardımcısının emekli askerlerimiz üzerinden siyasi faaliyet üretmeye çalışması baştan aşağı yanlıştır.
Siyasi görüş açıklamak başka şeydir, askeri mekanizmaları etkilemek için eylem yapmak başka şeydir. Askeri mekanizmaları etkilemek üzere sokak çağrısı yapmanın demokrasiyle bir ilgisi yoktur. Bu çağrı, vesayet görüntüsü canlandırma girişimi dışında bir şekilde tanımlanamaz.
Emeklilerimize olan vefa borcumuzu layıkıyla ödeyebilmek için göreve geldiğimiz günden itibaren yoğun ve samimi bir gayret içindeyiz.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da emeklilerimizi desteklemeyi, onlarla birlikte yol yürümeyi hem de güçlü bir şekilde sürdüreceğiz.
2012 yılında 1,8 milyon emekli vatandaşımızın aylıklarında artış sağlayan intibak düzenlemesini hayata geçirdik.
Emekli olduktan sonra ticari faaliyet yürütenlerin aylıklarından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi uygulamasını kaldırdık.
Emeklilerimize banka promosyonlarının ödenmesini sağladık.
Bayram ikramiyeleri ile emeklilerimizin evlatlarıyla, torunlarıyla, aileleriyle paylaştıkları bayram sevinçlerine ortak olduk.
Asgari ödeme miktarlarını yeniden ele alarak emekli alt sınır aylıklarını yükselttik.
Emekli aylıklarındaki normal iyileştirmelere ek olarak seyyanen zamlar ve ilave refah payı artışları ile emekli maaşlarında önemli iyileştirmelere gittik.
Tüm bunların sonucunda 2002-2024 döneminde farklı statüdeki emekli aylıklarında reel olarak %78 ila %631 oranlarında artış yaşandı.
2023 yılı Ekim ayında gelir veya aylık alan sigortalı ve hak sahiplerimize bir defaya mahsus olmak üzere 5 bin lira ödeme yaptık.
Tüm bunlara ilaveten 2024 yılını Emekliler Yılı ilan ederek Türkiye Yüzyılı’nın emektarlarına verdiğimiz önemi gösterdik.
Emekli vatandaşlarımızın temel haklarını kullanmaktan yoksun bırakıldığı, sağlık ve ulaşım imkânlarından faydalanamadığı günler çok şükür geride kaldı.
22 yıllık iktidarımızda attığımız adımlarla emekli vatandaşlarımızın daha iyi şartlarda yaşamalarını ve geleceğe güvenle bakmalarını temin ettik.
Kendimizi elbette bu iyileştirmelerle sınırlı tutmayacak, emeklilerimiz için daha çok çalışmaya, daha çok hizmet üretmeye devam edeceğiz.
Dün Sayın Özel çıkmış, güya PYD üzerinden bizi sıkıştırmaya çalışıyor.
Bölücü terör örgütünün Suriye’deki uzantılarıyla ilgili bizim duruşumuz bellidir Sayın Özel…
PYD’yi terör örgütü görüp görmediğinize CHP Genel Başkanı olarak asıl sizin cevap vermeniz gerekir.
Öyle ya, yıllarca bu yapının avukatlığını sizin partiniz üstlendi.
Ülke ülke dolaşıp bu örgütün reklamını yapan da sizin milletvekillerinizdi.
Hatta “YPG bize saldırmaz” diyerek bölücü örgütün Suriye uzantısına kefil olan sizin eski genel başkanınızdı.
Çıkın ve açıklayın, YPG/PYD konusunda siz de eski genel başkanınız gibi mi düşünüyorsunuz?
Bayrak değiştirmek ne zamandan beri PKK’nın uzantılarını aklamak için yeterli olmaya başladı?
Hadi Suriye’yi bilmiyorsunuz, PKK’nın 40 yıldır çevirdiği dolapları da mı hiç bilmiyorsunuz?
Ne diyelim? Allah bunlara basiret ve feraset versin.
Sn Cumhurbaşkanımızın liderlik ettiği siyaset ve ürettiği siyasi kapasite, bölgemiz ve dünyadaki tüm sorun alanlarının çözümü için en güvenilir siyasi adrestir.
Cumhurbaşkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, dünya barışı için kilit ülke ve güvenilir odak olmaya devam ediyor.
Ülkemizin yürüttüğü çok taraflı, adalete dayanan ve barış eksenli siyaset sonucunda Somali-Etiyopya arasındaki sorunlar, Türkiye'nin arabuluculuğu ile çözüm yoluna girdi.
Dünyada diyalog zemininin zayıfladığı, hukukun ve diplomasinin işlemez hale geldiği bir dönemde elde edilen bu sonuç için emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz.
PKK/YPG terör örgütünün Suriye’de görev yapan TRT Haber ekibine saldırmasını lanetliyoruz.
TRT’ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Sahadan haber yaparak insanlığı gerçeklerle buluşturan ve kara propogandalarla mücadele eden tüm basın mensuplarımızı selamlıyoruz.
Bugün, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzce 77 şehrimizde yapımı tamamlanan 564 tesisimizin toplu açılışını gerçekleştirdik.
Milletimizin hizmetine sunmaktan kıvanç duyduğumuz bu eserlerin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Teşkilat Başkanımız Sayın Erkan Kandemir'in riyasetinde, İlçe Başkanları Toplantı’mızı gerçekleştirdik.
Bu yolda attığımız her adımda, Denizli’mizin her köşesine uzanan birliğimiz ve beraberliğimizle, geleceğe umutla bakmaya devam edeceğiz.
AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Teşkilat Başkanımız Sayın Erkan Kandemir'i, İl Başkanlığımızda ağırladık.
Sayın Başkanımıza nazik ziyaretleri için çok teşekkür ediyoruz..
Durmak Yok Yola Devam..
#AKPartiDenizli
Denizli Organize Sanayi Bölgesi 23. Olağan Genel Kurulu toplantısına katıldık.
Bölge yönetiminin faaliyetlerini dinledik, görüş ve önerilerimizi söyledik. Uyumlu bir çalışma içinde olduğumuz OSB yönetimi ile birlikte başta Teknopark olmak üzere birçok projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
Denizli OSB Başkanımız Derya Baltalı’ya ve yönetimine yapmış oldukları çalışmalar için teşekkür ediyor, yeni dönemde başarılar diliyorum.
@denizliso
Ülkemizi güney sınırlarından kuşatma girişimini yaptığımız harekâtlar ve oluşturduğumuz güvenli bölgelerle önemli ölçüde akamete uğrattık.
İnşallah önümüzdeki dönemde, sınırlarımız boyunca oluşturduğumuz güvenli bölgenin eksik kalan halkalarını da tamamlayacağız.
Küresel krizlerin ve kendi dinamiklerimizdeki kimi kırılmaların etkisiyle bir süredir yaşadığımız ekonomik sıkıntıların birilerinin iştahını kabarttığını görüyoruz, biliyoruz.
Hiç heveslenmesinler.
Aldığımız tedbirler ve başarıyla uyguladığımız program sayesinde önümüzdeki yıllarda bu sıkıntıyı da geride bırakarak bir sınamadan daha alnımızın akıyla çıkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Böylece ülkemizin siyasi ve ekonomik yol haritasını terör örgütleri üzerinden istedikleri gibi yönlendiren emperyalistlerin ve bölgemizdeki kuklalarının 40 yıllık oyununu ilanihaye bozacağız.
Aynı şekilde siyasi istikrarıyla, sosyal barışıyla, ekonomik refahıyla devletimiz ile milletimiz arasındaki bağı tahkim ederek 85 milyonun tek yürek olarak atmasını temin edeceğiz.
Bölücü terör örgütünü ülkemiz için bir tehdit kaynağı olmaktan çıkarmaya yönelik operasyonlarımızı çok katmanlı bir şekilde sürdürürken elimizin altındaki tüm araç, imkân ve fırsatları da sonuna kadar değerlendireceğiz.
Millî Mücadele’nin başkomutanı Gazi Mustafa Kemal’in ifadesiyle; ortak hedefimiz, ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaktır.
Hangi amaç için olursa olsun milletin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik her tutum, her eylem doğrudan Gazi’nin emanetine ihanettir.
İdeolojik bölücülükten ekonomik tetikçiliğe kadar geniş bir cephede izlerine rastladığımız marazi duruşların gerisindeki saikleri gayet iyi biliyoruz.
Türkiye bir dönem “gardırop Atatürkçülerinden” çok çekmiştir.
Bugün de “sosyal medya Atatürkçülerinin” hem Atatürk’e hem ülkemize hem de milletimizin birlik ve bütünlüğüne verdiği zarar, Türkiye’nin yeminli düşmanlarıyla yarışır seviyeye ulaşmıştır.
Öyle ki Atatürk istismarcıları, son dönemde terör örgütleri ve onların çeşitli isimler altındaki uzantılarıyla kol kola girecek, yan yana yürüyecek kadar zıvanadan çıkmıştır.
Atatürkçülük maskesi altında emperyalistlerin ülkemiz üzerindeki hain emellerine hizmet eden bu azgın güruhu milletimizin takdirine bırakıyoruz.
Tarihin bir kesitini yüceltip geri kalan binlerce yıllık birikimi ve medeniyeti reddedenler, varlıklarını yarınlara taşıyacak dayanaktan mahrum kalmış demektir.
Ne Gazi’yi ne de Cumhuriyetin kurumlarını, değerlerini ve hedeflerini bu istismarcılara, bu köksüz ideoloji bezirgânlarına terk etmedik, bundan böyle de terk etmeyeceğiz.
Çarşamba akşamı Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deyken Amerika’nın seçilmiş başkanı Sayın Trump’la yaptığımız telefon görüşmesinde hem kendisini tarihî seçim zaferinden dolayı tebrik ettik hem de Gazze ve Lübnan’daki katliama dikkat çektik.
Sayın Trump’tan ikinci başkanlık döneminde eski yönetimin hatalı politikalarını terk etmesini bekliyoruz.
Sayın Başkan’ın savaşları sonlandırma noktasında elini taşın altına koyacağına yürekten inanıyor, bunu da samimiyetle temenni ediyoruz.
Daha fazla kan akmaması; özellikle kadın ve çocukların hayatına mal olan, onların hayatını mahveden bu çatışma, savaş ve gerilimin sona ermesi için biz de elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye devam edeceğiz.
Budapeşte’de gerçekleştirilen Avrupa Siyasi Topluluğu 5’inci Zirvesi’nde, kıtanın yüzleştiği çok boyutlu güvenlik sınamalarını ele almak üzere bir araya geldik.
Avrupa Siyasi Topluluğunu kıtamıza yönelik ortak tehditleri samimiyetle ele aldığımız bir platform olarak görüyoruz.
Ukrayna’daki savaşın yol açtığı olumsuzluklar her geçen gün daha da derinleşiyor.
Diğer yandan, yol açtığı yıkım ve sivil zayiat bakımından Ukrayna’daki savaştan çok daha büyük bir insanlık trajedisi Orta Doğu’da yaşanıyor.
50 bine yaklaşan can kaybı dikkate alındığında ateşkesin ivedilikle sağlanması, kesintisiz ve yeterli miktarda insani yardımın bölgeye ulaşması için İsrail’e her boyutta baskı yapılması elzemdir.
Bir diğer önemli husus Filistin’in devlet olarak tanınmasıdır.
İrlanda, Norveç, İspanya ve Slovenya’nın bu yönde attıkları adımları takdirle karşılıyor, kendilerini ülkem ve milletim adına tebrik ediyorum.
Küresel adalete ve barışa katkı vermeleri için Filistin’i henüz tanımayan tüm ülkelere bunu yapmaları çağrısında bulunuyorum.
Terörizme karşı iş birliği ve dayanışma halinde, terör örgütleri arasında fark gözetmeksizin mücadele hepimizin sorumluluğudur.
Terör örgütü PKK ve FETÖ ile mücadelede Avrupalı ortaklarımızdan somut iş birliği görmek istiyoruz.
Avrupa’da nefret, İslam karşıtlığı ve ırkçılık, sosyal uyumu ve istikrarı zedeliyor.
Yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının yalnızca Müslümanları ve göçmenleri değil, toplumun tamamının huzur ve güvenliğini tehdit eden bir temel insan hakları sorunu olduğu artık kabullenilmelidir.
Türkiye gibi kıtanın refahı ve güvenliğine önemli katkılar sunan bir aday ülkenin katılım sürecinin yıllardır engellenmesinin makul bir izahı yoktur.
Mevcut jeopolitik konjonktürde üyelik perspektifimizin güçlendirilmesinin hem Avrupa’nın hem yakın coğrafyamızın yararına olacağı açıktır.
Türkiye olarak Avrupa Birliği’yle ilişkilerimizin sağlıklı bir zeminde ilerletilmesi için diyalog ve iş birliğine hazırız.