Adam gelin ve bireysel başvuru yapın diyor sadece kendiniz ve mağdur olanlar için diyor. Pekiiii mağdur yoksa hak ta yok buna ne diyorsunuz #EmekliMemur yok musunuz..,
Tarih: 26.10.2018
İl Valisi: Tuncay Sonel
Yer: Tunceli - Nazımiye Sarıyayla Köyü kırsal alanı
Tunceli İl Jandarma Komutanlığına bağlı JÖH timleri 3 günlük pusu görevine gidiyor.
22 Ekim 2018 günü iki JÖH timi, helikopterlerle pusu faaliyeti için bölgeye bırakılıyor.
İl Jandarma Komutanlığının planladığı pusu faaliyeti 25 Ekim 2018 günü sona erecektir. Hava şartları oldukça iyi olduğu için iki helikopter, pusu faaliyetini yürüten iki JÖH timini almak üzere hazırlık yapıyor. Ancak helikopterler tam havalanmak üzereyken gelen bir emirle JÖH timlerinin pusu faaliyeti bir gün daha uzatılıyor.
26 Ekim 2018 günü hava şartları değişiyor. Özellikle Nazımiye ve Pülümür kırsalında ani bir kar yağışı başlıyor. Kar yağışıyla birlikte tipi ve fırtına etkili oluyor.
Tunceli İl Jandarma Komutanlığı, pusu faaliyetinin sonlandırıldığını JÖH timlerine bildiriyor ve Jandarma Bölge Komutanlığı emrindeki iki helikopterin bölgeye geleceğini belirterek timlerin hazırlıklı olmasını istiyor. Ancak irtibat tam olarak sağlanamıyor.
Öğle saatlerinden akşam saatlerine kadar devam eden kar, tipi ve fırtına nedeniyle hava sıcaklığı eksi derecelere düşüyor.
Tunceli Jandarma Komutanlığından havalanan iki adet Sikorsky helikopteri, Nazımiye Sarıyayla bölgesinde pusu faaliyetinde bulunan iki JÖH timini almak için bölgeye hareket ediyor.
Helikopterler bölgeye iniş yapmak için tam 6 kez deneme yapıyor ancak hava şartları nedeniyle iniş mümkün olmuyor. Bunun üzerine en yakın jandarma karakollarına iniş yaparak hava şartlarının düzelmesini bekliyorlar. Bu sırada sağlık ekipleri karadan bölgeye ulaşmaya çalışıyor ancak başarılı olamıyor.
İki JÖH timi kar, tipi ve fırtınayla mücadele ederken ilk etapta altı asker hareket edemez hâle geliyor ve bulundukları yere yığılıyor. İki uzman çavuş olay yerinde şehit oluyor.
JÖH timleri en yakın yerleşim yerine ulaşıp bir eve sığınarak kurtulmak için yoğun çaba sarf ediyor ancak tipi nedeniyle yönlerini kaybediyorlar.
Akşam saatlerine doğru hava şartları bir miktar hafifleyince iki helikopter pilotu risk alarak yedinci denemede bölgeye iniş yapıyor. Helikopterlerle birlikte sağlık ekipleri de bölgeye ulaştırılıyor.
Sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen iki uzman çavuş kurtarılamıyor.
Hipotermi geçirerek donan iki askere yaklaşık 3,5 saat boyunca yolda ve Tunceli Devlet Hastanesinde kalp masajı ve gerekli tüm tıbbi müdahaleler uygulanıyor ancak askerler kurtarılamıyor ve şehit oluyor.
Diğer dört asker ise uzun süren müdahaleler sonucunda kurtarılarak hastaneye yatırılıyor.
Yönlerini kaybeden bir JÖH timinde görevli askerler, 27 Ekim 2018 günü bölgeye giden diğer JÖH timleri tarafından bulundukları yerlerden alınarak hastaneye getiriliyor ve sağlık kontrolünden geçiriliyor.
26 Ekim 2018 günü hipotermi geçiren altı asker Tunceli Devlet Hastanesine getirildiğinde hastanedeki sivil personelin tamamının tahliye edildiği öne sürülüyor.
İl Jandarma Komutanı, Jandarma Bölge Komutanı ve Vali Tuncay Sonel hastaneye gelerek yaralı ve şehit askerlerle ilgili bilgi alıyor.
İddiaya göre vali ve komutanlar, hastanedeki sağlık personeli ile askerlere bu olayın hiçbir yerde konuşulmaması ve bilgi verilmemesi yönünde uyarılarda bulunuyor.
İl Jandarma Komutanının daha sonra operasyona katılan JÖH taburuna giderek olayla ilgili askerlerin, yakınları da dahil olmak üzere hiç kimseye bilgi vermemelerini emrettiği öne sürülüyor.
İl Jandarma Komutanının, pusu faaliyetindeki ihmalleri düşündüğü için hastanede uzun süre sessiz kaldığı ve bunun askerlerin dikkatini çektiği iddia ediliyor.
Şimdi gelelim ihmal iddialarına:
JÖH timleri üç günlük pusu faaliyetine giderken yanlarına üç günlük erzak ve malzeme almıştı. Yanlarında bulunan su ve diğer ihtiyaç malzemeleri de üç gün yetecek şekilde temin edilmişti.
Bölge şartlarının zorlu olması nedeniyle daha fazla malzeme taşınmasının sorun oluşturacağı düşünülmüş ve tedarik buna göre yapılmıştı.
Eksi 40 dereceye kadar dayanıklı kışlık kıyafetlerin birçok asker tarafından giyilmediği, ani tipi ve fırtınaya uygun ekipmanların alınmadığı, ayrıca beyaz kamuflaj verilmediği öne sürülüyor.
Pusu faaliyeti üç gün olarak planlanmasına rağmen dördüncü güne uzatıldığı için birçok erzakın tükendiği, ani hava koşulları nedeniyle bazı malzemelerin sırt çantalarına konulamadığı ve ellerin donması nedeniyle silahların bile taşınamaz hâle geldiği iddia ediliyor.
Özellikle olası bir çatışma ihtimali nedeniyle fazla mühimmat taşındığından yiyecek ve içecek miktarının sınırlı tutulduğu belirtiliyor.
Şimdi soralım:
Bir haftalık hava durumu değerlendirilmeden askerler neden 2400 rakımlı tepelere pusu faaliyeti için gönderildi?
Üç gün planlanan pusu faaliyetinin dört güne çıkarılması hâlinde askerlerin malzeme durumunun yetersiz kalacağı düşünülmedi mi?
25 Ekim'de hava şartları uygun olduğu hâlde askerler geri çekilecekken pusu faaliyetinin bir gün daha uzatılması emrini kim verdi?
Faaliyet bir gün daha uzatılırken 26 Ekim tarihindeki hava durumu neden dikkate alınmadı?
Şehit olan ve yaralanan askerlerin ailelerine olayın tüm boyutları anlatıldı mı?
Askerlere bu olayı kimseye anlatmamaları yönünde baskı yapıldı mı?
Bu olaydan sonra o timde ve JÖH taburunda kaç asker mesleği bıraktı?
Şimdi bir kez daha soralım:
Ortada bu kadar soru işareti ve ihmal iddiası varken, bu pusu faaliyetini planlayan ve emrini veren komutanların hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını söylemek mümkün mü?
Bu soruşturmanın üzeri kim tarafından kapatıldı?
Bu olayda ihmal bulunmama ihtimali var mı?
Şehit olan askerlerin, yaralanan personelin ve mesleği bırakmak zorunda kaldığı iddia edilen askerlerin hakları neden aranmadı?
Bu olayın hesabı hiç sorulmayacak mı?
Şimdi bu olayı neden yeniden gündeme getirdiğimi açıklayayım:
Bu olay yaşandığında Vali Tuncay Sonel Tunceli'de görev yapıyordu. Vali ile dönemin İl Jandarma Komutanı olan ve şu anda general rütbesiyle görev yaptığı belirtilen S.Ş. arasındaki yakın ilişkinin dikkat çektiği ileri sürülüyor.
İddiaya göre vali, makamının gücünü kullanarak olayın üzerinin kapatılması için yoğun çaba gösterdi.
Daha sonra Gülistan Doku dosyası kapsamında ortaya çıkan gelişmeler nedeniyle Tuncay Sonel ve bazı kişiler hakkında soruşturmalar yürütüldüğü iddiaları kamuoyunda gündeme geldi. Tuncay sonel, Oğlu Mustafa Türkay Sonel, Koruması Şükrü Eroğlu dahil 13 kişi Gülistan Doku soruşturması nedeniyle tutuklanmıştı.
Şimdi gelelim en önemli soruya:
İddiaya göre, Gülistan Doku soruşturması sırasında Vali Tuncay Sonel ile dönemin İl Jandarma Komutanı S.Ş. arasında geçen bazı görüşmeler ve soruşturma sürecindeki işlemler hakkında çeşitli tartışmalar yaşandı. Hatta vali Tuncay Sonel'in Gülistan Doku'nun SİM kartını Tunceli Cumhuriyet başsavcılığına vermek yerine Ankara'da polis memuru Gökhan Ertok'a gönderdiği bilgisini valinin bizzat il jandarma komutanına söylediği , il Jandarma komutanı S.Ş'nin bu bilgiyi soruşturma savcılarına söylemesi gerekirken gizlediği iddia ediliyor.
Dönemin İl Jandarma Komutanı olan ve şu anda general rütbesiyle görev yaptığı belirtilen S.Ş., Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı ve Tuncay Sonel hakkında tanık olarak ifade verdiği ve Tuncay Sonel'i bir suçunun olmadığı yönünde tanıklık yaptığı belirtiliyor.
2018 yılında 2 askerin şehit olduğu ve 4 askerin ağır yaralandığı olayda bir çok ihmal bulunmasına rağmen olayın üzerinin kapatılması gerçeği bütün boyutları ile ortada dururken, Gülistan Doku soruşturmasında il jandarma komutanının Gülistan Doku soruşturmasında Valinin suçsuz olduğunu söylemesi size normal geliyor mu?
Halinize şükredin...
Düşünsenize Kemal Kılıçdaroğlu'nun çocuğu veya torunusunuz...
Ömür boyu bu utançla yaşamak, bunu herkesten saklamaya çalışmak zorunda kalacaktınız!
•Mühürsüz zarfları kabul etti
•Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday yaptı
•Demirtaş ve arkadaşlarının ceza evine girmesine sebep oldu
6'lı masa dedi, sonuç ortada
•Kurultayı kaybetti, hazmedemedi
•Mutlak Butlan için sesini çıkarmadı
Şimdi arınma çağrısı yapıyor
Kemal Kılıçdaroğlu!
YARIN ANKARA SIHHIYE ADLİYESİNDE YAPILACAK OLAN ANAYASA MAHKEMESİNE SEYYANEN ZAM DAVASI İÇİN BİR MİLYON DİLEKÇE KAMPANYASINA ÇOK SAYIDA EMEKLİ DERNEK VE SENDİKASININ KATILACAK OLMASI VE BİR KISMININ İSMİNİN YAZILMAMASI NEDENİYLE DUYURUMUZDA GÜNCELLEME GEREKMİŞTİR. İSİMLERİNİ YAZAMADIĞIMIZ VE YARINA İMZA KAMPANYASINA KATILACAK OLAN TÜM EMEKLİ SENDİKALARI VE DERNEKLERİ İLE EMEKLİLERİMİZE VE SİYASİ PARTİLERE ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDİYORUZ.
HAYDİ EMEKLİ KARDEŞİM SIRA SENDE UNUTMAKİ ÇIĞ YIKICI YÜCÜNÜ KÜÇÜK KAR TANECİKLERİNDEN ALIR BU NEDENLE ŞİMDİ BİRLİK OLMA ZAMANIDIR.
AV. ALİ ERDEM GÜNDOĞAN